Ana içeriğe geç
Sözlük

bedeni ile cümle

bedeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Herefter volde ingen mig uleilighet! for jeg bærer Jesu merketegn på mitt legeme.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Hinfort mache mir niemand weiter Mühe; denn ich trage die Malzeichen des HERRN Jesu an meinem Leibe.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.이 후로는 누구든지 나를 괴롭게 말라 내가 내 몸에 예수의 흔적을 가졌노라
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Må nu ingen härefter vålla mig oro; ty jag bär Jesu märken på min kropp.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Na ostatek niechaj mi nikt trudności nie zadaje; albowiem ja piętna Pana Jezusowe noszę na ciele mojem.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Que personne désormais ne me fasse de la peine, car je porte sur mon corps les marques de Jésus.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Ước gì từ nay về sau , chẳng ai làm_khó cho tôi , vì trong mình tôi có đốt dấu_vết của Ðức_Chúa_Jêsus vậy .
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Ước gì từ nay về sau, chẳng ai làm khó cho tôi, vì trong mình tôi có đốt dấu vết của Ðức Chúa Jêsus vậy.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Впрочем никто не отягощай меня, ибо я ношу язвы Господа Иисуса на теле моем.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.На останок, нехай нїхто не завдає менї журби; бо я рани Господа Ісуса на тїлї моїм ношу.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.מעתה איש אל ילאני עוד כי את חבורות האדון ישוע אני נשא בגויתי׃
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.في ما بعد لا يجلب احد عليّ اتعابا لاني حامل في جسدي سمات الرب يسوع
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.從 今 以 後 、 人 都 不 要 攪 擾 我 . 因 為 我 身 上 帶 著 耶 穌 的 印 記
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.從 今以 後 、 人都 不要 攪擾 我 . 因為 我 身上 帶 著 耶穌 的 印記
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Älköön siis synti hallitko teidän kuolevaisessa ruumiissanne, niin että olette kuuliaiset sen himoille,
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Deci, păcatul să nu mai domnească în trupul vostru muritor, şi să nu mai ascultaţi de poftele lui.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Jangan lagi membiarkan dosa menguasai hidupmu yang fana agar Saudara jangan menuruti keinginanmu yang jahat
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.그러므로 너희는 죄로 너희 죽을 몸에 왕노릇 하지 못하게 하여 몸의 사욕을 순종치 말고
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Laat de zonde dan niet meer heersen in uw sterfelijk lichaam. Wees geen slaaf meer van uw slechte begeerten.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.La derfor ikke synden herske i eders dødelige legeme, så I lyder dets lyster;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Låten därför icke synden hava väldet i edra dödliga kroppar, så att I lyden deras begärelser.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Naj torej ne kraljuje greh v vašem smrtnem telesu, da poslušate poželenja njegova.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Não reine, portanto, o pecado em vosso corpo mortal, para obedecerdes �s suas concupiscências;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Nepanujž tedy hřích v smrtelném těle vašem, tak abyste povolovali jemu v žádostech jeho.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Ne uralkodjék tehát a bûn a ti halandó testetekben, hogy engedjetek néki az õ kívánságaiban:
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Niechże tedy nie króluje grzech w śmiertelnem ciele waszem, żebyście mu posłuszni byli w pożądliwościach jego.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Non regni più dunque il peccato nel vostro corpo mortale, sì da sottomettervi ai suoi desideri
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.No reine, pues, el pecado en vuestro cuerpo mortal, de modo que obedezcáis a sus malos deseos
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Que le péché ne règne donc point dans votre corps mortel, et n`obéissez pas à ses convoitises.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Så lad da ikke Synden herske i eders dødelige Legeme, så I lyde dets Begæringer;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.So lasset nun die Sünde nicht herrschen in eurem sterblichen Leibe, ihr Gehorsam zu leisten in seinen Lüsten.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Vậy , chớ để tội_lỗi cai_trị trong xác hay chết của anh_em , và chớ chiều theo tư dục nó .
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Vậy, chớ để tội lỗi cai trị trong xác hay chết của anh em, và chớ chiều theo tư dục nó.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Ας μη βασιλευη λοιπον η αμαρτια εν τω θνητω υμων σωματι, ωστε κατα τας επιθυμιας αυτου να υπακουητε εις αυτην,
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Итак да не царствует грех в смертном вашем теле, чтобы вам повиноваться ему в похотях его;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Нехай же не царює гріх у смертному вашому тїлї, так щоб коритись йому в похотях його;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Тогава какво? Да грешим ли, защото не сме под закон, а под благодат? Да не бъде!
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.אם כן אפוא אל תמלך החטאת בגופכם אשר ימות לנטות אחריה בתאותיו׃
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.اذا لا تملكنّ الخطية في جسدكم المائت لكي تطيعوها في شهواته.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.所 以 不 要 容 罪 在 你 們 必 死 的 身 上 作 王 、 使 你 門 順 從 身 子 的 私 慾
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.所以 不 要 容罪 在 你 們 必死 的 身上 作 王 、 使 你 門順從 身子 的 私慾
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.(15:9) От того возрадовалось сердце мое и возвеселился язык мой; даже и плоть моя успокоится в уповании,
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Aussi mon coeur est dans la joie, mon esprit dans l`allégresse, Et mon corps repose en sécurité.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Azért örül az én szívem és örvendez az én lelkem; testem is biztosságban lakozik.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Bởi cớ ấy lòng tôi vui vẻ, linh hồn tôi nức mừng rỡ; Xác tôi cũng sẽ nghỉ yên ổn;
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Bởi cớ ấy lòng tôi vui_vẻ , linh_hồn tôi nức mừng_rỡ ; Xác tôi cũng sẽ nghỉ yên_ổn ;
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Daarom is er vreugde in mijn hart en ben ik gelukkig. God zorgt ook voor mijn lichamelijk welzijn.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Darum freut sich mein Herz, und meine Ehre ist fröhlich; auch mein Fleisch wird sicher liegen.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.De aceea inima mi se bucură, sufletul mi se veseleşte, şi trupul mi se odihneşte în linişte.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Derfor glædes mit Hjerte, min Ære jubler, endogså mit Kød skal bo i Tryghed.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Derfor gleder mitt hjerte sig, og min ære* fryder sig; også mitt kjød skal bo i trygghet. / {* d.e. sjel.}
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Di questo gioisce il mio cuore, esulta la mia anima; anche il mio corpo riposa al sicuro
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Fördenskull gläder sig mitt hjärta, och min ära fröjdar sig; jämväl min kropp får bo i trygghet.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.이러므로 내 마음이 기쁘고 내 영광도 즐거워하며 내 육체도 안전히 거하리니
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Porquanto está alegre o meu coração e se regozija a minha alma; também a minha carne habitará em segurança.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Por tanto, se alegró mi corazón, y se gozó mi lengua. También mi cuerpo descansará en seguridad
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Preto sa raduje moje srdce, a moja sláva plesá, áno, ešte i moje telo bude bývať bezpečne.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Sebab itu hatiku gembira dan jiwaku bersorak, dan tubuhku beristirahat dengan tentram
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Sentähden minun sydämeni iloitsee ja sieluni riemuitsee, ja myös minun ruumiini asuu turvassa.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Tega se veseli srce moje in raduje se slava moja, tudi meso moje bo počivalo brez skrbi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bedeni ile cümle - Sayfa 39 - bedeni kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App