Dolayısıyla beklemek, bu işin en zor kısmı.And so the waiting is really the hardest part.
İşlemin sonunu beklemek zorunda değiliz.We don't have to wait until the end of the problem.
Kadın: Görevli geri gelene kadar beklemeliyiz.We should just wait until she comes back.
Bize burda beklememizi söyledi, değil mi?She told us to wait here, didn't she?
3 gün beklemek bişey değildi.Waiting for 3 days is nothing.
Namlı bir Buddha Üstadıyla konuşmak için, 3 yıl beklemek bile kayıp sayılmaz !For a talk with reputed Buddha master, to wait even 3 years won't be a waste!
Biri bugünlerde beni öldürmek istiyor ama gelmeni beklemeliydim, o yüzden ölmemeliydim !Someone wanted to kill me these few days but I had to wait for you, so I couldn't die!
Bu yaşta birisinin yılbaşı kutlamasını hiç beklemezdim.I didn't expect her to celebrate it at this age.
Zaten 10 ay bekledim, ve bir 18 ay daha beklemek zorundaydım.I'd already waited 10 months, and I had to wait 18 more months.
Beklemek için fazladan para vermeye razılardı.They were willing to pay extra in order to wait.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Now they weren't willing to wait a year or 10 years; no one wants an aging celebrity.
Beklemek onları mutlu edecekti.Anticipation made them happy.
Otizm davranışlarının iki yaşına gelince ortaya çıkmasını beklemek zorunda değildik.We didn't have to wait for the behaviors of autism to emerge in the second year of life.
Ve şimdi sessiz ve beklemek gerekir.And now we must be silent and wait."
Ona bir yarım saat beklemesini söyle.Tell that guy to wait half an hour.
Ekranın altında oluşmaya başlayan beklemedeki uçuş yollarını görüyorsunuz.You see the holding patterns that start to develop in the bottom of the screen.
Parmağınızı sürerek ise beklemeye alabilirsiniz.Swipe down to go back to standby
-Bence bir süre daha beklemeliyiz.Godtfred: "I think we'd better wait a while".
Ama cevap vermemi bekleme.But don't expect me to answer.
Kenetlenme için hazırım. - Beklemede kalın.I'm ready to fire my thrusters any time.
Doktor muayenesindeki bekleme odası gibi.It was like the waiting room in the doctor's office.
Ancak üzgünüm beyler, biraz beklemelisinizBut sorry pops, you'll just have to wait Oh Oh
"Bundan böyle ödüller, iş teklifleri ya da akademik topluluklarda yer almayı bekleme""Don't expect to get any more awards, job offers or positions in scholarly societies."
Söz verdiğimiz gibi tam öğlene kadar burada beklemeliyiz.We have to stay here until noon as promised.
Düzgün bir şekilde sohbet edebilmek için muhtemelen bir yetişkin olmayı beklemeniz gerekirdi.You would probably be an adult before you could carry on a proper conversation.
Ne kadar para ödemeyi beklemelisiniz?How much money should you expect to pay?
Hiç beklemediğiniz yerlerden gelen bir proje.It's coming from places that you wouldn't expect.
Anahtar konu ise sürüş ve bekleme oranının 6 ya da 7 olması.And the key thing is to have a ratio of drive to stop, to stop time, of about six or seven.
Yani bu sıradan -- 10 dakikada hazır olmasını beklemeyin.So it's common -- don't expect to be out of here in 10 minutes.
Ve değişen şey bir sanat türünde beklemediğiniz bişey, o da matematik.And what changed is something you might not have expected in an art, which is math.
Sorunun devamını beklemezler.They don't even wait for the rest of it.
Ne düşünüyordun ? evet önümüzde gelecek ve biz dört gözle beklemeliyizWell, that's the future we have to look forward to.
1 saat için sırada 25 dakika beklemen gerekiyor.You have to stand in line 25 minutes to an hour.
Tseng'i beklemelisin !You should wait for Tseng
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.But there was a third advantage that we got by doing this move that was unexpected.
Aslında, yani, en son teknolojiyi beklemediler.They actually didn't wait for, you know, the latest technology.
Seung Jo işini bitirene kadar beklemene gerek yok.There's no use in waiting until Seung Jo has finished.
Ama eğer bir hırsız alarmıysa, denizanasına direk olarak saldırmasını beklemezsiniz.But if it's a burglar alarm, you wouldn't expect it to attack the jellyfish directly.
Tüm yapacağımız, ölümün bize sahip çıkmasını beklemek.All we have left is to wait for death to claim us.
Bu sadece küçük bir şaka fakat şaka yağmuru beklememizi gerektirebilir.But whether it's a gift or a joke from the gods,
30 günlük bekleme süresine ihtiyacın yok.You don't need the 30-day waiting period.
-görebiliyor musunuz?- bir hapın içine koyup size satarlardı. Beklemeksizin yaparlardı bunu.- can you see it? - put it in a pill and then sell it to you, they would do it in a heartbeat.
"Çünkü bir sonraki deneyi beklemek istemiyorum, yıllar sürecektir.Because I don't want to wait for the next trial, it's going to be years.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Usually, you just kind of stand by, and some come along, some don't.
Sınır, muharebe başına üç KMS olduğu takdirde, sonuç berbat sırada bekleme süreleri oluyordu.If the limit is three SPGs per battle, the result is awful queue times.
Eğer biz de sessizlik için beklemek zorunda kalsak, iletişim için önemli bir fırsatı kaçırabilirler.If we also have to wait for silence, they may miss a critical opportunity to communicate.
Oysa girişimci düzenli bir maaş çeki beklemez.An entrepreneur doesn't expect a regular paycheck.
Harçlık çocuklara küçük yaşta düzenli bir maaş çeki beklemeyi öğretir.Allowance is breeding kids at a young age to expect a regular paycheck.
Bundan fazlasını beklemeyin ! ve yolumuzdan toz olun !Do not expect more than that! and go away !
Ama nakil bekleme listesindeki hastaların hepsi bu kadar şanslı olmuyor.But not all patients on the transplant wait list are so fortunate.
Biz iç sürükleyici jaws ile beklemeye gerekWe need to hold it with internal gripping jaws
Evet, biliyorsunuz ki, onu görmeyi beklemeliyiz.Well, you know, we should expect to see that.
Yani bekleyen 5 araba varsa, hepsi geçene dek beklemelisiniz. Ondan sonra geçebilirsiniz.That means that if there are five cars waiting, you have to wait till they all go, then you go.
İki hafta beklememe değdi Irimote Sangoyang...It paid off the camp out for two weeks, my dear Iriomote cat.
İlham aldıkları yer ise beklemezsiniz amaThey took inspiration from, of all things,
Daha sana yer açılıp açılmayacağından bile emin değilken beklemenin manası ne!What's the point in waiting when we don't even know when a spot will open up for you!
Neden olabileceği , size yalvarıyorum düz takip dolayısıyla beklemek zorunda.I must hence to wait; I beseech you, follow straight.
Gelen olursa yarına kadar beklemek zorunda.Anyone who turns up now will just have to wait till tomorrow.
Hiçbir şeyi beklemeyeceksin.You shouldn't be waiting like that.
Kişi hiçbir şeyi beklememeli.One shouldn't be waiting for something.