Bu çocuğun bedenini aldım!Jeg har taget hans krop!
Bu çocuğun bedenini aldım!Opanowałem jego ciało.
Bu çocuğun bedenini aldım!Valtasin tämän tyypin ruumiin.
Bu çocuğun bedenini aldım!Πήρα το σώμα αυτού του τύπου!
Bu çocuğun bedenini aldım!Я завладел его телом!
Bu da kendi bedenimizin gerçek hayatta uzay boşluğunda olduğunu duyularımız yoluyla hissetmemizdir.측면 중 하나는 자기 수용 감각의 개념입니다. 현실 공간 속에 자신의 몸에 대한 감각을 말하죠.
Bu da kendi bedenimizin gerçek hayatta uzay boşluğunda olduğunu duyularımız yoluyla hissetmemizdir.la percepción de mi propio cuerpo en el espacio del mundo real.
Bu da kendi bedenimizin gerçek hayatta uzay boşluğunda olduğunu duyularımız yoluyla hissetmemizdir.la perception de mon propre corps dans l'espace dans le monde réel.
Bu da kendi bedenimizin gerçek hayatta uzay boşluğunda olduğunu duyularımız yoluyla hissetmemizdir.שאנו חושבים עליו הרבה, זה מושג שנקרא תפיסה עצמית, התחושה של הגוף שלי בחלל, בעולם האמתי.
Bu da kendi bedenimizin gerçek hayatta uzay boşluğunda olduğunu duyularımız yoluyla hissetmemizdir.هو أننا نفكر كثيراً عن فكرة استقبال الحس العميق الإحساس لجسمي في فضاء في العالم الحقيقي.
Bu da kendi bedenimizin gerçek hayatta uzay boşluğunda olduğunu duyularımız yoluyla hissetmemizdir.これは現実世界の空間における 自分の身体の感覚です 腕を伸ばした時に 指先がどこにあるかを
Bu da neydi? Bedenim mi?Τι ήταν αυτό; Το σώμα μου;
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!Aber ich erkannte: "Aber ich lebe noch!
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!꾸겨넣을 방법이 없다고. 하지만 저는 깨달았어요. "나는 아직도 살아있다!
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!la enormidad de mi ser dentro de este cuerpo tan pequeño.
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!l'enormità del mio essere all'interno di questo minuscolo corpicino.
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!Nie potrafiłam sobie wyobrazić, jak można wcisnąć ogrom, którym byłam, z powrotem do małego ciała.
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!את כל הכבירוּת הזו של עצמי בחזרה לגוף הזעיר הזה.
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!أنه من المستحيل أن أقدر على ضغط ضخامة نفسي مرة أخى داخل هذا الجسد الصغير
Bu devleşmiş halimi şu minicik bedenimin içine tekrar sığdırmam asla mümkün olmayacak!押し込めるのは無理だろうなと思ったのを覚えています しかし私は"でもまだ私は生きてる!"と思いました
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.어니스트 입니다. 기본적으로 어니스트는 불량 청소년 물고기라고 보시면 될 것 같습니다.
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.là một trẻ phạm tội vị thành niên trong thân xác một con cá.
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.הבחור הזה, ארנסט, שהוא בעצם פושע צעיר בגוף של דג.
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.انه ارنيست وهو احدى الشبان المجرمين ولكنه في جسد سمكة
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.非行少年の− 魚です
Bu gayet iyi. Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.- khá tốt - được gắn vào cơ thể của một diễn viên.
Bu gayet iyi. Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.상당히 괜찮죠. 연기자의 몸에 붙어서...
Bu gayet iyi. Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.انها جيدة للغاية . تم وصل الرأس على جسم ممثل آخر .
Bu gayet iyi. Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.テストは成功し スタジオを安心させることができました
Bugün, bedenim demeçlere ve kelime sınırlarına sığmak zorunda olan, TV'de yayınlanmış bir katliamdı.Oggi, il mio corpo era un massacro in TV che doveva rientrare nei limiti del servizio e delle parole.
Bugün, bedenim TV'de yayınlanmış bir katliamdı.Hoy, mi cuerpo a sido una masacre televisada.
Bugün, bedenim TV'de yayınlanmış bir katliamdı.Hoy, mi cuerpo ha sido una masacre televisada.
Bugün, bedenim TV'de yayınlanmış bir katliamdıOggi, il mio corpo era un massacro in TV.
Bugün, bedenim TV'de yayınlanmış bir katliamdı.Oggi, il mio corpo era un massacro in TV.
Bugün, bedenim TV'de yayınlanmış bir katliamdı Ve size söyleyeyim,Hoy, Mi cuerpo fue una masacre televisada y dejeme decirle
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Atunci el s-a dedicat trup și suflet chimiei, pentru că era singurul refugiu pentru tristețea lui.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.그것은 우연히도 자기의 온몸과 마음을 모두 화학공부에 쏟아 부을 때였는데 그것 만이 자기의 슬픔에 유일한 위로였기 때문이었죠.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Sự việc này cùng lúc với khi ông dồn hết tâm trí và sức lực vào hóa học bởi vì đó niềm an ủi duy nhất với ông.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.Це співпало з часом, коли він душею і тілом віддався хімії, тому, що це було його єдиною розрадою.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.היה זה באותו זמן בו הוא הקדיש עצמו באופן מוחלט לכימיה כיון שזו הייתה הנחמה היחידה לעצב שלו.
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.وكان هذا متواكباً مع انغماسه قلباً وقالباً في الكيمياء فقد كانت عزائه الوحيد لأحزانه
Bu kendi bedenini ve ruhunu kimyaya adadığı zamana denk geldi. çünkü acısının tek tesellisi buydu.父が化学に没頭するきっかけとなりました それが悲しみを癒す唯一の方法だったのです 一日中 師匠にたくさんの質問をして
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.Det här är utan tvekan din brors kropp.
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.Dette er uden tvivl din brors krop.
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.Este es el cuerpo de tu hermano.
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.Este é, sem dúvida, o corpo do teu irmão.
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.Questo è proprio il corpo di tuo fratello.
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.Tämä on veljesi ruumis.
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.To bez wątpienia ciało twojego brata.
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.Αναμφίβολα, αυτό είναι το σώμα του αδελφού σου.
Bu kesinlikle ağabeyinin bedeni.Без сомнений, это тело твоего брата.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.A ďalej nech ma nikto netrápi, lebo ja nosím jazvy Pána Ježiša na svojom tele.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Älköön tästedes kukaan minulle vaivoja tuottako; sillä minä kannan Jeesuksen arvet ruumiissani.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Dále pak žádný mi nečiň zaměstknání, já zajisté jízvy Pána Ježíše nosím na těle svém.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Daqui em diante ninguém me moleste; porque eu trago no meu corpo as marcas de Jesus.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.De acum încolo nimeni să nu mă mai necăjească, pentrucă port semnele Domnului Isus pe trupul meu.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.De aquí en adelante nadie me cause dificultades, pues llevo en mi cuerpo las marcas de Jesús
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.D'ora innanzi nessuno mi procuri fastidi: difatti io porto le stigmate di Gesù nel mio corpo
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Ennekutána senki nékem bántásomra ne legyen; mert én az Úr Jézusnak bélyegeit hordozom az én testemben.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.Herefter volde ingen mig Besvær; thi jeg bærer Jesu Mærketegn på mit Legeme: