Savunma, beklenenden daha uzun bir süre dayanmayı başardı.Așteptarea a durat mai mult decât se aștepta.
Karakter itibarıyla emirleri harfi harfine yerine getirir ve beklenen hareketleri yapar.Pacea aduce generalului noi ordine pe care trebuie să le îndeplinească.
Bu etki beklenen yüksek enflasyonu ortaya çıkarmaktadır.Aceasta este o mărturie a impresiei puternice pe care o lăsase.
Hristiyanlar İsa'nın, Yahudi dini metinlerinde anlatılan beklenen Mesih olduğuna inanırlar.Creștinii cred că Iisus este profetul Mesia din Biblia ebraică.
Fakat bu seferde beklenen olmadı.De data aceasta nu am mai făcut-o.
Albüm, Amerika’da beklenen başarıyı sağlayamasa da, Avrupa’da oldukça beğenildi.Deși, inițial, albumul nu a impresionat în Statele Unite, a fost un succes în Europa.
Bu silahlardan beklenen kullanım süresi 7.000 atıştı.A lövegcsövek várható élettartama 7000 lövés volt.
Beklenen yaşam süresi 71,0 yıl.A születéskor várható élettartam 71,02 év.
Ortalama beklenen yaşam süresi 72,5 yıl.Várható átlagos élettartam: 72,5 év.
Ancak anlaşıldı ki bu beklenenden zordu ve daha fazla zaman gerektiriyordu.A kongresszus során kiderült, hogy ez nehezebb, mint gondolták és több időt igényel.
Hristiyanlar İsa'nın, Yahudi dini metinlerinde anlatılan beklenen Mesih olduğuna inanırlar.A keresztények hiszik, hogy Jézus az ószövetségi próféciákban megjövendölt Messiás.
Bu, λ beklenen değerine sahip Poisson dağılımının olasılık kütle fonksiyonudur.Ez a Poisson-eloszlás tömegfüggvénye λ várható értékkel.
Beklenen yararlarla beraber risk de açıklanmalıdır.A létfenntartáson túl már az elismert kockázatokkal szembeni védelem is megjelenik.
Genç millî takımlar düzeyinde ümit vadeden bir oyuncuyken beklenen çıkışı bir türlü geçekleştiremedi.Megfelelő tapasztalatok nélkül, mint ifjú reménység került a válogatott keretbe.
Ancak ilk albüm, beklenenin altında bir başarı göstermiştir.Az együttes első albuma nem várt sikert aratott.
Albüm beklenenin üzerinde satış rakamları elde etti.Az album eladási szempontból is hozta a várt eredményeket.
İkinci kişiye verilmesi beklenen ödül, kimsenin talepte bulunmaması üzerine verilmedi.A terjesztőnek a kapott adománnyal elszámolnia senki felé sem kell.
Beklenen yaşam süresi 69,1 yıl.A várható átlagos élettartam 69 év.
Ancak bunlara rağmen gişede beklenen başarı gelmedi.Mégis bevallom, hogy a siker kezdetben nem felelt meg várakozásomnak.
2011 yılının sonunda Billboard'un yaptığı bir ankette MDNA 2012'nin en çok beklenen albümü seçildi.2011 végén a Billboard egyik szavazásából kiderült, hogy a lemez a 2012-es év leginkább várt albuma.
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.Az elkövetés szempontjából nincs jelentősége annak, hogy ez a remélt haszon megszerzésre került-e.
Yapım beklenen başarıyı sağlayamadı.A vállalkozás nem hozta meg a várt anyagi sikert.
İspanya kariyeri beklenenden kısa sürdü.Rokokoon aikakausi oli Espanjassa lyhyt.
Yatırım beklenenden az olmuştu.Veron tulot olivat kaukana odotetusta.
Ülkenin okuma yazma oranı (%93'ün üzerinde), yaşam standardı ve beklenen yaşam süresi en yüksek eyaletidir.Esimerkiksi Keralan lukutaitoaste (91 prosenttia) ja elinajanodote (73 vuotta) ovat nyt Intian korkeimmat.
Ciara'nın beklenen üçüncü albümü Fantasy Ride, 5 Mayıs 2009'da yayımlandı.Ciaran kolmas studioalbumi Fantasy Ride julkaistiin toukokuussa 2009.
Beklenen yaşam süresi 73,7 yıl.Odotettavissa oleva elinikä puolestaan oli 73,3 vuotta.
Her şey düzene girmiş gibi gözükürken, beklenenin aksine film mutlu sonla bitmez.Kulkurielokuvien perinteisestä kaavasta poiketen elokuvan loppu ei ole onnellinen.
Daha sonra beklenen maç WWE.com'dan duyuruldu.Ottelu näytettiin WWE.com:ssa.
Benden beklenen şeyi yapmak için gereken gücü bulacağımı hissediyorum."Niin paljon kuin aiomme kiskoa sieltä sen mitä voin käyttää".
