Ana içeriğe geç
Sözlük

beklenti ile cümle

beklenti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.平均寿命が30年、40年、50年ということ 学生が答えたのは まさにこの世界のイメージです
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.C'est un endroit où les gens ont la plus longue espérance de vie du monde sans invalidité
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Đay cũng là nơi người dân sống không tật nguyền lâu nhất thế giới.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Det är platsen där människor har den längsta förväntade livslängden med bibehållen hälsa i världen.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Det er det sted hvor folk har den længste lidelsesfri forventede levealder i verden.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Dit is de plaats waar mensen de hoogste gezonde levensverwachting hebben ter wereld.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.E' il luogo con la maggiore aspettativa di vita esente da malattie invalidanti a livello mondiale.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Es el lugar donde la gente tiene la esperanza de vida más larga sin discapacidades en todo el mundo.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Es ist jener Ort, an dem die Menschen sich der höchsten Lebenserwartung frei jeglicher Invalidität erfreuen.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Este locul unde oamenii au cea mai lunga speranta de viata fara disabilitati de orice fel din lume.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Ez az a hely, ahol a legmagasabb a várható rokkantságmentes életkor a világon.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Inilah tempat di mana orang-orang dapat hidup tanpa kecacatan dalam jangka waktu terpanjang di dunia.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Je to místo, kde žijí lidé s největší délkou života bez nemocí na světě.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.이곳 사람들의 기대수명은 세계에서 가장 길며 장애를 겪지도 않습니다.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Miejsce gdzie ludzie żyją najdłużej na świecie bez chorób.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Είναι ένα μέρος όπου οι άνθρωποι έχουν τη μεγαλύτερη, άνευ αναπηρίας, προσδόκιμη διάρκεια ζωής στον κόσμο.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Здесь люди имеют самый высокий показатель в мире по продолжительности здоровой жизни.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Това е място, където хората имат най-дълга продължителност на живота без увреждания в света.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.Це місце, де люди найчастіше, будучи в доброму здоров'ї, доживають до довголіття.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.כאן תוחלת החיים הגבוהה ביותר ללא מחלות.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.ذلك المكان حيث يعيش الناس أطول وحياة بمنأى عن العجز المألوف في العالم .
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.人々が住んでいます まさに私たちが望むものです
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Chúng tôi không hy vọng nhiều cho cái kết quả ấy.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.저희는 그 결과에 대해 큰 기대를 하지 않았습니다.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Nedělali jsme si moc nadějí, že to přijmou.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Nie mieliśmy wielkich nadziei na taki wynik.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Non avevamo grandi speranze in quanto a risultato.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Nós não tínhamos grandes esperanças para aquele desfecho.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.No teníamos grandes expectativas en el resultado.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Nous n'avions pas beaucoup d'espoirs pour cette solution.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Nu am avut mari speranţe legate de acest rezultat.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Vi havde ikke høje forventninger til dette udfald.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.We hadden niet veel goede hoop voor die afloop.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Wir hofften nicht allzu sehr auf dieses Ergebnis.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Δεν περιμέναμε ένα τέτοιο αποτέλεσμα.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Ми не мали великих надій на таке розв'язання.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Мы не возлагали большие надежды на результат.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.Нямахме големи надежди за този резултат.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.לא תלינו תקוות גדולות מבחינת התוצאה.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.لم تكن لدينا آمالا عالية لنتيجة ذلك.
Bu sonuç için beklentilerimiz yüksek değildi.(笑)
Bu teknoloji yüzünden, beklentim, küçük Bhu'nun babasını 7 yaşına gelmeden uçuşta geçmesi.이런 기술 덕분에 제 아들 부는 7살이 되기 전에 아빠보다 더 잘 날 수 있을거라 기대합니다.
Bu teknoloji yüzünden, beklentim, küçük Bhu'nun babasını 7 yaşına gelmeden uçuşta geçmesi.Datorită acestei tehnologii, mă aștept ca micul Bhu să-și depășească tatăl la zbor până ce va împlini 7 ani.
Bu teknoloji yüzünden, beklentim, küçük Bhu'nun babasını 7 yaşına gelmeden uçuşta geçmesi.Dzięki tej technologii spodziewam się, że mały Bhu przegoni mnie w lataniu, zanim skończy siedem lat.
Bu teknoloji yüzünden, beklentim, küçük Bhu'nun babasını 7 yaşına gelmeden uçuşta geçmesi.Grâce à cette technologie, je m'attends à ce que mon petit Bhu vole mieux que son père avant d'avoir 7 ans.
Bu teknoloji yüzünden, beklentim, küçük Bhu'nun babasını 7 yaşına gelmeden uçuşta geçmesi.Gracias a esta tecnología espero que el pequeño Bhu supere en vuelos a su papá antes de los 7 años.
Bu teknoloji yüzünden, beklentim, küçük Bhu'nun babasını 7 yaşına gelmeden uçuşta geçmesi.בגלל הטכנולוגיה הזאת אני מצפה שבו הקטן יעוף יותר מאבא שלו לפני שהוא יהיה בן 7.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.여기에 위치한 대부분의 국가들은 기대수명이 40세에 불과합니다.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.A esperança média de vida em muitos destes países é de apenas 40 anos.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.A várható élettartam ezen országok többségében mindössze 40 év.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.De gemiddelde levensverwachting in veel van deze landen is maar 40 jaar.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.Den gennemsnitlige forventede levetid i mange af disse lande, er kun 40 år.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.Die durchschnittliche Lebenserwartung in vielen dieser Länder beträgt nur 40 Jahre.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.La esperanza media de vida en muchos de estos países es de sólo 40 años.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.L'aspettativa media di vita in molti di quei paesi è di soli 40 anni.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.L'espérance de vie moyenne dans beaucoup de ces pays est de seulement 40 ans.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.Medellivslängden i många av dessa länder är blott 40 år.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.Priemerný vek dožitia v týchto krajinách je okolo 40 rokov.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.Průměrná odhadovaná délka života v těchto zemích je jen 40 let.
Bu ulkelerin cogunda ortalama yasam beklentisi, sadece 40 sene.Speranța medie de viață în multe dintre aceste țări e de doar 40 de ani.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod