Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Z té příčiny rozveselilo se srdce mé, a zplésala sláva má, ano i tělo mé v bezpečnosti přebývati bude.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Δια τουτο ευφρανθη η καρδια μου και ηγαλλιασεν η γλωσσα μου ετι δε και η σαρξ μου θελει αναπαυθη επ' ελπιδι.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Затова се зарадва сърцето ми, и развесели се душата+ ми, А още и плътта ми ще пребивава в увереност.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.לכן שמח לבי ויגל כבודי אף בשרי ישכן לבטח׃
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.لذلك فرح قلبي وابتهجت روحي. جسدي ايضا يسكن مطمئنا.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.因 此 我 的 心 歡 喜 、 我 的 靈 〔 原 文 作 榮 耀 〕 快 樂 . 我 的 肉 身 也 要 安 然 居 住
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.因此 我 的 心歡喜 、 我的靈 〔 原文 作 榮耀 〕 快樂 . 我 的 肉身 也 要 安然 居住
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Aussi mon coeur est dans la joie, et ma langue dans l`allégresse; Et même ma chair reposera avec espérance,
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Bởi cớ đó , lòng tôi vui_vẻ , lưỡi tôi mừng_rỡ , Và xác_thịt tôi cũng sẽ yên_nghỉ trong sự trông_cậy ;
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Bởi cớ đó, lòng tôi vui vẻ, lưỡi tôi mừng rỡ, Và xác thịt tôi cũng sẽ yên nghỉ trong sự trông cậy;
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Daar ben ik zo blij om dat ik het moet uitzingen! Er is zelfs hoop voor mijn lichaam.
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Darum ist mein Herz fröhlich, und meine Zunge freuet sich; denn auch mein Fleisch wird ruhen in der Hoffnung.
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.De aceea, mi se bucură inima, şi mi se veseleşte limba; chiar şi trupul mi se va odihni în nădejde:
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Derfor glædede mit Hjerte sig, og min Tunge jublede, ja, også mit Kød skal bo i Håb;
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.derfor gledet mitt hjerte sig og min tunge jublet, ja endog mitt kjød skal legge sig til hvile med håp;
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.이러므로 내 마음이 기뻐하였고 내 입술도 즐거워하였으며 육체는 희망에 거하리니
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Per questo si rallegrò il mio cuore ed esultò la mia lingua; ed anche la mia carne riposerà nella speranza
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Por tanto, se alegró mi corazón, y se gozó mi lengua; y aun mi cuerpo descansará en esperanza
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Preto sa rozveselilo moje srdce, a môj jazyk splesal, áno i moje telo bude stániť na nádeji,
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Protož rozveselilo se srdce mé, a zplésal jazyk můj, nýbrž i tělo mé odpočine v naději.
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Przetoż rozweseliło się serce moje i rozradował się język mój, nadto i ciało moje odpocznie w nadziei;
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Sentähden minun sydämeni iloitsee ja kieleni riemuitsee, ja myös minun ruumiini on lepäävä toivossa;
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Tega se je razveselilo srce moje in se je obradoval jezik moj, pa še tudi meso moje bo počivalo v upanju,
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Δια τουτο ευφρανθη η καρδια μου και ηγαλλιασεν η γλωσσα μου ετι δε και η σαρξ μου θελει αναπαυθη επ' ελπιδι.
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Затова се зарадва сърцето ми, и развесели се езикът ми, А още и плътта ми ще престоява в надежда;
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.От того возрадовалось сердце мое и возвеселился язык мой; даже и плоть моя упокоится в уповании,
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.Тим звеселилось серце мов, і зрадїв язик мій; ще ж і тіло мов оселить ся в надії.
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.לכן שמח לבי ויגל כבודי אף בשרי ישכן לבטח׃
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.لذلك سرّ قلبي وتهلل لساني حتى جسدي ايضا سيسكن على رجاء.
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.所 以 我 心 裡 歡 喜 、 我 的 靈 〔 原 文 作 舌 〕 快 樂 . 並 且 我 的 肉 身 要 安 居 在 指 望 中
Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.所以 我心裡歡 喜 、 我的靈 〔 原文 作舌 〕 快樂.並且 我 的 肉身 要 安居 在 指望 中
Bu, nerdeyse bedenimdeki tüm hücrelerin yeniden yaratıldığı anlamına gelir.Das heißt ja, dass jede Zelle meines Körpers, ich weiß nicht wieviele neue Zellen, erzeugt hat
Bu, nerdeyse bedenimdeki tüm hücrelerin yeniden yaratıldığı anlamına gelir.Esto debe de significar que cada célula en mi cuerpo ha creado.... bien................
