Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Kun tämä patsas veistettiin keskimääräinen elinajan odote oli luultavasti 30.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Quand cette statue a été sculptée la moyenne de l'espérance de vie était probablement de 30 ans.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Quando questa statua è stata scolpita la vita media era di circa 30 anni.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Όταν φτιάχτηκε αυτό το άγαλμα, ο μέσος όρος προσδόκιμου ζωής ήταν πιθανόν τα 30 χρόνια.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Когда вот эта статуя создавалась, средняя продолжительность жизни составляла около 30 лет.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.בתקופה שפסל זה נוצר, תוחלת החיים הממוצעת עמדה קרוב לוודאי על 30 שנה.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.فعندما تم صنع هذا التمثال كان متوسط عمر الانسان على الاغلب 30 عام
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.平均寿命は30歳程度だったでしょう 先進国では現在80歳前後です
Bu menkul kıymet, -Yüksek getiriler sağlamak isteyen bu yatırımcının beklentisini karşılamıyor.Logo, não há como ele investir neste título e obter melhores retornos.
Bu menkul kıymet, -Yüksek getiriler sağlamak isteyen bu yatırımcının beklentisini karşılamıyor.Quindi non c'è modo per questo di investire in queste securities e di avere migliori ritorni.
Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir.그래서 우리는 우리의 믿음과 기대가 조작될 수 있다는 걸 압니다
Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir.Sabemos que as nossas crenças e expetativas podem ser manipuladas.
Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir.Vì vậy, chúng ta biết rằng niềm tin và sự kỳ vọng có thể bị ngụy tạo,
Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir.Vi ved altså at vores tro og forventninger kan manipuleres.
Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir.We weten dat onze opvattingen en verwachtingen kunnen worden gemanipuleerd.
Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir.אז אנחנו יודעים שהאמונות והציפיות שלנו ניתנות למניפולציה,
Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir.لذا نحن نعلم أن إعتقاداتنا وتوقعاتنا يمكن التلاعب بها،
Bu nedenle şunu artık biliyoruz ki, inanç ve beklentilerimiz manipule edilebilir.誘導されるので 治験においては
Bunlar, sizin kişiliğinize dair, onların sahip olduğu beklentiler, sizin sahip olduklarınız değil.Ce sont leurs attentes quant à qui vous êtes, pas les vôtres.
Bunlar, sizin kişiliğinize dair, onların sahip olduğu beklentiler, sizin sahip olduklarınız değil.Das sind deren Erwartungen von Ihnen, nicht Ihre.
Bunlar, sizin kişiliğinize dair, onların sahip olduğu beklentiler, sizin sahip olduklarınız değil.Esas son sus expectativas sobre quién eres, no las tuyas.
Bunlar, sizin kişiliğinize dair, onların sahip olduğu beklentiler, sizin sahip olduklarınız değil.Това са техни очаквания за това кой сте вие, не ваши.
Bunu yapan kendi beklentileridir.Ei suferă din cauza propriilor aşteptări.
Bunu yapan kendi beklentileridir.Působí jim bolest jejich vlastní očekávání.
Bunu yapan kendi beklentileridir.הם מאוכזבים מהציפיות של עצמם.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.측정 결과가 나왔을 때 기대했던것과는 달리 중심에서부터의 거리에 따른 속도는
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.A méréseket elvégezve kiderült, hogy a sebesség alapjában véve állandó a távolság fügvényében.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Când se fac acele măsurători, descoperim de fapt că viteza este în mare constantă, ca o funcţie a distanţei.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Když tato měření provedeme, zjistíme naopak, že rychlost je v podstatě konstantní jakožto funkce vzdálenosti.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Saat kami melakukan pengukuran, yang kami temukan justru kecepatannya tetap sebagai fungsi jarak.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Когато направихме измервания, обаче, открихме, че скоростта си остава постоянна като функция на разстоянието.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.כאשר המדידות האלו מבוצעות במקם זאת, אנחנו מוצאים שהמהירות בערך קבועה,
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.وعندما أخذت هذه القياسات ، بدلا من ذلك وجدنا أن السرعة ثابتة ،
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.星の速度はどの位置においても 一定を保っていたのです
Burada da kaç tane kapkek satacağımıza ilişkin beklentimiz var.Asumamos que esto indica cuantos pasteles venderemos
Burada da kaç tane kapkek satacağımıza ilişkin beklentimiz var.Řekněme, že tohle je náš předpoklad, kolik cupcaků prodáme.
Burada da kaç tane kapkek satacağımıza ilişkin beklentimiz var.Vamos dizer que isso é o que assumimos, quantos cupcakes venderemos.
Burada da kaç tane kapkek satacağımıza ilişkin beklentimiz var.Скажімо це те, що ми припускаємо: скільки кексів ми продаємо.
Burada da kaç tane kapkek satacağımıza ilişkin beklentimiz var.これは損益計算書です。営業利益までの計算がされます。
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.그리고 이 축은 인생의 길이, 즉 기대수명을 나타냅니다. 30, 40, 50세.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.A tady je očekávaná délka života: 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.A tu, dĺžka života, predpokladaná dĺžka života, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Còn đây, thời gian sống, tuổi thọ trung bình 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Dan di sini, usia, tingkat harapan hidup, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.E aqui, a duração da vida, a esperança de vida. 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.En hier, de lengte van leven, de levensverwachting, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.E qui la durata, l'aspettativa di vita. 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Et ici, la durée de vie, l'espérance de vie, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Itt pedig a várható életkor 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Och här tid att leva, förväntad livslängd. trettio, fyrtio, femtio.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Și aici, durata de viață, speranța de viață, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Tu długość życia--średnią długość życia: 30, 40, 50 lat.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Und hier, Lebensdauer, Lebenserwartung, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Y aquí, la duración de vida, la esperanza de vida, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.Και εδώ, το προσδόκιμο ζωής, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.А здесь - продолжительность жизни, 30, 40, 50 лет.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.А тут - тривалість життя, очікувана тривалість життя, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.И тук, продължителността на живот, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.וכאן, אורך החיים, תוחלת החיים, 30, 40, 50.
Burada, hayatın uzunluğu, yaşam beklentisi 30, 40, 50.أما هنا فتجدون متوسط العمر المأمول 30, 40, 50.