Dilerim kısa sürede bedenini geri alırsın.Ελπίζω να βρεις γρήγορα το σώμα σου.
Dilerim kısa sürede bedenini geri alırsın.Надеюсь, ты поскорее вернёшь своё тело.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Me han vuelto los recuerdos de cuando perdí mi cuerpo.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Mina minnen av när min kropp togs har kommit tillbaka.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Mine minder, fra da jeg fik kroppen, begynder at komme tilbage.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Muistoni siitä, kun ruumiini siirtyi, ovat palanneet.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Ouve, recuperei as memórias de quando o meu corpo foi levado.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Sono tornati i ricordi di quando il mio corpo è stato portato via.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Wróciła mi pamięć tej chwili, w której zabrano mi ciało.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Άκου, οι αναμνήσεις μου από όταν έχασα το σώμα επέστρεψαν.
Dinle. Bedenimin alınışıyla ilgili anılarım geri geldi.Ко мне вернулись воспоминания о том, как я лишился тела.
Dizleri oğlunun bedenini taşıyabilmek için açılmış. .Її коліна дещо збільшено, щоб помістити тіло мертвого сина
Duruş şekli de çok gerçekçi, öylesine oturuvermemiş, bedeni çöküyor gibi, başı eğilmiş.Его торс наклонен, голова опущена.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric, anna ruumiisi minulle.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric, da' a me il tuo contenitore, il tuo corpo.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric, dame tu recipiente... tu cuerpo.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric, dá o teu contentor... dá-me o teu corpo.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric... Ge din behållare, din kropp till mig.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edward Elric ... Giv din beholder, din krop til mig.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Edwardzie Elricu, oddaj mi swoje naczynie, swoje ciało.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Έντουαρντ Έλρικ, δώσε το σαρκίο... το σώμα σου, σε μένα.
Edward Elric, kabını... bedenini bana ver.Эдвард Элрик, дай свой сосуд... своё тело мне.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Als ik niet naar mijn lichaam terugging, zou ik deze wereld moeten verlaten.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Ich wusste, wenn ich nicht zurückkehre, müsste ich diese Welt für immer verlassen.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Jeg vidste at hvis jeg ikke vendte tilbage til min krop, måtte jeg efterlade denne verden for altid.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Je savais que si je ne retournais pas dans mon corps, j'aurais du quitter ce monde pour toujours.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.전 제가 저 몸에 돌아가지 않으면 이 세상과 영원히 작별하리라는 걸 알고 있었죠.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Sabia que se não voltasse para o meu corpo, tinha que deixar este mundo para sempre.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Sabía que si no regresaba a mi cuerpo, tendría que dejar este mundo para siempre.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Sapevo che se non fossi tornata nel mio corpo avrei dovuto lasciare questo mondo per sempre.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Saya tahu jika saya tidak kembali ke tubuh saya, saya akan meninggalkan dunia ini selamanya.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Știam că dacă nu mă întorc în corp, va trebui să părăsesc această lume definitiv.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Tôi biết rằng nếu mình không quay lại cơ thể, tôi sẽ phải vĩnh biệt thế giới này mãi mãi.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Tudtam, hogy ha nem térek vissza a testembe, akkor örökre el kell hagyjam ezt a világot.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Věděla jsem, že jestli se nevrátím do svého těla, budu muset opustit tento svět navždy.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Vedela som, že ak sa do svojho tela nevrátim, musela by som tento svet navždy opustiť.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Wiedziałam, że jeśli nie wrócę do swojego ciała, opuszczę ten świat na zawsze.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Ήξερα ότι αν δεν επέστρεφα στο σώμα μου, θα έπρεπε να φύγω απ' αυτόν τον κόσμο για πάντα.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Знаех, че ако не се върна към тялото си, ще трябва да напусна този свят завинаги.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.Я знала, что если не вернусь в своё тело, то должна буду навсегда покинуть этот мир.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.ידעתי שאם אני לא אחזור לגוף שלי, אצטרך לעזוב את העולם הזה לנצח.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.كنت أعرف لو لم أرجع إلى جسدي ، كان لزاما علي أن ترك هذا العالم إلى الأبد.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.命をかけた戦いでした
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.A keď vyjde od niekoho semeno súlože, umyje celé svoje telo vodou a bude nečistý až do večera.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Als een man een zaadlozing heeft gehad, moet hij zich helemaal baden en zal onrein zijn tot de avond.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Apabila seorang laki-laki mengeluarkan mani, ia harus mandi tetapi tetap najis sampai matahari terbenam
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır."Cuando alguien tenga emisión de semen, lavará con agua todo su cuerpo y quedará impuro hasta el anochecer
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Ha valamely férfiúnak magömlése van, mossa meg az egész testét vízben, és tisztátalan legyen estvéig.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Hễ người nam di tinh, phải tắm trọn mình trong nước, và bị ô uế đến chiều tối.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Hễ người nam di_tinh , phải tắm trọn mình trong nước , và bị ô_uế đến chiều_tối .
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.In če možu uide seme združenja, naj si izkoplje vse telo v vodi, in bodi nečist do večera.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.설정한 자는 전신을 물로 씻을 것이며 저녁까지 부정하리라
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Kun miehellä on ollut siemenvuoto, pesköön hän koko ruumiinsa vedessä ja olkoon saastainen iltaan asti.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.L`homme qui aura une pollution lavera tout son corps dans l`eau, et sera impur jusqu`au soir.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.L'uomo che avrà avuto un'emissione seminale, si laverà tutto il corpo nell'acqua e sarà immondo fino alla sera
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Muž, z něhož by vyšlo símě scházení, zmyje vodou všecko tělo své, a bude nečistý až do večera.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Når der går Sæd fra en Mand, skal han bade hele sit Legeme i Vand og være uren til Aften.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Når det går sæd fra en mann, da skal han bade hele sitt legeme i vann og være uren til om aftenen.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Omul care va avea o scurgere a seminţei în somn să-şi scalde tot trupul în apă, şi va fi necurat pînă seara.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Também se sair de um homem o seu sêmem banhará o seu corpo todo em água, e será imundo até a tarde.