Söyle bana, annen babanı beklemek için istasyona gidecek mi?Tell me, is Mom going to go to the station to wait for Dad?
Bana göz göre göre yalan söylemeyi sürdürürken benden doğru sözlü olmamı bekleme.Don't expect me to be truthful when you keep lying to me so blatantly.
Tom'u beklememiz gerektiğini sana söyledim.I told you we should've waited for Tom.
Beklenilmemeyi beklemeyi öğrendim.I've learned to expect the unexpected.
Bunun olmasını beklemeliydim.I should've expected this to happen.
Ev ödevinde sana yardım etmemi bekleme.Don't expect me to help you with your homework.
Yağmur yağıyorsa beni beklemeyin.Don't expect me if it's raining.
Bu istek için, lütfen bekleme listesinden 'kabul' ya da 'red'i seçin.For this request, please choose 'accept' or 'reject' from the waiting list.
Yapabileceğimiz tek şey beklemek.The only thing we can do is wait.
Geç kalırsam beni bekleme.If I'm late, don't wait for me.
Diken ekenlerin gül hasat etmeyi beklememeleri gerekir.Whoever sows thorns shouldn't expect to harvest roses.
Beklemen gerekiyordu.You were supposed to wait.
Bu arada, onun gelmesi durumunda, beni beklemesine izin verin.By the way, in case he comes, let him wait for me.
Emirlerim için beklemede kalın.Stand by for my orders.
İşaretim için beklemede kalın.Stand by for my signal.
Onu beklemeli miyiz?Do we need to wait for him?
Tom'u beklemeli miyiz?Do we need to wait for Tom?
Sanırım yapabileceğimiz bütün şey beklemek.I guess all we can do is wait.
Bütün yapabileceğimiz beklemektir.All we can do is wait.
Bu beklemek zorunda kalacak.This will have to wait.
Belki beklemem gerekecek.Maybe I'll have to wait.
Belki beklemek zorunda kalacağım.Maybe I'll have to wait.
Belki beklemek zorunda kalmayız.Maybe we won't have to wait.
Beklemek zorunda kalacaklarını onlara söyle.Tell them they're going to have to wait.
Tom'a beklemek zorunda kalacağını söyle.Tell Tom he's going to have to wait.
Ara sıra beklemek zorundasın.You have to expect that once in a while.
Ara sıra bunun olmasını beklemek zorundasın.You have to expect that to happen once in a while.
Hiçbir tren, yolcular için beklemez.No train would wait for passengers.
2.30'a kadar burada beklemelisin.You should stay here till 2:30.
Daha ne kadar beklemek zorunda olacağımızı düşünüyorsun?How much longer do you think we'll have to wait?
Daha ne kadar seni beklememi umuyorsun?How much longer do you expect me to wait for you?
Sırada beklemekten nefret ederim.I hate waiting in line.
Tom'u beklemesi için ikna edemedim.I couldn't persuade Tom to wait.
Tom'dan beklemesini istiyorum.I'm asking Tom to wait.
Beklememiz gerektiğini söyleyen kişi Tom'du.I was the one who said we should wait.
Sadece beklemek zorunda kalacağız.We'll just have to wait.
Biz karar vermeden önce Tom'un ne düşündüğünü beklemeliyiz ve görmeliyiz.We'll should wait and see what Tom thinks before we make a decision.
Tom kendisi geri gelinceye kadar burada beklememi istedi.Tom asked me to wait here until he came back.
Tom artık beklememeye karar verdi.Tom decided not to wait any longer.
Tom bir şey yapmak için son dakikaya kadar beklemeyi sevmez.Tom doesn't like to wait until the last minute to do something.
Soruma böyle iğrenç bir yanıt beklememiştim.I didn't expect such a nasty response to my question.
Ben seni beklemekten bıktım.I'm fed up with waiting for you.
Yardım beklemeliyiz.We should wait for help.
Herhangi bir mücize bekleme.Don't expect any miracles.
En az üç saat beklemen gerekecek.You'll need to wait at least three hours.
Bunun beklemesi gerekecek.It'll have to wait.
Tom izin beklemeyeceğini söyledi.Tom said he wasn't going to wait for permission.
Tom Mary'yi beklemeyeceğini söyledi.Tom said he wasn't going to wait for Mary.
Tom beklemeyecek.Tom isn't going to wait.
Burada beklemekten bıktım.I'm tired of standing here waiting.
Yarına kadar beklemek ister misin?Suppose you wait till tomorrow?
Bir süre daha beklemenin zararı yok.It won't hurt to wait a while longer.
Biraz daha beklemek zarar vermeyecek.It won't hurt to wait a little longer.
Biz neden beklemek zorundayız?Why do we have to wait?
Önümüzdeki haftaya kadar beklemek zorunda kalacak.That'll just have to wait until next week.
Şimdi tek yapabileceğimiz beklemek ve Tom'un ne yaptığını görmek.All we can do now is wait and see what Tom does.
Şimdi tüm yapabileceğim beklemek.All we can do now is wait.
2.30'a kadar beklemenizi öneririm.I suggest you wait until 2:30.
Olmasını beklemediğin bir şey oldu mu?Did anything happen that you didn't expect to happen?
Onun olup olmadığını görmek için beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait and see if that happens.