Ama diğer Fransız şehirlerinden önemli yardımlar görmek yolundaki beklenti kısa zaman içinde son buldu.但所有从其它法国城市获得真正帮助的希望很快破灭了。
Ben de konser beklentisinin ötesinde bir şey vermeye çalışıyorum.比起維持現在的戲路,我更希望能挑戰不同的演出。
Müttefik işgal beklentisi Alman komutanlar tarafından kabul edildi.盟军的进攻被德军抵挡住了。
Diğer beklentilerin etkisini de dikkate almakta yarar vardır.另外能力中也具有預見未來的效果。
Fakat Goethe’nin bu romanı, beklentilerine karşılık verememiştir.汤普森的留言并未起到他希望的效果。
Aslında çok iyi sattı ama yine de grubun beklentilerini karşılamadı.事實上相當擅長運動,但是在同人大會之外運動能力完全沒有發揮。
Fakat Kraliçe olmaya olan ümitsiz beklentisi de olduğu söylenir.他们还扬言要证明女王疯了。
Bu durumda müşteri beklentileri ile müşteri algılamaları arasında fark oluşmaktadır.相反,我们是遵照客户的愿景。
Beklentiniz bu mu?" dedi.혹시 그런 기대를 하고 오신 건가요?”
Daha sonraki yayınlar ise, bu sebeple okurun su yüzüne çıkmış beklentilerine karşılık verememiştir.그러나 그 후의 후손에 대한 기록이 없어 후손 이공정(李公靖)을 시조로 하고 있다.
Ben de konser beklentisinin ötesinde bir şey vermeye çalışıyorum.이외에는 공연 쪽으로 활동을 이어가고 있다.
4. sezondan beklentilerim yüksekti ancak beklentilerim boşa çıktı."“시즌 첫 골 성공한 충주, 하지만 승리는 놓쳤다”.
Bu beklentinin aksine, öğrenci birbirinden tamamen farklı bir dizi cevap verir.본편에서는 다른 학생들과는 달리 비교적 큰 비중으로 등장하는 편.
Çünkü hayattan hiçbir beklentisi, hiç umudu yoktur.하지만 희망이 없다면 인생은 살 가치가 없습니다.
Beklenti, herhangi bir konuda gerçekleşmesi istenilen veya umulan her türlü olguyu içeren duygudur.기대(期待, 영어: expectation)는 어떠한 일이 있기를 바라거나어떠한 일이 생길 것이라는 예측을 하거나 어떠한 일이 이뤄 지기를 바라는 감정이다.
Epikür'ün devletten en büyük beklentisi, bireylerin güven içinde yaşanmasının garanti altına alınmasıdır.세상에서 가장 중요한 것은 자신의 외모를 지키는 것이라고 믿고 있다.
Olasılığı en yüksek tahmin edilen şeye (ve bunun yarattığı duyguya) beklenti denir.희망(希望) 또는 소망(所望)은 자신이 바라는 어떠한 상황이 벌어질 것이라는 기대나 예측을 의미한다.
Bu sistem beklenti ile ilişkilidir.이 그룹은 진정제와 관련되어 있다.
Filmin dramatik anlaşmazlıkları da bu beklentiler üzerine kurulmuştur.이때의 활동으로 제작된 영화 작품들은 비평가들로부터 극찬받기도 했다.
Aslında çok iyi sattı ama yine de grubun beklentilerini karşılamadı.실력을 잘 갖추었지만 다른 여그룹에 비해 많은 인기를 얻지 못하였다.
Bütün beklentilere rağmen bu sistem yaklaşık bir yıl sürer.그러나 이러한 계획이 제 기능을 하려면 수년이 걸릴 것으로 보인다.
Irving iş beklentisi olmadan 1817 ve 1818 boyunca yazmaya devam etti.אירווינג המשיך בכתיבתו בשנים 1817–1818 מבלי שיוכל למצוא עבודה.
Beklentiniz bu mu?" dedi.האם אתה רואה כל זאת?"
18 Mart'tan sonra bu beklenti daha da bir güç kazanmıştır.אבל, אחרי 18 במאי, כוחו התברר כוירטואלי בלבד.
İkisinin de beklentileri sevebilecekleri birini bulmaktır.אני מקווה שתמצאו כמה שאתם אוהבים.
Başta iki kardeş de heyecan verici bir maceranın beklentisi ile mutludur.עלילת הסדרה מתמקדת בשני אחים בעלי דמיון מפותח עם רצון עז להרפתקאות.
2006 yılı araştırmalarına göre İsviçre yaşam beklentisi kadınlar için 84, erkekler için ise 79 yıldır.לפי אחד מסקרי האו"ם האחרונים, תוחלת החיים עבור גברים היא 68 שנים ועבור נשים 74.
