Ana içeriğe geç
Sözlük

bedeni ile cümle

bedeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kazılmış çukur ise İsa'nın bedeninin asılacağı haç içindir.Гвозди, которыми тело Иисуса было прибито к Кресту.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.الجثة أو الجثمان هي جسم الإنسان الميت.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.خارج البشر يمكن للبيض أن يعيش ما يصل إلى ثلاثة أسابيع.
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.وقال إن الحياة أصبحت لا تحتمل، وأن قلبه يميل إلى الآخرة، ليُخلّد اسمه ويُحفظ جسده.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.أخيراً تكتشف جثة الرجل ويكتشف القاتل.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.وأصبح الرجل الميسور ينام ظمآنا..
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.ومن ثمّ، يمكن حصر الحجم الحقيقي للجسم.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.فعلم ست بذلك وقام بتمزيق جسد أوزيريس وتفريق أشلائه على جميع مقاطعات مصر .
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.وفي اليوم التالي وجدت جثة شلاير هامدة داخل سيارة.
Ama diğer memelilerle kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan memelidir.وكانت تتميز في نفس الوقت بمقارنتها بالديناصورات الأخرى بأن نسبة الدماغ إلى الجسم كانت أكبر.
Fakat güneş ışığına maruz kalan insan bedeni kendi D vitaminini üretebilme yetisine sahiptir.في البشر،التعرض لأشعة الشمس يحفز الجلد على إنتاج فيتامين د.
Şarkının temasında bir erkek bedenini cennetteki bir yıldızla bir tutmaktadır.و في الفن تصوّر كامرأة مع نجمة خماسية على رأسها.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.O corpo de Fuller jamais foi recuperado.
Aslında Ratash Malik'i öldürmüş ve onun bedenine sahip olmuştur.Ratash matou Malik e tomou formato de seu corpo.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Fora do organismo humano, os ovos podem sobreviver por até três semanas.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Shevchenko foi primeiramente sepultado no Cemitério Smolensk, em São Petersburgo.
Bir insan öldüğünde ölen sadece maddi bedeni olur.Quando uma pessoa morre, somente o corpo físico “morre”.
Böylece öteki dünyada ölünün, bedenini ve eşyalarını kullanacağına inanılıyordu.Acreditava-se que o morto iria precisar de seu corpo e de seus pertences no outro mundo.
Cansız bedeni ertesi sabah Lefkoşa'nın eteklerinde arabasının içinde bulundu.Seu corpo maltratado foi encontrado em uma latrina pela manhã.
Fiziksel bedenini (ölüm durumundaki vücudunu) ve diğer insanları görme.Over Her Dead Body (Nem Por Cima do Meu Cadáver BRA ou Com outra?...
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.O processo de envelhecimento tem um impacto inevitável no corpo de uma pessoa.
Bedeni yakıldı ve külleri Kaliforniya’nın çöllerine serpildi.Seu corpo foi cremado e as cinzas espalhadas na Califórnia.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Ou a soma da altura do corpo e a altura dos membros.
Dawn'un bürosundan anahtarları alırken Beth, Joan'ın bedenini bulur.Enquanto pega a chave do escritório de Dawn Lerner, Beth encontra o corpo de Joan, que cometeu suicídio.
Pelikan, kolejin adına bir göndermedir: "corpus christi", Latincede "İsa'nın bedeni" anlamına gelir.No seu pedestal a inscrição em latim lê: "Eis aqui a Cruz do Senhor.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.De acordo com o monismo, não há distinção entre mente e corpo.
Bunun için de Alexiel'in hem bedenine hem de ruhuna ihtiyacı vardır.O Slackline trabalha tanto o corpo quanto a mente.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Foi enterrado junto à mãe.
Bu yetenek kişinin kendi bedeni için söz konusu olduğunda yeteneğe otoskopi adı verilir.À capacidade auto-indutiva de um indutor, dá-se o nome de Indutância.
