Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nebyli ale ochotni čekat rok nebo 10 let, o stárnoucí celebritu nikdo nestojí.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nhưng lại không sẵn sàng trả cho một năm hay 10 năm; không ai muốn một người nổi tiếng đã già
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nie chcieli czekać rok czy 10 lat. Nikt nie chce starzejącej się gwiazdy.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Niet dat ze tien jaar wilden wachten; niemand wil een beroemdheid op leeftijd.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.No neboli ochotní platiť za ročné či 10-ročné čakanie; nikto nemá záujem o starnúcu celebritu.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nu erau dispuși să aştepte 1 an sau 10; nimeni nu îşi doreşte o celebritate îmbătrânită.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nu var de ikke villige til at vente et år eller 10 år; ingen vil have en aldrende kendis.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nu var de inte beredda att vänta i ett år eller i 10 år; ingen vill ha en åldrad kändis.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Sie wollten allerdings nicht ein Jahr oder zehn warten, niemand möchte einen alternden Star küssen.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Δεν ήταν βέβαια διατεθειμένοι να περιμένουν ένα χρόνο ή δέκα, κανείς δε θέλει έναν γερασμένο διάσημο.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Они не готовы были ждать год или десять лет. Постаревшая звезда никому не интересна.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Та вони не хотіли чекати рік, чи 10; ніхто не хоче старіючої знаменитості.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Те не бяха склонни да чакат година или 10 години; никой не иска остаряла знаменитост.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.הם לא היו מוכנים להמתין שנה או 10 שנים; אף אחד לא מעוניין במפורסם מזדקן.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.حسناً، لم يكونوا مستعدين للانتظار لسنة أو لعشر سنوات. لا أحد يرغب في مشهورٍ في شيخوخته.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.だって年老いた有名人はいやでしょうから しかし3日間というのは最適な待ち時間のようでした
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Có thuận lợi thứ ba là bằng cách di chuyển nhưng không như mong đợi.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Dar a mai apărut şi un al treilea avantaj prin această mişcare, care nu a fost anticipat.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Diese Entscheidung hatte aber auch noch einen dritten Vorteil, den wir nicht erwartet hatten.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.하지만 여기에다가 또 다른 세번째 장점이 있었습니다. 미처 기대조차 못한 것이었죠.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Maar er zat onverwacht nog een derde voordeel aan deze vondst.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Ma, facendo questa mossa, c'era un terzo vantaggio che avevamo che era inaspettato.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Mais il y avait un troisième avantage que nous avons obtenu par cette démarche, et qui était inattendu.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Pero sacamos una tercer ventaja al hacer este movimiento... inesperada.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Przyniosło to jeszcze trzecią, niespodziewaną korzyść. Przyniosło to jeszcze trzecią, niespodziewaną korzyść.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Volt egy harmadik előnye is ennek a lépésnek, amire nem számítottunk.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Але була й третя, зовсім неочікувана, перевага.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Но имаше и трето предимство, получено чрез този ход, което беше неочаквано.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Но оказалось, что есть и третье преимущество выбранного нами хода, которое стало неожиданным.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.אבל היה יתרון שלישי שהישגנו על-ידי ביצוע מהלך זה זה היה לא צפוי.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.لكننا حصلنا على فائدة ثالثة بإقدامنا على هذه الحركة لم يكن ذلك متوقعاً.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.浮かび上がりました 思いがけず 劇場周辺に
Ama cevap vermemi bekleme. Bay P...Μην περιμένεις όμως να απαντήσω.
Ama cevap vermemi bekleme.De ne várja, hogy válaszolok is.
Ama cevap vermemi bekleme.Mais n'attendez pas de réponse.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Ale ak by to bolo poplašné zariadenie, neočakávali by ste, že napadne medúzu priamo.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Ale jestli je to poplašný alarm, nečekali byste, že zaútočí přímo na medúzu.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Dar dacă e o alarmă de furt, nu te aștepți să atace meduza direct.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.De ha ez egy riasztó, nem számítanánk arra, hogy megtámadja az elektronikus medúzát.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.만약 저것이 도난 알람이었다면, 해파리를 곧바로 공격할 것이라고 예상하진 못할겁니다.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Maar als het een inbraakalarm was, zou je niet verwachten dat het de kwal rechtstreeks zou aanvallen.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Mais si c'est une alarme anti-intrusion, on ne s'attendrait pas à ce qu'elle attaque la méduse directement.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Mas se se trata de um alarme anti-roubo, não seria de esperar que atacasse a medusa directamente.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Men hvis det er en tyverialarm, ville man ikke forvente at den angreb goplen direkte.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Namun jika ini alarm pencuri, Anda tidak mengira itu akan langsung menyerang ubur-ubur
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Nhưng nếu nó là một chuông báo động, bạn không thể mong đợi nó tấn công con sứa một cách trực tiếp.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Pero si se trata de una alarma antirrobo, no cabría esperar que ataque directamente a la medusa.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Se è un allarme anti furto, non ci aspettiamo che attacchi direttamente la medusa.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Wenn es aber eine Alarmanlage ist, dann erwartet man nicht, dass es den Kalmar direkt angreift.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Но ако това е аларма за крадци, не очаквате тя да атакува директно медузата.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Но если это сигнал тревоги, то не стоит ожидать, что он прямо нападёт на медузу.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.Я не думаю, що він намагається напасти на медузу.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.אבל אם זו אזעקת-תקיפה, לא היינו מצפים שהוא יתקוף ישירות את המדוזה.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.ولانه ضوء على شاكلة الانذار .. فلم نكن نتوقع ان يهاجم قنديل البحر الالكتروني
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.装置を攻撃する生物を攻撃するはずです
Ama nakil bekleme listesindeki hastaların hepsi bu kadar şanslı olmuyor.Aber nicht alle Patienten auf der Warteliste für Spenderorgane haben so viel Glück.
Ama nakil bekleme listesindeki hastaların hepsi bu kadar şanslı olmuyor.Ale nie wszyscy pacjenci na liście oczekujących na przeszczep mają takie szczęście.
Ama nakil bekleme listesindeki hastaların hepsi bu kadar şanslı olmuyor.Avšak nie všetci čakatelia na transplantáciu sú takí šťastlivci.
Ama nakil bekleme listesindeki hastaların hepsi bu kadar şanslı olmuyor.Bohužel ne všichni pacienti na čekací listině mají takové štěstí.
Ama nakil bekleme listesindeki hastaların hepsi bu kadar şanslı olmuyor.Dar nu toţi pacienţii aflaţi pe lista de aşteptare sunt atât de norocoşi.