Ana içeriğe geç
Sözlük

bel ile cümle

bel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Belki Tom âşık.Maybe Tom is in love.
Belki hatalıydım.Maybe I was wrong.
Belki bir ressam olabilirim.Maybe I should become a painter.
Beladan uzak duruyor gibi görünemiyorsun.Tom can't seem to keep out of trouble.
Tom hakkındaki duygularımı gayet açık belirttiğimi düşündüm.I thought I'd made my feelings about Tom perfectly clear.
Belki sana bir içki ısmarlayabileceğimi düşündüm.I thought maybe I could buy you a drink.
Belki yardım edebileceğimi düşündüm.I thought maybe I could help.
Belki süpermarkete gideceğimi ve akşam yemeği için bir şey alacağımı düşündüm.I thought maybe I'd go to the supermarket and buy something for dinner.
Belki bensiz daha iyi vakit geçirirsiniz diye düşündüm.I thought maybe you would have a better time without me.
Belki de bir fikrin olacağını düşündüm.I thought maybe you'd have an idea.
Belki vazgeçeceğini düşündüm.I thought perhaps you'd give up.
Belki Tom bir şey saklıyordu.Maybe Tom was hiding something.
Belki biri onu istiyor.Maybe somebody wants that.
Bir şeyi belirtmek istiyorum.I want to make something clear.
Başını belaya sokmak istemiyorum.I don't want to get you in trouble.
Birinin başını belaya sokmak istemiyorum?I don't want to get anyone in trouble.
Bu belgeye daha iyi bakmak istiyorum.I want a better look at this document.
Belki Tom Mary'yi bulmamızı istemiyor.Maybe Tom doesn't want us to find Mary.
Belki ben sadece Tom'a benim paramı bugün geri istediğimi anlatmalıyım.Maybe I should just tell Tom I want my money back today.
Belki Tom onun hakkında mutlu değildi.Maybe Tom wasn't happy about it.
Belki bir silahı nasıl kullanacağını öğrenmelisin.Maybe you should learn how to use a gun.
Belki Interlingua için broşür yapmalı ve onları dağıtmalısın.Maybe you should make brochures for Interlingua and distribute them.
Belki biz bir şeyi gözden kaçırdık.Perhaps we overlooked something.
Dilini latin alfabesine dönüştürmek ister misin? Belki dönüştürmelisin.Do you want to Romanize your language? Maybe, you should.
Bell, Londra'da yaşamış, değil mi?Bell lived in London, right?
Başımı belaya sokmak istemiyorum.I don't want to get into trouble.
Tom'un ne yapacağı belli olmaz.Tom is unpredictable.
Tom belirsiz.Tom is vague.
Sen belirsizsin.You're vague.
Belli ki sarhoşsun.You're obviously drunk.
Sen belli ki hastasın.You're obviously sick.
Bu çok belirsiz.That's very vague.
Herhangi bir yaşam belirtisi göstermiyor.He doesn't show any sign of life.
Belki Tom Mary'yi görmedi.Maybe Tom didn't see Mary.
Belki Tom bizi görmedi.Maybe Tom didn't see us.
Belki de Tom bizi anlamadı.Maybe Tom didn't see us.
Belki Tom ona dokunmadı.Maybe Tom didn't touch it.
Belki Tom delirmeyecek.Maybe Tom won't be mad.
Belki beni duymadın.Maybe you didn't hear me.
Belki sen beni anlamadın.Maybe you didn't understand me.
Belki Tom'u anlamadın.Maybe you didn't understand Tom.
Ben olsam buna bel bağlamazdım.I wouldn't count on it.
Tom'a bir harita belgeçledim.I faxed a map to Tom.
Çok iyi bir belleğe sahibim.I have a very good memory.
Belirli haklarım var.I have certain rights.
Henüz belgeleri Tom'a vermedim.I haven't given the documents to Tom yet.
Başının belada olduğunu biliyorum.I know you're in trouble.
Onu Tom'un yaptığı oldukça belliydi.It was pretty obvious Tom did it.
Belki sen onun yardımını arayacaksın.Perhaps you will seek his aid.
O belgeyi birine göstermediğime yemin ederim.I swear I never showed anyone that document.
Sanırım başımız belada.I think we're in trouble.
Kendime gerçekdışı hedefler belirlemiyorum.I don't set myself unrealistic goals.
Kendime gerçekçi hedefler belirliyorum.I set myself realistic goals.
O zaman Fransızca konuşabilseydim, başımı belaya sokmazdım.If I'd been able to speak French then, I wouldn't have gotten into trouble.
Bu belgeyi Fransızcaya çevirmeni istiyorum.I'd like you to translate this document into French.
Belediye başkanımızın Toronto'ya şöhret ve utanç getirmesi talihsizliktir.It is unfortunate that our mayor has brought fame and shame to Toronto.
Hepimiz son kez içmek için dışarı çıktığımızda, ben belirlenen sürücüydüm.The last time we all went out drinking, I was the designated driver.
Belkide gönüllü olmaya istekli olurdun.Perhaps you'd be willing to volunteer.
Belki de Tom'u partiye davet etmemeliyim.Maybe I shouldn't invite Tom to the party.
Belki Mary'nin yaptığını Tom'a söylememeliyim.Maybe I shouldn't tell Tom what Mary did.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod