Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Ciało Guynemera nigdy nie zostało odnalezione.
Silver, baygın Elise'in bedenini dışarıya, bir ağacın yanına bırakır ve orada Shadow ile karşılaşırlar.Gdy Silver wychodzi wraz z śpiącą Elise na zewnątrz budynku, czeka już tam na niego Shadow.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Pochowany został w Petersburgu na cmentarzu smoleńskim.
Bu andan sonra Ben Glory'yi bedeninden çıkarabilmeye başlar.W tym czasie jego żona Gloria odchodzi od niego.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.Pozbawiony Zmysłów zasypia.
Harvey bedeni yakılması için hazırladı.Gley nadzorował spalenie ich zwłok.
Bedeni terketse bile geri dönebilir.Gdy rzeczywiście będzie już u kresu, będzie mógł wrócić.
O halde zihnin yetkinliği, bedenin yetkinliğinden geçecektir.Mój umysł przejmuje władzę nad ciałem.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Äggen kan leva minst ett par veckor utanför människokroppen.
Dördüncü kurban Keith Bennett'in bedeninin orada yakıldığından şüphe edildi.Kroppen av det fjärde offret, Keith Bennett, misstänks att också vara begravd där.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Ett lik är en avliden människas döda kropp.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.En av pojkarna går fram till Kristen och tar tag i hennes arm, då hon vaknar upp och skriker i panik.
Illyra, Fred'in bedenini ele geçirir ve ruhunu yok eder.Illyria tar då över Freds kropp och dödar henne inifrån.
"Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir.Detta är min kropp som blir utgiven för er.
Bedeni sık tüylerle kaplıdır.Deras kropp är ofta täckt med fjäll.
Ve ruh bedeni terk edince ölüm gerçekleşir.Vid kroppens död överlever själen.
Bedeni terk ettiğinde insan ölür.Man dog när Ka lämnade kroppen.
Bedeni New York'ta başarılı bir ajana aittir.Skötudden är en udde i Finland.
Chucky tekrar dönmüş ve hala Andy'nin bedeninin peşindedir.Åtta år har gått sedan Chucky för andra gången återuppstod och försökte besitta Andys kropp.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Han ligger begraven på Smolensk-kyrkogården i Sankt Petersburg i Ryssland.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Ett år senare hittas ett stympat lik...
Söz konusu varlık bedenin eski sahibi olabileceği gibi, bir başkası da olabilir.Det kunde också bero på att någon släkting var gammal.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Han tar broderns kropp och sliter honom i 13 delar och sprider dem över hela Egyptens land.
Işığı kendinden olan Atman Prana gücüyle bedeni canlı tutar..Metoden syftar till att reglera kroppens flöden av prana, livsenergi, eller prana.
Seiza: Ruh ve Bedenin BütünlüğüAyurveda för kropp och själ.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.Там він знаходить понівечене тіло юнака по імені Кірки Червоний Хвіст.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Сет розірвав тіло Осіріса на чотирнадцять частин і розкидав по сім частин у Верхньому і Нижньому Єгипті.
Bedeni, kıyafetleri, ailesi, arabası, banka hesabı gibi.У грі також доданий новий редактор рівнів. I need your clothes, your boots and your Volkswagen.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Самого ал-Хакіма або його тіла більше ніколи не бачили.
Işıktan (cisimsel olmayan) bir bedeni vardır.Власова Світлана Анатоліївна (нар.
Eğer Hortkuluk'un sahibinin bedeni yok olursa kişi hayatta kalmaya devam eder.Якщо тінь повернути хазяїну, то людина оживає.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Тіло цієї людини знайдуть пізніше.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Тіло краба розміром з людську долоню.
Ve ruh bedeni terk edince ölüm gerçekleşir.Зі смертю тіла гине і душа.
Bedeninin diğer kısımlarına silah işlemez.В інших розділах не використовує зброю.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.Хворий спав задовільно.
Bedeni şişman değildir.Баранина не повинна бути жирною.
Bu yedi güç istasyonunun her biri bedenimizde hormon salgılayan bezlere karşılık gelir.Кожна з станція буде оснащена по 26 такими вітровими турбінами.
Bir insan öldüğünde ölen sadece maddi bedeni olur.При смерті людини з інших причин тіло холоне.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Vajíčka dokáží mimo tělo člověka přežít až tři týdny.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Podařilo se jim dostat Tinu do sedící pozice, ale její tělo se znovu svalilo na zem.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Mrtvola je tělo zemřelého organismu.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Podle těchto pramenů Sutech Usirovo tělo roztrhal na kusy a jeho části rozházel po celém Egyptě.
Sokrat'a göre insan ruhu görünmez ve ölümsüzdü, bedeni sevk ve idare eden ruhtu.Aristoteles tedy argumentuje, že duše je neoddělitelná od těla a umožňuje nám žít, vnímat a jednat.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.O kostře lidského těla se dočtete v článku kostra člověka.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.Tělo Margaret Fuller nebylo nikdy nalezeno.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Kosti se mohou dochovat nejlépe, pokud je tělo zakonzervováno v ledu.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Monismus je přesvědčení, že mysl a tělo nejsou ontologicky rozdílné entity.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.Přesněji ubližování na vlastním těle.
Kadın birkaç gün sonra ölür ve bedeni gömülmek üzere kefenlenir.O chvíli později najde několik mrtvol a je zavražděn.
Bedeni Karanlık Yumurtaya düşmüştür.Vajíčko vkládá do spodního vpichu.
Bedeni aşağı bırakıldı ve doktor kontrolünden sonra öldüğü açıklandı.Poté umírá a jeho tělo se po smrti zviditelní.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Sergej Levickij je pohřben na hřbitově Smolenskoje v Petrohradě.
Mısırlılar, ölenin sonraki yaşamı için, ölü bedenin iyi korunması gerektiğini düşünüyorlardı.Za podmínku posmrtného života egypťané považovali uchování těla.
İnsan bedeninde 40'ın üstünde büzgen bulunur.Jiné zdroje uvádějí čtyřicetičlenné těleso.
"Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir.A to budete činiti na památku těla mého, které jsem vám ukázal.
Bedenin her yerine iğneler batıyormuş gibi korkunç acılar çeker.Mám takovou horečku, že se mi na celém těle udělala vyrážka.
Şurayla ve bedenimle sınırlı değilim.Jejich počet a délka nejsou omezeny.
Bedeni, gözü ve(ya) kulağı yoğun olarak yoran işler.El v-a creat voua auzul, văzul și inimile.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Jocul se încheie cu Alyx plângând moartea tatălui.