Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.E essa antecipação reforça o seu bem-estar.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.E questa anticipazione migliora il loro benessere.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.És attól a várakozástól jobban érzik magukat..
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Et l'anticipation améliore leur bien-être.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Förväntan förhöjer deras välbefinnande.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Iar acea anticipare le creşte starea de bine.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.그래서 그런 기대는 사람들의 웰빙을 증진시킵니다.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Oczekiwanie poprawia im samopoczucie.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Og den forventning forstærker deres velbefindende.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Und diese Vorfreude verbessert ihr Wohlbefinden.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Y la anticipación aumenta su bienestar.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Και αυτή η προσμονή ενισχύει την ευημερία τους.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.И это ожидание делает их жизнь лучше.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.І це очікування збільшує іхній добробут.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.Това очакване повишава тяхното благополучие.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.הציפייה הזו משפרת את איכות חייהם.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.ويدعم ذاك الاستباق راحتهم النفسية.
Bu beklenti de onların iyi durumlarını arttırıyor.実際 楽観主義バイアスが無ければ
Bu beklentinizin tam tersi bir durum, fiyat yükseldikçe zararınız artıyor, panikliyorsunuz.Říkáte, OK, půjdu a koupím ty akcie za 80 dolarů.
Bu beklentinizin tam tersi bir durum, fiyat yükseldikçe zararınız artıyor, panikliyorsunuz.それを返す場合には、多くのお金を失うことになります。
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineAuch der Staatssekretär nein, ich bin leider nach dem Gesetz bestanden in 1947 der Sprecher der
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineBuckingham előre bárki megy -ba a
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineBuckingham ennakointi kukaan menossa osaksi
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineBuckinghamský očakávania niekto bude do
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içine버킹엄의 기대에 사람이 갈 에
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineParvati și el partea lui de spus distracție
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içine Parvati ve o eğlenceli yanına anlattıInspekce z obrazů Steven
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineБукингемский ожидании кто-нибудь собирается в
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineБукінгемський очікуванні хто-небудь збирається в
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineמישהו ציפיית קינגהאם הולך אל
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineباكنغهام أي شخص تحسبا الذهاب في
Buckingham beklentisiyle Herkes gidiyor içineパールバティと彼は楽しいの彼の側に言った
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.A to je tretí dôvod, prečo vás znižovanie očakávaní neurobí šťastnejšími.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Což je třetí důvod, proč snížení vašich očekávání nepřináší pocit štěstí.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Dat is de derde reden waarom het verlagen van je verwachtingen je niet gelukkig zal maken.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.E esta é a terceira razão pela qual baixar as expetativas não nos fará feliz.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.E questa è la terza ragione per cui abbassare le vostre aspettative non vi renderà felici.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.És ez a harmadik ok, hogy várakozásaink mérséklése miért nem tesz minket boldoggá.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Et c'est la troisième raison pour laquelle abaisser vos attentes ne vous rendra pas heureux.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Iar acesta e al treilea motiv pentru care diminuarea aşteptărilor nu te va face fericit.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.그리고 그게 바로 세번째 이유가 됩니다. 바로 기대치를 낮추는것으로 스스로를 행복하게 할 수 없습니다.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Och det är den tredje orsaken till varför låga förväntningar inte kommer att göra dig lycklig.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Og det er den tredje grund til, hvorfor det at sænke ens forventninger ikke vil gøre en lykkelig.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.To trzeci powód, dla którego obniżenie oczekiwań nie uszczęśliwia.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Und das ist der dritte Grund, wieso eine niedrige Erwartungshaltung uns nicht glücklich macht.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Y esta es la tercera razón por la que bajar tus expectativas no te hará feliz.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Και αυτός είναι ο τρίτος λόγος που το να μειώνετε τις προσδοκίες σας δε θα σας κάνει ευτυχισμένους.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.А это — третье доказательство того, что заниженные ожидания не сделают нас счастливыми.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Това е третата причина, защо понижаването на очакванията ви няма да ви направи щастливи.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.Це і є третьою причиною, чому зниження очікувань не зробить вас щасливішими.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.וזוהי הסיבה השלישית מדוע להנמיך ציפיות לא יהפוך אתכם למאושרים.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.و هذا هو السبب الثالث الذي من أجله لا يجعلك تقليل التوقعات سعيداً.
Bu da beklentilerinizi azaltmanın sizi daha mutlu yapmayacağının üçüncü nedeni.幸せに繋がらない三つ目の理由です 制御実験の結果
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.이 동상이 조각되었을 때 평균 예상 수명은 30살 정도였을 겁니다.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Amikor ezt a szobrot kifaragták, az átlag életkor valószínűleg 30 volt.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.În vremea când această statuie a fost sculptată, speranţa de viaţă era în jur de 30 de ani.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Když vytesali tuto sochu, průměrná délka života byla pravděpodobně 30 let.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Keď bola vytesaná táto socha priemerná dĺžka života bola okolo 30 rokov.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Khi bức tượng này được khắc tuổi thọ trung bình chỉ là 30.
Bu heykel yontulduğunda ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.Kiedy w końcu się ukształtowało, przeciętna długość życia wynosiła prawdopodobnie 30 lat.