Ana içeriğe geç
Sözlük

bekleme ile cümle

bekleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
228'i beklemede.228 masih dalam proses.
228'i beklemede.228 még folyamatban van.
228'i beklemede.228 sind in Bearbeitung.
228'i beklemede.228 sono in corso di valutazione.
228'i beklemede.228 sont en cours.
228'i beklemede.228 sunt in curs de acordare.
228'i beklemede.228 είναι στην διαδικασία απόκτησης.
228'i beklemede.228 в процесі схвалення.
228'i beklemede.228 в процессе одобрения.
228'i beklemede.228 се разглеждат.
228'i beklemede.228 בתהליכים.
228'i beklemede.三週間前、「2009 CES Innovation Award」を受賞し、
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.30일동안 기다릴 필요도 없습니다.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.Dann braucht man die 30 Tage Wartezeit nicht.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.Kamu tidak perlu menunggu 30 hari.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.Le délai d'attente de 30 jours n'était pas nécessaire
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.Non bisogna aspettare 30 giorni.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.No son necesarios los 30 días de espera.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.Δεν χρειάζεστε και τις 30 μέρες αναμονής.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.Не надо ждать 30 дней.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.Не се нуждаеш от 30 дни период на изчакване.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.לא צריך תקופת המתנה של 30 יום.
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.يمكننا ان نوثق العقد مباشرة دون الانتظار 30 يوما
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.それ以上 お互いを知り合う必要は ないんですからね
Aa, çok şey bekleme.Älkää odottako liikoja.
Aa, çok şey bekleme.Förvänta er inte för mycket.
Aa, çok şey bekleme.Forvent nu ikke for meget.
Aa, çok şey bekleme.Não, não espere assim tanto.
Aa, çok şey bekleme.No esperéis demasiado.
Aa, çok şey bekleme.Oh, no, non aspettarti troppo.
Aa, çok şey bekleme.Proszę za wiele nie oczekiwać.
Aa, çok şey bekleme.Μην έχετε μεγάλες προσδοκίες.
Aa, çok şey bekleme.Нет, не ждите слишком многого.
A Bankası'nın varlıklarının likide edilmesini beklemem gerekecek. .A potom jakákoli aktiva získám, budu je muset prodat. Tohle je svým způsobem zmrazené aktivum.
A Bankası'nın varlıklarının likide edilmesini beklemem gerekecek. .そして、どの資産にせよ、私はそれを売らなければならない。 これは、固まった資産の様です。
Acele bir şey yapamam. Şansımı beklemek zorundayım.Jag måste hålla mig lugn och vänta på min chans.
Acele bir şey yapamam. Şansımı beklemek zorundayım.Jeg må bevare roen og vente på en chance.
Acele bir şey yapamam. Şansımı beklemek zorundayım.Minun on odotettava tilaisuuttani.
Açılır menüler belirmeden önceki beklemePause før nedtrekksmenyer vises
Adem, ođlum kaptana söyle beklemesin bizi.Μην τον πιέσουμε από την πρώτη μέρα.
Adem, ođlum kaptana söyle beklemesin bizi.Седни, Гюней.
Akşam yemeği ya da yatağının yapılmasını beklemeyen bir koca. Seni Barselona'da görürüm.Ένας άντρας που δεν χρειάζεται βραδυνό... ...ή το κρεβάτι του. θα σε δω στη Βαρκελώνη.
Akşam yemeği ya da yatağının yapılmasını beklemeyen bir koca.Tomu říkám manžel, kterej nepotřebuje teplou večeři. Nebo svoji postel.
Alt menüler belirmeden önceki bekleme süresiPause før undermenyer vises
Ama benim bebek sosumu yayılmasını kolaylaşmasını, ama beklemek zorundasınız.Ale další rozsívání mý š ávy bude muset poèkat.
Ama benim bebek sosumu yayılmasını kolaylaşmasını, ama beklemek zorundasınız. İyi şov.Dar pentru următoarea mea însămânţare va trebui să mai aşteptaţi.
Ama benim bebek sosumu yayılmasını kolaylaşmasını, ama beklemek zorundasınız.Maar het verdere uitspreiden van mijn baby jus... zal moeten wachten.
Ama benim bebek sosumu yayılmasını kolaylaşmasını, ama beklemek zorundasınız.Nhưng càng lan rộng của nước thịt con của tôi sẽ phải chờ đợi.
Ama benim bebek sosumu yayılmasını kolaylaşmasını, ama beklemek zorundasınız.Pero para que siga plantando mi semillita... tendrán que esperar.
Ama benim bebek sosumu yayılmasını kolaylaşmasını, ama beklemek zorundasınız.Αλλά η περαιτέρω εξάπλωση του σπέρματος μου πρέπει να περιμένει.
Ama bir daha yoktu. Çünkü onu görmek için beklemek gerekmez on birine değil, "Bayan Medlock dedi.하지만 그녀는 더 이상 없었어요. 때문에 "당신은 그를 볼 것으로 예상하지 않아도 열
Ama bir daha yoktu. Çünkü onu görmek için beklemek gerekmez on birine değil, "Bayan Medlock dedi.אבל היא לא היתה שם יותר. "אתה לא צריך לצפות לראות אותו, ומכיוון שעשרה
Ama bir daha yoktu. Çünkü onu görmek için beklemek gerekmez on birine değil, "Bayan Medlock dedi.لكنها لم تكن هناك أي أكثر من ذلك. "أنت لا تحتاج أن نتوقع أن نراه ، لأن ten
Ama bir daha yoktu. Çünkü onu görmek için beklemek gerekmez on birine değil, "Bayan Medlock dedi.あなたがしないものに、"夫人Medlockは言った。 "そして、あなたはそこになることを期待してはいけません
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.1년이나 10년을 기다릴 의사는 없었습니다. 아무도 나이든 연예인은 좋아하지 않습니다.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Ahora, no estaban dispuestos a esperar un año o 10; nadie quiere a una celebridad envejecida.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Certo, non volevano aspettare un anno o dieci anni; nessuno vuole una celebrità invecchiata.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.De nem lennének hajlandóak várni egy évet vagy 10 évet; senki nem akar egy öregedő hírességet.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Ils n'étaient pas prêts à attendre un ou 10 ans ; personne ne veut d'une célébrité vieillissante.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Mas não estavam dispostos a esperar um ano nem 10. Ninguém quer uma celebridade envelhecida.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod