Bedenindeki Kutsal Taş Yaşayan Dünya'ya açılan yol.La pierre dans ton corps est la clé qui ouvre le monde des vivants.
Bedenindeki Kutsal Taş Yaşayan Dünya'ya açılan yol.Piatra Sacră din trupul tău deschide calea spre Lumea celor Vii.
Bedenindeki Kutsal Taş Yaşayan Dünya'ya açılan yol.Svatá kámen ve tvém těle otevírá cestu do Světa živých.
Bedenindeki Kutsal Taş Yaşayan Dünya'ya açılan yol.Sveti kamen v tvojem telesu odpira vrata v svet živih.
Bedenindeki Kutsal Taş Yaşayan Dünya'ya açılan yol."Święty Kamień" w twoim ciele otwiera drogę do Świata Żywych.
Bedenindeki Kutsal Taş Yaşayan Dünya'ya açılan yol.Светият камък в тялото ти ще отвори пътя към светът на живите.
Bedenindeki Kutsal Taş Yaşayan Dünya'ya açılan yol.האבן הקדושה בגופך .פותחת את השער לעולם בני האדם החיים
Bedenine ne oluyor?Cosa succede al suo corpo?
Bedenine ne oluyor?¿Qué ocurre con su cuerpo?
Bedenine ne oluyor?Какво се случва с тялото му?
Bedenin gerçek olamayacak kadar zarif gözükmesini sağlayacak aşırı bir değiştirmeden bahsetmiyorum.Není to ani tak nehezká deformace, jako spíše deformace,která zdůrazňuje jakousi nejvyšší eleganci.
Bedenin gerçek olamayacak kadar zarif gözükmesini sağlayacak aşırı bir değiştirmeden bahsetmiyorum.Non è tanto una brutta deformazione come una deformazione che accentua un tipo di estrema eleganza.
Bedenin gerçek olamayacak kadar zarif gözükmesini sağlayacak aşırı bir değiştirmeden bahsetmiyorum.Това е не толкова грозна деформация, колкото деформация, която излъчва един вид екстремна елегантност.
Bedenin gerçek olamayacak kadar zarif gözükmesini sağlayacak aşırı bir değiştirmeden bahsetmiyorum.Це не стільки потворні деформації, як вид деформацій, що підкреслює вид неповторної елегантності.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.A test szemének lezárása nem dönti el a sorsunkat.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Chiudere gli occhi del corpo non determina i nostri destini
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Daca inchidem ochii corpului aceasta nu ne decide destinul.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Fermer les yeux du corps ne détermine pas nos destins.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Poslední výdech nerozhoduje o našem osudu.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Thân xác nhắm mắt không quyết định số phận của chúng ta.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Unsere Schicksale entscheiden sich nicht in dem Moment, in dem wir die Augen des Körpers schließen.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Zamknięcie cielesnych oczu, nie decyduje o naszym losie.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Το κλείσιμο των ματιών του σώματος δεν ορίζει το πεπρωμένο μας.
Bedenin gözlerinin kapanışı, bizim kaderimize karar veremez.Последний вздох не завершает наши судьбы.
Bedenin herhangi bir sorunu yok.A testtel nincsen baj.
Bedenin herhangi bir sorunu yok.En het lichaam heeft geen problemen.
Bedenin herhangi bir sorunu yok.Et le corps n'est pas le problème.
Bedenin herhangi bir sorunu yok.Und der Körper ist nicht in Schwierigkeiten.
Bedenin herhangi bir sorunu yok.Y el cuerpo no tiene problemas.
Bedenini bilime bağışlıyor.A tudományra hagyja a holttestét.
Bedenini bilime bağışlıyor. Ciddiye almayın.Завещава тялото си на науката.
Bedenini bilime bağışlıyor.Nechává své tělo vědě, jako dárce orgánů.
Bedenini bilime bağışlıyor.Que quiere donar su cuerpo a la ciencia. No la tome en serio, bromea.
Bedenini bilime bağışlıyor.- Sie möchte der Wissenschaft dienen.
Bedenini bilime bağışlıyor.Ze geeft haar lichaam aan de wetenschap.
Bedenini bilime bağışlıyor.Zice că-şi lăsă corpul ştiinţei.
Bedenini bilime bağışlıyor.Αφήνει το σώμα της στην επιστήμη.
Bedenini bilime bağışlıyor.Что она говорит?
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Când i-am descoperit trupul, ne-am dat seama ce se întâmplase.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Cuando recobramos su cuerpo nos dimos cuenta de qué había fallado.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Khi khám nghiệm, chúng tôi tìm ra điều gì đã sai
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Kiedy wydobyliśmy jego ciało, odkryliśmy, co poszło nie tak.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;그의 시신을 발견했을 때 무엇이 잘못되었는지를 파악해봤습니다.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Lorsque nous avons récupéré son corps, nous avons compris ce qui avait mal tourné.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Quando recuperammo il suo corpo scoprimmo cosa andò storto.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Toen we zijn lichaam ophaalden, zagen we wat er was misgegaan.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Όταν βρήκαμε τo σώμα του καταλάβαμε τι είχε πάει στραβά.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Когато намерихме тялото му, разбрахме какво се е объркало.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Когда мы подняли его тело на поверхность, мы поняли, что произошло.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;Коли ми підняли його тіло на поверхню, ми зрозуміли, що пішло не так.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;כאשר חילצנו את הגופה שלו, הבנו שהוא טעה.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;عندما عثرنا على جثته، تبين لنا أنه توفي بالخطأ.
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;彼は単純なミスをしたのです
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.A rozmeci maso tvé po horách, a naplním údolí vysokostí tvou.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Dám tvoje telo na vrchy a vyplním doliny hromadou tvojich mŕtvol
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.E porei as tuas carnes sobre os montes, e encherei os vales da tua altura.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Ik zal de heuvels met uw vlees bedekken en de dalen met uw botten vullen.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.In razmečem meso tvoje po gorah ter doline napolnim z mrlino tvojo.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.I rozrzucę mięso twoje po górach, i napełnię doliny wysokością twoją,
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Îţi voi asvîrli carnea pe munţi, şi voi umplea văile cu sfărîmăturile tale.