6. adam Jamal Crawford beklentileri veremeyerek hayal kırıklığı yarattı.יכולתו של ג'מאל קרופורד נותרה לא עקבית.
Bu bölüm mutlaka bir beklenti içerir.פרק זה דורש עריכה.
Gerçekleşmeyen beklenti ve umutlarla hüznün, acının ortaya çıkışını yaşıyoruz.אמנם לא צריך להסתיר את הטרגי והכואב, אבל צריך לתת פתח לתקווה.
Halkın büyük beklentisi var.יש להם ציפיות גבוהות.
Bu beklentiler ilk iki sezon boyunca gerçekleşmedi.Тези теми преобладават в първите два сезона.
Hedef ve beklentilerim büyük.Всички цели и перспективи са реалистични.
Fakat Kraliçe olmaya olan ümitsiz beklentisi de olduğu söylenir.Мария обаче нямала друг изход, ако желаела да остане царица.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Убеден съм, че човек, който допуска грешки, трябва да има възможност да се поправи.
Portekiz’de de beklentileri boşa çıkarmadı ve 2 sezonda ligde 55 maçta 28 gol attı.В Португалия не получава толкова много поле за изява и записва 35 мача за 2 години и половина.
Çünkü hayattan hiçbir beklentisi, hiç umudu yoktur.Лекарите не дават никаква надежда за живота му.
Aslında çok iyi sattı ama yine de grubun beklentilerini karşılamadı.Iako su, zapravo, dobro parirali protivniku to se nije odrazilo i na rezultat serije.
1991-92 sezonu Fergusan'ın beklentilerini karşılayamadı.Sezóna 1991 – 92 sa neskončila podľa Fergusonových želaní.
Yetişkin yaşam beklentisi erkekler için 35, kadınlar için 30'du.Priemerný vek bol u mužov 35 rokov a u žien 30.
Bir sinema yapıtı olarak beklentileri vermiyor.Nemá nič, čo potrebuje na vytvorenie filmu.
Hedef ve beklentilerim büyük.Zostalo však len pri veľkých nádejach a plánoch.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Za tretie: Znášať a ospravedlňovať chyby blížneho.
Bu konser sonrası Kiss'in orijinal kadrosu ile tekrardan bir araya gelme dedikoduları ve beklentileri arttı.Táto akcia spustila vlnu špekulácií o tom, že sa znovu spojí pôvodná zostava skupiny Kiss.
Öğrenme, dikkat, hafıza ve beklenti ile şekillenebilir.Pamäť úzko súvisí s pozornosťou, myslením a učením.
Beklentiniz bu mu?" dedi.Torej … Je bilo vredno čakati?".
Yetişkin yaşam beklentisi erkekler için 35, kadınlar için 30'du.Pričakovana starost odraslih moških je bila približno 35 let, žensk pa približno 30 let.
Halkın büyük beklentisi var.Temu ustrezno velika so bila pričakovanja občinstva.
Geleceğiyle ilgili beklentiler artmaya başladı.Kako se je začela prihodnost.
Başvurduğunuz poziyondan ve kurumdan beklentileriniz nelerdir?Kako pojmuješ svoje mesto in poslanstvo v družbi?
Beklentiniz bu mu?" dedi.Ar daugiau ks nors tai matė? „.
Bu kehanetin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği seyircide bir beklenti oluşturur.Nenuostabu, kad tokioje vietoje nuoširdi malda negali praeiti nepastebėta.
Büyük beklentilere rağmen 2002 Aralık ayının ortalarında yayından kaldırıldı.Extension of the Wish 2001 metų balandį išleido Century Media.
Geleceğe ait bir inanç olan beklenti, gerçekçi olabilir veya olmayabilir.Nuo to, kas rūpestyje vyrauja, žmogaus egzistencija gali būti netikra arba tikra.
Yüksek olan beklentileri de geride bırakarak piyasaya çıktığı ilk üç yıl içinde 32 milyon adet sattı.Verslo partneriai užsibrėžė tikslą per 10 metų atidaryti 32 naujus prekybos taškus.
Paydaşların beklentilerini yönet.Tautininkų krypties.
Ayrıca OK Computer'den sonra yoğun bir beklenti vardı.Po darbų Udinėje Tiepolas plačiai pagarsėjo.
Oyun türleri kullanıcıların farklı beklentilerini karşılamak üzere türetilmiştir.Pasekmės neišvengiamai skirsis nuo dalyvių lūkesčių.
Otosansür ayrıca, özellikle pazarın beklentilerine uyum için oluşabilir.Enesetsensuuri võivad esile kutsuda ka turu ootused.
Hedef ve beklentilerim büyük.Soovid ja nõudmised on tähtsamad.