Bu, nerdeyse bedenimdeki tüm hücrelerin yeniden yaratıldığı anlamına gelir."그건 마치 제 몸속 모든 세포가 만들어지는 것 같네요"
Bu, nerdeyse bedenimdeki tüm hücrelerin yeniden yaratıldığı anlamına gelir.To chyba tak, jakby każda komórka naszego ciała się replikowała.
Bu, nerdeyse bedenimdeki tüm hücrelerin yeniden yaratıldığı anlamına gelir.זה ממש מדהים!
Bu, nerdeyse bedenimdeki tüm hücrelerin yeniden yaratıldığı anlamına gelir.هذا لا بد أن يعني أن كل خلية في جسمي.. حسنا
Bunlar fiziksel bedenimize bağlı olan aynı 7 renkMit látnál, ha egy embert egy éteri prizmán át néznél?
Bunlar fiziksel bedenimize bağlı olan aynı 7 renkTe same kolory są przywiązane do naszych ciał.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.Além disso, filho meu, sê avisado. De fazer muitos livros não há fim; e o muito estudar é enfado da carne.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.A nad to viac, môj synu, daj sa poučiť! Robeniu kníh nieto nijakého konca, a mnoho čítať je zomdlením tela.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.És igyekezett a prédikátor megtudni sok kivánságos beszédeket, igaz írást és igaz beszédeket.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.내 아들아 또 경계를 받으라 여러 책을 짓는 것은 끝이 없고 많이 공부하는 것은 몸을 피곤케 하느니라
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.Lại, hỡi con, hãy chịu dạy: người ta chép nhiều sách chẳng cùng; còn học quá thật làm mệt nhọc cho xác thịt.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.Sicer pa, sin moj, daj se posvariti: sestavljanje mnogih knjig nima konca, in mnogo učenja utruja telo.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.ויתר מהמה בני הזהר עשות ספרים הרבה אין קץ ולהג הרבה יגעת בשר׃
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.وبقي فمن هذا يا ابني تحذر. لعمل كتب كثيرة لا نهاية والدرس الكثير تعب للجسد.
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.我 兒 、 還 有 一 層 、 你 當 受 勸 戒 . 著 書 多 、 沒 有 窮 盡 . 讀 書 多 、 身 體 疲 倦
Bunların dışındakilerden sakın, evladım. Çok kitap yazmanın sonu yoktur, fazla araştırma da bedeni yıpratır.我兒 、 還有 一 層 、 你 當受勸戒 . 著書 多 、 沒有窮盡 . 讀書 多 、 身 體 疲倦
Bunları, söz gelişi, ön-hücremizin bedenini oluşturmak için kullanabiliriz.그리고 저희는 이것들을 프로토셀의 주요부를 만들기 위해 쓸 수 있다는 것을 알아냈습니다
Bunları, söz gelişi, ön-hücremizin bedenini oluşturmak için kullanabiliriz.Právě z takových struktur můžeme vytvořit tělo protobuňky.
Bunları, söz gelişi, ön-hücremizin bedenini oluşturmak için kullanabiliriz.We kunnen ze gebruiken om het lichaam van onze protocel te maken.
Bunları, söz gelişi, ön-hücremizin bedenini oluşturmak için kullanabiliriz.ואנו יכולים להשתמש בהן, אפשר לומר, כדי להרכיב את הגוף של הפרוטו-תא.
Bunları, söz gelişi, ön-hücremizin bedenini oluşturmak için kullanabiliriz.ويمكننا استخدامها، كما يقولون، لتشكيل كتلة خليتنا الأولية.
Bunları, söz gelişi, ön-hücremizin bedenini oluşturmak için kullanabiliriz.我々のプロトセルを作れるわけです 同様に
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Ano já sám, když rozvažuji své bídy, tedy se děsím, a spopadá tělo mé hrůza.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Aun cuando recuerdo, me espanto; y el estremecimiento se apodera de mi carne
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Bo co sobie wspomnę, tedy się lękam, a strach zdejmuje ciało moje.
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Cînd mă gîndesc, mă înspăimînt, şi un tremur îmi apucă tot trupul:
Bunu düşündükçe içimi korku sarıyor, Bedenimi titreme alıyor.Ha visszaemlékezem, mindjárt felháborodom, és reszketés fogja el testemet.