Yahudiler, gizlice ölü bir bedenin mahalleye sokulup huzursuzluk çıkarma çabasını engelledi.Uma tentativa de passar clandestinamente um corpo ao quarteirão foi impedida pelos judeus.
Seiza: Ruh ve Bedenin BütünlüğüII - Separação da Alma e do Corpo.
Ben dönüyorum kendi bedenime, sen vasat birine." sözlerinden oluşur.“Eu quero devolver para o meu povo, para o povo da minha cidade, a cidade que me adotou.
Bedeninde stigma taşıyan insanlara ise "Stigmatik" denilmektedir.Het "ontvangen" van de stigmata wordt stigmatisatie genoemd.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Buiten het menselijk lichaam overleven de eitjes maximaal drie weken.
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.Zij at geen vlees, kleedde zich in het wit en kastijdde haar lichaam met ontberingen.
İsa'nın ölümünden sonra Aramatyalı Yusuf, Pilatus'dan izin alıp İsa'nın bedenini mezara koyar.Tegen de avond gaat Jozef van Arimathea naar Pilatus en vraagt toestemming om Jezus te begraven.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Hij werd geplaatst door zijn moeder bij familie.
İflas etmiş bedeni nedeniyle işten çıkarıldı.Waarschijnlijk uit het ambt gezet wegens illegale abortussen.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Taras Sjevtsjenko werd eerst begraven op de Smolensk Begraafplaats in Sint Petersburg.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Descartes geeft hiermee aan dat geest en lichaam gescheiden zijn.
Dördüncü kurban Keith Bennett'in bedeninin orada yakıldığından şüphe edildi.Later werd bekend dat het andere slachtoffer, Keith Bender, werd neergeschoten door Proof.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.Dit zou een verwarmend effect op het lichaam hebben.
Örneğin, alacaklı borcuna karşılık borçlunun bedeninden bir parça kesebilirdi.Hij wist de opgebouwde schulden van zijn broer af te betalen.
Beth'in cansız bedenini Daryl taşıyordur.Hij repareert Woody’s arm.
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Ommexecha brunneri is een rechtvleugelig insect uit de familie Ommexechidae.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Ida's lichaam werd nooit teruggevonden.
Bedeni, anayurduna gömülmedi ve yerli halk ruhundan korktuğu için adı gelecek nesillerde kullanılmadı.Het lichaam van Mata werd niet begraven in zijn geboorteplaats, daar de lokale bevolking zijn geest vreesde.
(34a) Sonunda, tanrı dünyanın ruhunu yarattı, ruhu dünyanın bedenininin merkezine koydu ve her yöne dağıttı.(34a) Ostatecznie, stworzył duszę świata, którą umieścił w centrum i rozproszył na wszystkie kierunki.
Bedeninin diğer kısımlarına silah işlemez.W pozostałych odcinkach nie używa broni.
Orada meleklerin yaratılış nedenlerini, nasıl yaratıldiklarını ve Adam-Kadamon'un bedenini görürler.Na jednych unoszą go aniołowie, na innych trzyma palmę męczeństwa, na kolejnych są sceny z jego życia.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Pomiary masy ciała ludzkiego.
Bedeni şişman değildir.Ciało nie jest smukłe.
Bu şekilde bedeninizi en doğru şekilde ölçmüş olursunuz.Jak mogę się przyzwyczaić do tego super ciała?
İmhotep Anck-Su-Namun'u canlandırmak için bedenini Ölüler Şehrine (Hamunaptra) götürür.Każe zabić Anck-Su-Namun.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Ciało to nazywanym ciałem reszt.
Bu olayda insan bedeninin kapasitans özelliğini kullanmış oluyoruz.Staram się poznawać możliwości swojego organizmu.
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Po dwóch dniach odnaleziono ciało płytko zagrzebane w piasku.
İnsan bedeni de onun eseriydi.Wydaje się, że mężczyzną jej życia jest właśnie on.
Şu anda sağlıklı bir insanın bedenine sahip.Należy on obecnie do osoby fizycznej.
Bedeni sık tüylerle kaplıdır.Najprawdopodobniej ciało pokryte piórami.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod