Ana içeriğe geç
Sözlük

bedeni ile cümle

bedeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsan ve diğer canlıların bedeninin birinci parçalarıdır.2 - partea anterioară a corpului omenesc și a unor animale.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Pe acoperișul său se află minaretul moscheii Nabi Daud (Profetul David).
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.În exteriorul organismului uman, ouăle pot supraviețui până la trei săptămâni.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Punctul culminant îl constituie înțelegerea proporțiilor corpului uman.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.Un hoit este cadavrul sau carcasa unui animal mort.
Sauron'un bedeni yokolur ama bir Maia olduğu için ruhu kurtulur ve Orta-Dünya'ya geri döner.Dar sufletul lui Al Baker ajunge pe Lună și corpul său rămâne pe Pământ.
Bu bakımdan “soy bilim, tıpkı menşe analizi gibi, bedenin ve tarihin eklemlendiği yerdedir.”În note adiționale, „Astfel, chiar și produsele care sunt vândute ca și exemple ale tradiției și moștenirii.
Bedeni Karanlık Yumurtaya düşmüştür.Femela depune ouă în locurile întunecoase.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Az emberi testen kívüli tojások legfeljebb három héten keresztül maradnak életben.
Gandolfini'nin bedeni 23 Haziran tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'ne iade edildi.Gandolfini földi maradványait 2013. június 23-án szállították haza az Egyesült Államokba.
Peter Parker'ın bedeni ise gayet dinçtir.Peter Parker élete nem egyszerű.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Idővel képessé vált testét egyfajta szerves jéggé átalakítani.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.György egészsége soha nem jött már teljesen rendbe.
Bedeni Nisan 1989 yılına kadar bulunamamasına rağmen Muratov cinayeti de, soruşturma ile bağlantılı bulundu.Muratov megölését is az ismeretlenhez kapcsolták, habár a testét csak 1989 áprilisában találták meg.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.A Biblia szerint Jézus ekkor mondta a kenyérre és borra, hogy az az ő teste és vére.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.A bor Krisztus vérét, a kenyér pedig testét jelképezi.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.A monizmus álláspontja ezzel szemben az, hogy az elme és a test eredendően nem különbözik.
Dizi, Atkinson'un tabiriyle "yetişkin adam bedeninin içindeki çocuk" olan Mr. Bean'in maceralarını anlatır.Atkinson szerint Bean „egy gyerek egy felnőtt férfi testében”.
Kabak bedeni temizler, sinirleri yatıştırır.Erősíti a vesét és nyugtatja az idegeket.
Fakat insan ruhu hiçbir zaman yeniden hayvan bedeninde doğmaz.Ez a halhatatlan lélek aztán újjászületik egy gyermek testében.
Son kitapta Melez Kampındaki Kahinin yeni bedeni.A farok az angolna testének legutolsó testtája.
Bedeninin diğer kısımlarına silah işlemez.Karjaik testük többi részétől nem különülnek el.
Pelikan, kolejin adına bir göndermedir: "corpus christi", Latincede "İsa'nın bedeni" anlamına gelir.Jelmondata: In aedificationem Corporis Christi, azaz: Krisztus Testének építéséért.
Yaratık, bedeninden çıkıyor ve mağaranın derinliklerine gidiyor.A lény meghal, lekerül a csatatérről, és a temetőbe kerül.
Destana göre Bişma, savaştan sonra bedeni oklarla parçalanmış olarak bir yatakta 56 gün yatmıştır.HEMK: 56 év után is ökölbe szorul a kéz.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Isildurin ruumista luultavasti ei koskaan löydetty.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Kalmo on kuollut ihmisen ruumis.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Peli loppuu kohtaukseen, jossa Alyx suree isänsä ruumiin äärellä.
Cuma sabahı uyandıklarında Tess ile Anna kendilerini birbirlerinin bedeni içinde bulurlar.Seuraavana aamuna Anna ja Tess huomaavat kauhukseen siirtyneensä toistensa ruumiisiin.