İkinci toplantının ardından ALGOL 60 beklenen etkiyi yapmadı.Vastoin odotuksia seuraavallakaan kierroksella ei suurempia yllätyksiä nähty.
Beklenen yaşam süresi bir canlının ortalama ne kadar yaşadığını ortaya koyan istatistiki bir ölçüttür.Elinajanodote on tilastollinen suure, joka kuvaa tietyn väestön keskimääräistä kuolinikää.
Tayland'da 25'inde yapılması beklenen konser iptal edilerek 26'sına ertelendi.Alun perin Chicagossa järjestettäväksi tarkoittu ottelu jouduttiin kuitenkin perumaan.
Beklenen yaşam süresi 74,3 yıl.Odotettavissa oleva elinikä on 74,44 vuotta.
Albüm kapağı beklenenden iki gün önce yayınlandı.Albumi julkaistiin kaksi päivää etuajassa.
Williams, beklenen dans/elektro albümü Rudebox'ı 23 Ekim 2006'da piyasaya sürdü.Ο Williams κυκλοφόρησε το πολυαναμενόμενο album dance / electro του, Rudebox, στις 23 Οκτωβρίου 2006.
Ahtapotların beklenen yaşam süresi görece kısadır ve bazı türleri yalnızca altı ay kadar yaşar.Τα χταπόδια είναι σχετικά βραχύβια· ορισμένα είδη ζουν μόνο έξι μήνες.
Beklenen oldu.Κάπως αναμενόμενο.
Ancak anlaşıldı ki bu beklenenden zordu ve daha fazla zaman gerektiriyordu.Κάτι τέτοιο φυσικά απαιτεί περισσότερο κόπο και χρόνο.
1991 yılında grup beklenen albüm "On Every Street"i piyasaya sürdü.Το 1991, κυκλοφόρησε το τελευταίο άλμπουμ των Dire Straits, με τίτλο On Every Street.
Beklenen yaşam süresi 71,0 yıl.Το μέσο προσδόκιμο ζωής είναι 72,1 έτη.
Ve beklenen gün gelir.Πραγματικά η πολυπόθητη μέρα έρχεται.
Doğumda beklenen yaşam süresi toplam 49,5 sene (erkekler için 47,6 ve kadınlar için 51,5).Den forventede levealder var 49,5 år (47,6 for mænd og 51,5 for kvinder).
Benden beklenen şeyi yapmak için gereken gücü bulacağımı hissediyorum."Jeg vil gøre, hvad jeg mener er nødvendigt for at få, hvad jeg vil have."
Savunma, beklenenden daha uzun bir süre dayanmayı başardı.Belejringen varede længere end ventet.
Ortalama beklenen yaşam süresi 72,5 yıl.Gennemsnitlig levealder var 72,4 år.
(Hasan yürümüştü.) futurum exactum: Gelecek zamanda tamamlanması beklenen olayları belirtir.Futurum 2 (Futurum perfektum): betegner den afsluttede fremtid.
Ancak beklenen olmadı.Det gik ikke som forventet.
Yapım beklenen başarıyı sağlayamadı.Enehandelen skabte ikke den forventede fremgang.
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.Bare i Europa manglet nå suksessen.
İnsafsız bir şiddet dalgasının ardından genellikle yeni hükümdarın intikam alması beklenen bir durumdu.Etter voldeligheter fulgte ofte hevnen til den nye herskeren.
Beklenen İngiliz saldırısı 22 Temmuz 1809'da Snake ve Fancy gemileri tarafından gerçekleşti.22. juli 1809 kom det forventede britiske angrepet med briggene Snake og Jobb .
Fransa'da ortalama beklenen yaşam süresi 79.73'tür.Det har Kinas høyeste gjennomsnittlige levetidsforventning, på 75,9 år.
İzmir'deki ilk sezonunda beklenen verimi göstermeye başladı ve takımının önemli oyuncularından biri oldu.Eizaguirre kom fort opp i førstelaget til Sevilla, og han ble en av de mest markante spillerne der.
Savunma, beklenenden daha uzun bir süre dayanmayı başardı.Kabinene tålte det meste opp til noe over forventet.
Beşiktaş formasını beklenenden önce giyeceğim. açıklamalarında bulunmuştur.De ristes lett i steikepanna før de brukes.
Fakat güneş nötrino akışı teorik olarak beklenen değerin bir kısmıydı.Tapi fluks solar neutrino adalah sebagian kecil dari nilai teoretis yang diharapkan.
Ancak kuramsal hesaplamalar elementin beklenenden çok daha fazla reaktif olabileceğini gösterdi.Namun, perhitungan teoretis menunjukkan bahwa unsur ini bisa jadi jauh lebih reaktif.
Program beklenen ilgiyi görmedi.Program tersebut ternyata tidak sesuai dari yang diharapkan.
Ahtapotların beklenen yaşam süresi görece kısadır ve bazı türleri yalnızca altı ay kadar yaşar.Gurita mempunyai masa hidup yang relatif singkat dan beberapa spesies hanya hidup selama 6 bulan.