Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.vì chúng ta là các chi thể của thân Ngài.
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.vì chúng_ta là các chi thể của thân Ngài .
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.Zijn lichaam, waarvan wij deel uitmaken.
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.επειδη μελη ειμεθα του σωματος αυτου, εκ της σαρκος αυτου και εκ των οστεων αυτου.
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.потому что мы члены тела Его, от плоти Его и от костей Его.
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.тим що ми члени тіла Його, від тіла Його і від костей Його.
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.כי אברי גופו אנחנו משברו ומעצמיו׃
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.لاننا اعضاء جسمه من لحمه ومن عظامه.
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.因 我 們 是 他 身 上 的 肢 體 。 〔 有 古 卷 在 此 有 就 是 他 的 骨 他 的 肉
Çünkü bizler Onun bedeninin üyeleriyiz.因我 們是 他 身上 的 肢體 。 〔 有 古 卷 在 此 有 就是 他 的 骨 他 的 肉
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.Albowiem jeszcze był w biodrach ojcowskich, gdy wyszedł przeciwko niemu Melchisedek.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.căci era încă în coapsele strămoşului său, cînd a întîmpinat Melhisedec pe Avraam.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.car il était encore dans les reins de son père, lorsque Melchisédek alla au-devant d`Abraham.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.denn er war ja noch in den Lenden des Vaters, da ihm Melchisedek entgegenging.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.egli si trovava infatti ancora nei lombi del suo antenato quando gli venne incontro Melchìsedek
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.for han var ennu i sin fars lend dengang da Melkisedek møtte ham.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.kajti bil je še v očetovih ledjih, ko mu je prišel Melhizedek naproti.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.이는 멜기세덱이 아브라함을 만날 때에 레위는 아직 자기 조상의 허리에 있었음이니라
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.lebo vtedy bol ešte v bedre otcom, keď mu vyšiel vústrety Melchisedech.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.Mert õ még az atyja ágyékában vala, a mikor annak elébe ment Melkisédek.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.Nebo ještě v bedrách otce byl, když vyšel proti němu Melchisedech.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.porquanto ele estava ainda nos lombos de seu pai quando Melquisedeque saiu ao encontro deste.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.Porque él todavía estaba en el cuerpo de su padre cuando Melquisedec le salió al encuentro
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.sillä hän oli vielä isänsä kupeissa, kun Melkisedek meni tätä vastaan.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.thi han var endnu i Faderens Lænd, da Melkisedek gik denne i Møde.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.ty han var ännu i sin stamfaders länd, när Melkisedek gick denne till mötes.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.vì lúc Mên-chi-xê-đéc đi đón tiên tổ, thì Lê-vi còn ở trong lòng tổ phụ.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.vì lúc Mên-chi-xê-đéc đi đón tiên_tổ , thì Lê-vi còn ở trong lòng tổ_phụ .
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.Διοτι εν τη οσφυι του πατρος αυτου ητο ετι, οτε συνηντησεν αυτον ο Μελχισεδεκ.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.ибо он был еще в чреслах отца, когда Мелхиседеквстретил его.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.Ще бо в череслах отецьких був, як зустрів його Мелхиседек.
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.כי עוד בירך האב היה בצאת מלכי צדק לקראתו׃
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.لانه كان بعد في صلب ابيه حين استقبله ملكي صادق
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.因 為 麥 基 洗 德 迎 接 亞 伯 拉 罕 的 時 候 、 利 未 已 經 在 他 先 祖 的 身 中 。 〔 身 原 文 作 腰
Çünkü Melkisedek İbrahimi karşıladığı zaman, Levi hâlâ atasının bedenindeydi.因為 麥基洗德 迎接 亞伯拉罕 的 時候 、 利未 已 經在 他 先祖 的 身中 。 〔 身 原文 作 腰
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.Albowiem mąż jest głową żony, jako i Chrystus głową kościoła; a on jest zbawicielem ciała.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.căci bărbatul este capul nevestei, după cum şi Hristos este capul Bisericii, El, Mîntuitorul trupului.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.De man leidt zijn vrouw, zoals Christus Zijn Gemeente leidt; Hij gaf Zijn leven om haar te redden!
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.for mannen er hustruens hoved, likesom Kristus er menighetens hoved, han som er sitt legemes frelser.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.kajti mož je glava ženi, kakor tudi Kristus glava cerkvi; on je tudi rešitelj telesa.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.이는 남편이 아내의 머리 됨이 그리스도께서 교회의 머리 됨과 같음이니 그가 친히 몸의 구주시니라
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.lebo muž je hlavou ženy, jako aj Kristus je hlavou cirkvi, a on je Spasiteľom tela.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.Mert a férj feje a feleségének, mint a Krisztus is feje az egyháznak, és ugyanõ megtartója a testnek.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.Nebo muž jest hlava ženy, jako i Kristus jest hlava církve, a onť jest Spasitel těla.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.sillä mies on vaimon pää, niinkuin myös Kristus on seurakunnan pää, hän, ruumiin vapahtaja.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.thi en Mand er sin Hustrus Hoved, ligesom også Kristus er Menighedens Hoved. Han er sit Legemes Frelser.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır."Затова ще остави човек баща си и майка си, и ще се привърже към жена си и двамата ще станат една плът".
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.потому что муж есть глава жены, как и Христос глава Церкви, и Он же Спаситель тела.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.тим що чоловік голова жінки, як і Христос голова церкви, і Він спаситель тіла.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.כי האיש הוא ראש האשה כאשר המשיח הוא ראש העדה והוא מושיע של הגוף׃
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.لان الرجل هو راس المرأة كما ان المسيح ايضا راس الكنيسة. وهو مخلّص الجسد.
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.因 為 丈 夫 是 妻 子 的 頭 、 如 同 基 督 是 教 會 的 頭 . 他 又 是 教 會 全 體 的 救 主
Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.因 為 丈夫 是 妻子 的 頭 、 如同 基督 是 教會 的 頭 . 他 又是 教會 全 體 的 救主
Çünkü o an sadece benim bedenim ve müzik var gibi.Bởi tại thời điểm đó, dường như là, cơ thể tôi hòa vào âm nhạc.
Çünkü o an sadece benim bedenim ve müzik var gibi.Car à ce point c'est en fait juste mon corps et la musique.
Çünkü o an sadece benim bedenim ve müzik var gibi.Denn dann gibt es eigentlich nur noch meinen Körper und die Musik.
Çünkü o an sadece benim bedenim ve müzik var gibi.Karena pada saat itu sebenarnya seperti hanya badan saya dan musik.
Çünkü o an sadece benim bedenim ve müzik var gibi.춤추는 그 순간에 저와 음악은 실제로 완전히 하나가 돼요.
Çünkü o an sadece benim bedenim ve müzik var gibi.Mert akkor tényleg csak a testem és a zene van.
Çünkü o an sadece benim bedenim ve müzik var gibi.Pentru că în momentul ăla sunt doar, parcă e doar corpul meu și muzica.