Ana içeriğe geç
Sözlük

bel ile cümle

bel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir şeyi belirtmek istiyorum.I want to make something clear.
Tom belaya bulaşmak istemedi.Tom didn't want to get in trouble.
Başını belaya sokmak istemiyorum.I don't want to get you in trouble.
Tom'un başına bela gelmesini istemedim.I didn't want Tom to get in trouble.
Belki Tom sizi rahatsız etmek istemedi.Maybe Tom didn't want to bother you.
Belki de Tom endişelenmeni istemiyor.Maybe Tom doesn't want you to worry.
Belli ki o elbiseyi satın almak istiyorsun.You obviously want to buy that dress.
Birinin başını belaya sokmak istemiyorum?I don't want to get anyone in trouble.
Bu belgeye daha iyi bakmak istiyorum.I want a better look at this document.
Belki istediğim şey artık önemli değil.Maybe what I want doesn't matter anymore.
Başımın belaya girmesini istemezsin değil mi?You don't want to get me in trouble, do you?
Belki Tom sadece Mary hakkında konuşmak istemedi.Maybe Tom just didn't want to talk about Mary.
Belki Tom onu görmek istemediğini düşündü.Maybe Tom thought you wouldn't want to see him.
Belki bir ara benimle dışarı çıkmak ister misin?Would you maybe want to go out with me sometime?
Belli ki sen yardım istiyorsun.You obviously want to help.
Belki sen hatırlamak istemiyorsun.Maybe you don't want to remember.
Belki Tom Mary'yi bulmamızı istemiyor.Maybe Tom doesn't want us to find Mary.
Gerçekten ne kadar zengin olduğunu belli etmek istemiyorsun.You don't want to let on how rich you really are.
Gerçekten ne kadar zeki olduğunu belli etmek istemiyorsun.You don't want to let on how smart you really are.
Belki Tom'un yapmak istediğini yapmasına izin vermeliydin.Maybe you ought to let Tom do what he wants to do.
Belki de Tom'u biraz sevdiğini itiraf etmeni istiyorum.I want you to admit that maybe you like Tom a little.
En kısa sürede o belgenin bir kopyasını istiyorum.I'd like a copy of that document as soon as possible.
Ben bunun belirsiz bir yanıt olduğunu kabul ediyorum.I admit this is an ambiguous answer.
Belki ben sadece Tom'a benim paramı bugün geri istediğimi anlatmalıyım.Maybe I should just tell Tom I want my money back today.
Belki sonunda artık burada yaşamak istemediğine karar vereceksin.Maybe eventually you'll decide you don't want to live here anymore.
Tom Mary'ye bir veda öpücüğü vermek istedi ama belki yapmaması gerektiğini düşündü.Tom wanted to give Mary a goodbye kiss, but he thought maybe he shouldn't.
Tom, Mary'yi başını belaya sokacak bir şey yapmaya teşvik etmek istemedi.Tom didn't want to encourage Mary to do anything that might get her in trouble.
Belki Tom onun hakkında mutlu değildi.Maybe Tom wasn't happy about it.
Belli ki onlar burada olmaktan mutlu değiller.They're clearly not happy to be here.
Belki Tom başka bir yerde daha mutlu olurdu.Maybe Tom would be happier somewhere else.
Belki başka bir işte daha mutlu olurdun.Perhaps you would be happier in another job.
Belki çok meşgulsün.Perhaps you're too busy.
Tom belgeyi dikkatle inceledi.Tom studied the document carefully.
Belki bir silahı nasıl kullanacağını öğrenmelisin.Maybe you should learn how to use a gun.
Onun bir dahi olduğunu belirtmek abartı değildir.It's not an exaggeration to state that he is a genius.
Belki Interlingua için broşür yapmalı ve onları dağıtmalısın.Maybe you should make brochures for Interlingua and distribute them.
Bir trafik polisi, bir sürücünün sürücü belgesini almamayı rüşvet karşılığı kabul etti.For a bribe, a traffic policeman agreed not to take away a driver's license.
Belki suçlanacağız.Perhaps we're to blame.
Belki de bir şey söylemelisin.Maybe you should say something.
Belki de Tom'un gizleyecek bir şeyi var.Maybe Tom has something to hide.
Belki Tom bir şey biliyordur.Maybe Tom knows something.
Belki Tom bir şey gördü.Maybe Tom saw something.
Belki Tom yardım için bir şey yapabilir.Maybe Tom can do something to help.
Belki biz bir şeyi gözden kaçırdık.Perhaps we overlooked something.
Belki yarın yapabileceğimiz bir şey önerebilirsin.Perhaps you could suggest something we can do tomorrow.
Belki yapabileceğim bir şey var.Maybe there's something I can do.
Belki bir şey değişti.Maybe something's changed.
Belki onların bir şeyi var.Maybe they have something.
Belki bu önemli bir şeydir.Maybe it's something important.
Belki Tom bize bir şey söyleyebilir.Maybe Tom can tell us something.
Belki Tom'un saklayacak bir şeyi var.Maybe Tom's got something to hide.
Belki yardım etmek için bir şey yapabiliriz.Maybe we can do something to help.
Dilini latin alfabesine dönüştürmek ister misin? Belki dönüştürmelisin.Do you want to Romanize your language? Maybe, you should.
Noel için babama ne almalıyım? Belki bir kravat?What should I buy my dad for Christmas? A tie maybe?
Onların sağı solu belli olmaz.They're unpredictable.
Buradan Belediye binasına yürümek aşağı yukarı ne kadar zaman alır?How much time, more or less, does it take to walk from here to the town hall?
Bell, Londra'da yaşamış, değil mi?Bell lived in London, right?
Beleşe bir dil öğrenin.Learn a language for free.
Onun isteği aşağıda belirtildiği biçimde.His request is as follows.
Onlar yılı belirtmedi.They didn't specify the year.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod