Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Lograron hacer que Tina se siente, pero su cuerpo ya estaba sin vida y cayó al suelo nuevamente.
Elizabeth, komada olan bedeninin yanında kalmaya karar verir.Watson, sin embargo, decide quedarse junto a su amigo.
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Dos días más tarde, su cuerpo fue encontrado en Constantina.
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.En caso de empate, (cosa no infrecuente), no hay ningún desempate, sino que se comparte la medalla.
Otopsi sonucunda Bates'in bedeninde 150 ayrı yara izi bulundu.En la autopsia se encontraron hasta 41 heridas de arma blanca.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Su cadáver es encontrado por su esposa.
İğnelerle kaplı bedeninden yanlara doğru 9 çift kadar farklı boylarda çıkıntı uzanır.Se dice que puede saltar sobre sus enemigos desde nueve direcciones distintas.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Está enterrada en el cementerio Smolensk, en San Petersburgo.
Bu şekilde bedeninizi en doğru şekilde ölçmüş olursunuz.Por eso tienes que mantener la cabeza en plena forma.
İnsan bedeni de onun eseriydi.Eso era lo que quedaba de su amigo.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.Dos: el detective/policía fracasará.
Böylece Deidara Gaara'nın bilinçsiz bedenini de alarak güçbela kaçmayı başarmıştır.Al final, logran quemar el cuerpo de Desjardin.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Uno dei due ragazzi è vicino a Kristen e, quando sta per toccarla, Kristen si sveglia urlando.
Bedenin her yerine iğneler batıyormuş gibi korkunç acılar çeker.Pare che soffra tremendamente il solletico su tutto il corpo.
Tıpkı benim bedenimin başkası için olduğu gibi.Tuttavia, proprio come per qualsiasi altra istituzione umana...
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Ha un corpo tozzo delle dimensioni di un uomo.
Şarkının temasında bir erkek bedenini cennetteki bir yıldızla bir tutmaktadır.Il testo della canzone affianca il corpo maschile al corpo celeste delle stelle.
Klaus'un ruhuysa Tyler'ın bedenine haps olmuştur.Questo perché Bonnie ha trasferito Klaus nel corpo di Tyler.
Aslında Lena'nın da cansız bedeni uzanmaktadır.È la stessa Lauren a trovare il suo corpo senza vita.
Chucky tekrar dönmüş ve hala Andy'nin bedeninin peşindedir.Suonate le trombe, è tornato De André.
Ancak aslında başarılı olmuştur ve Bell' in bilinci Olivia' nın bedenine girmiştir.In pratica l'anima di Bell si è trasferita momentaneamente nel corpo di Olivia.
Cinsiyet bedenin morfolojisini ve sınırını belirleyen siyasi bir şekillendirme olabilir mi?Ma può l'economia liberale sorreggere il corpo sociale ed il corpo sessuale?
Saldırı, de León'un bedeninin %24'ünde yanma etkisi göstermiştir.L'acido aveva danneggiato il 43% del suo corpo.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni."Creazione dell'uomo o destino dell'uomo?
Amy Lee onun cansız bedenini görmüş ve hayatında unutamayacağı bir yara olarak aklına kazımıştır.Permette a Leo di conoscere che tipo di vita avrebbe avuto se non fosse stato malato.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.La carcassa è il corpo di un animale morto.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.È lei in seguito, a scoprire il corpo del marito.
Tom, Meri'nin bedenini ilk inceleyen oldu.Том был первым, кто исследовал тело Мэри.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Tol dayoos!», что переводится как «О Аллах!
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Сет разорвал тело Осириса на четырнадцать частей и разбросал по семь частей в Верхнем и Нижнем Египте.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Необходимо найти объём этого тела.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Один из мальчиков склоняется над Кристен, и та внезапно резко хватает его за руку и заходится криком.
Bedeni, gözü ve(ya) kulağı yoğun olarak yoran işler.Вращение небыстрое, ровное и до самого горизонта.
Aynı yıl ünitede 9 bedenin çözüldüğü anlaşılmıştır.Тело девятого строителя обнаружили днём в тот же день.
Daha sonra, yaratıcı ruh ve bedeni birleştirdi.В нём соединяются дух и тело.
Samantha/Sam ise aslında kadın bedeninde doğmuş bir erkektir.Эдди ощущает себя женщиной, родившейся в мужском теле.
Eğer Hortkuluk'un sahibinin bedeni yok olursa kişi hayatta kalmaya devam eder.Если тень вернуть хозяину, то человек оживает.
Onuncu Doktor'un bedeni bu yoğun radyasyon'dan dolayı rejenerasyon geçirmek zorunda kalmıştır.Десятый Доктор регенерирует, получив смертельную дозу радиации.
Böylece bedenin yalnızca sol yanı rakibe açık tutulur.В застывшем теле остался жить только левый глаз.
Pantomim oyuncusunun bedeni kendisini oluşturduğu nesnenin boyunduruğu altındadır.Тело актёра кремировали согласно его желанию.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Им удалось поднять Тину в сидячее положение, но её тело уже было безжизненным и снова упало на землю.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Игра заканчивается видом Аликс, плачущей над телом погибшего отца.
“Katanayla değil, tüm bedeninizle kesin!” diye bir öğretisi olduğu belirtilmektedir.Но надо знать, что настоящее „ты“ — это не твоё тело, а твоя душа».
İnanışlara göre "Karakırnak"; kadına benzeyen, bedeni baştan başa kıllarla örtülü bir varlıktır.Душа и тело — вот что человек считает своим, о чём беспрестанно печется.
Bedenin bir tarafında pislik varsa onu önceden güzelce temizlemek.Если вам нужно положить руку на чьё-то плечо, это сделать легче, если ты уже делал это раньше.
Şurayla ve bedenimle sınırlı değilim.Я не хочу ограничивать себя этими рамками.
Bedeni zarar görmez bir hale gelir ve büyük ağırlıkları kaldırabilecek bir güce sahip olur.Он не обделён физической силой и обладает, к тому же, сильным, чистым голосом.
Bu olayda insan bedeninin kapasitans özelliğini kullanmış oluyoruz.Я подумал, что быть может, возможно использовать в данном случае это свойство тел.
Yahudiye Valisi Pontius Pilatus'tan İsa'nın cansız bedenini isteme cesaretini göstermişti.Пилат приказывает ему найти исчезнувшее тело Иисуса.
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Через 8 дней после аборта её тело было найдено в душе.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Его тело было брошено у двери его брата.
Bedeni terk ettiğinde insan ölür.Она не гибнет, когда погибает тело.
Bedeni terketse bile geri dönebilir.Вероятно я буду мёртвой, когда ты вернёшься.
Tanrı doğasının İsa'nın bedeniyle ilgisi yoktur.Все пророчества об Иисусе не имеют к нему никакого отношения.
Bedeni yakıldı ve Berlin'deki bir mezarlığa gömüldü.Умер от инфаркта и похоронен в Берлине.
Harry kıl payı oradan kurtulur ve Cedric'in de ölü bedenini alarak anahtarla Hogwarts'a geri döner.Гарри разрывает цепь и берётся за тело Седрика и за Кубок-портал, что способствует его возвращению в Хогвартс.
Günler sonra babanın ölmüş bedenini dağın zirvesinde bulurlar.Однако на следующий день на берегу моря находят труп его отца.
Bu duyguların beden üzerindeki yansıması bedenin genel duruşu, yüz ifadesi ve kas hareketlerinde gözlenebilir.Это поле можно почувствовать по его действию на волоски на руках или лице.
2. sezonun başında Gorath'ın bedenine girmiştir.Также захватил тело Гармадона во 2-м сезоне.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Во внешней среде яйца могут сохраняться более 2 лет.