3 Yemin; Kılıcınızı masumların bedeninden uzak tutun.Heart Breaker: Lyö vastustajiaan miekallaan tärkeisiin ruumiinosiin.
Ayrıca insan bedeninin her parçasının güçlendirilmesine çok önem verdi.Kolmanneksi, hän laittoi liikaa painoa miehen osuudelle lisääntymisessä.
Vücut Sanatı insan bedeni üzerine ya da insan bedeni içererek yapılan sanat disiplinidir.Kehotaide tai vartalotaide (engl. body art) on ihmisen keholla tai keholle tehtyä taidetta.
Kadın birkaç gün sonra ölür ve bedeni gömülmek üzere kefenlenir.Pian hän löytyy kuolleena, ja ryhmä hautaa hänet.
Bunlara göre insan bedeni yok olduktan sonra ruh, Tanrı'ya dönecektir.Ihmisen sielun katsotaan olevan kuolematon ja ruumiin elämän päättyessä sielu palaa takaisin Jumalan luo.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Sarja keskittyy ihmiskehon toimintaan.
İflas etmiş bedeni nedeniyle işten çıkarıldı.Hän saa kuitenkin potkut hoitovirheen takia.
Bedeni sık tüylerle kaplıdır.Aivotyrää peittää usein iho.
Bedeni New York'ta başarılı bir ajana aittir.Kumina on Suomessa muinaistulokas.
Onun bedeni ise ırmağın derinliklerinde dev ve karanlık bir balığa dönüşmüş.Naaras on ruumiinrakenteeltaan pitkulainen ja suuriruinen kala.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Έξω από το ανθρώπινο σώμα, τα αυγά μπορούν να επιβιώσουν έως και τρεις εβδομάδες.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Έτσι αυξάνεται το μέγεθος του σώματός της.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.Το πόδι της ποτέ δεν θεραπεύτηκε πλήρως.
Aldini ise bunları insan bedeni üzerinde denemeye kararlıydı.Η αλδολάση ανευρίσκεται σ’ όλους τους ιστούς του σώματος.
Ve ruh bedeni terk edince ölüm gerçekleşir.Η ψυχή επιβιώνει μετά τον θάνατο του σώματος.
Bedeninin duruşu ve hortumu AUM'un tasviridir.Η εμφάνιση και αίσθηση του Full Tilt!
Bedeni terketse bile geri dönebilir.Όταν ξαναγυρίσεις στον πρώτο μπορεί να έχει φύγει.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.Σε ορισμένα κόκκινα φύκια μπορεί να λάβει τη μορφή μιας καχεξίας εντός του θαλλού.
Çünkü Sam Winchester Lucifer'ın bedenidir.Det viser sig at Sam selv er Lucifer.
Cuma sabahı uyandıklarında Tess ile Anna kendilerini birbirlerinin bedeni içinde bulurlar.Næste dag vågner Tess op i Annas krop og Anna op i Tess krop.
Dizi, Atkinson'un tabiriyle "yetişkin adam bedeninin içindeki çocuk" olan Mr. Bean'in maceralarını anlatır.Atkinson har beskrevet Mr. Bean som "et barn i en voksen mands krop".
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Når han bliver forvandler får hans krop form som is.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Regeringen blev dog ført af hans moder.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Monisme er den holdning at sind og krop ikke er ontologisk adskilte entiteter (uafhængige substanser).
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Nebelhorn kan nås med en kæmpe svævebane.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.Nadverens brød og vin er Jesu sande legeme og blod, som giver syndernes forladelse og forener med Kristus.
Bedeni ve şovlarıyla döneminin seks sembolü oldu.De blev et symbol på tiden og dens vildskab.
"Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir.Dette er min kropp som gis for dere.
Bedeninin alaca olmasından dolayı ona "Alaş" (ya da Alaşa) adını verirler.Disse insektene har fått sitt navn ettersom de ikke har harde, men bløte (lite kitiniserete) dekkvinger.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Hodet skal harmonere med kroppsstørrelsen.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.Lik eller kadaver er en død kropp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod