Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Mia madre mi diceva sempre:
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Mijn moeder zei altijd: "Je moet weten wat er speelt in geest en lichaam."
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Moja matka zawsze mawiała, że trzeba być spostrzegawczym, znać swoje ciało i umysł.
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Майка ми винаги ми казваше: "Трябва да бъдеш наблюдателна, да знаеш какво става в ума и твоето тяло."
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.גם כן. אימי תמיד אמרה לי, "עליך להיות מסוגלת להבחין, לדעת מה מתרחש בנפשך וגופך."
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.لطالما اخبرتني امي ينبغي أن تكوني يقظة، تعرفي مالذي يدور في عقلك وجسدك
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.私の母はいつも私にこう言いました 「注意深く観察して自分の精神と体に 何が起きているか知る必要がある」
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.La puzza del cadavere della madre aveva invaso lo studio.
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.Le cadavre enfoui de la mère avait commencé à pourrir...
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.Зловоние от трупа его матери начало проникать в студию.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?"너희 중에 싸움이 어디로, 다툼이 어디로 좇아 나느뇨 너희 지체 중에서 싸우는 정욕으로 좇아 난 것이 아니냐"
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Varav uppkomma strider, och varav tvister bland eder? Månne icke av de lustar som föra krig i eder lemmar?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Звідкіля войни та свари в вас? Чи не звідсіля: з розкошів ваших, що воюють у членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Откуда у вас вражды и распри? не отсюда ли, отвожделений ваших, воюющих в членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Смирявайте се, пред Господа, и Той ще ви възвишава,.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?מאין המלחמות והמדנים אשר ביניכם הלא מתוך התאות המתגרות באבריכם׃
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?من اين الحروب والخصومات بينكم أليست من هنا من لذّاتكم المحاربة في اعضائكم.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們 中 間 的 爭 戰 鬥 毆 、 是 從 那 裡 來 的 呢 . 不 是 從 你 們 百 體 中 戰 鬥 之 私 慾 來 的 麼
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們中間 的 爭戰鬥毆 、 是 從那裡來 的 呢 . 不 是 從 你 們百體中戰鬥 之 私 慾來 的 麼
Aslanların yediği bir adamı düşünün. Bedenine ne oluyor?あなたの食べた鶏肉のニワトリと同じことだ
Aslına bakılırsa, belki de yalnızlığınızı tedavi etmek bedeninizi korumanın en önemli ölçütüdür.De hecho, curar su soledad quizá es la medida más importante de prevención que pueden hacer por su cuerpo.
Aslına bakılırsa, belki de yalnızlığınızı tedavi etmek bedeninizi korumanın en önemli ölçütüdür.Wyleczenie się z samotności może być najważniejszym środkiem profilaktycznym, jaki można zaaplikować ciału.
Aslına bakılırsa, belki de yalnızlığınızı tedavi etmek bedeninizi korumanın en önemli ölçütüdür.למעשה, ריפוי הבדידות שלכם הוא אולי המדד החשוב ביותר למניעה שאתם יכול להפעיל על הגוף שלכם.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.In feite neem mijn lichaam, die zal, neem deze dan zeg ik, het is niet mij.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.I själva verket tar min kropp som kommer, ta det jag säger, det är inte jag.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Itse ottaa kehoni joka, ottaa sen sanon, se ei ole minua.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.사실, 내 말을 받아 것입니다 내 몸을 타고 나야하지 않습니다.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Andナンタケット島のため、万歳三唱、そしてストーブのボートやストーブ本体来る
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Bahkan mengambil tubuhku yang akan, bawa saya katakan, itu bukan aku.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.De fapt, ţine corpul meu care va fi, duceţi-l spun, că nu sunt eu.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.De fato tomar o meu corpo que vai, levá-la eu digo, não é comigo.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.De hecho, tener mi cuerpo que, tome la que digo, no soy yo.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.En fait de prendre mon corps qui va, prenez-je dire, ce n'est pas moi.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Faktisk tager min krop, der vil tage det jeg siger, det er ikke mig.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.In der Tat meinen Körper, die nehmen wird, sage ich, ist es mir nicht.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Infatti prendere il mio corpo che, ci vuole dico, non sono io.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Trong thực tế cơ thể của tôi, sẽ đưa tôi nói, nó không phải là tôi.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Valójában hogy a testem, aki, pótolja azt mondom, ez nem én vagyok.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.V bistvu se moje telo, ki bo trajalo rečem, ni me.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Ve skutečnosti se moje tělo, které se bude, to si říkám, že nejsem já.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.V skutočnosti sa moje telo, ktoré sa bude, to si hovorím, že nie som ja.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.W rzeczywistości się moje ciało, które będzie się to mówię, to nie ja.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Στην πραγματικότητα να λάβει το σώμα μου που θα πάρει το λέω, δεν είναι εγώ.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Всъщност тялото ми, които ще вземат казвам, това не ми е.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.На самом деле взять мой орган, который будет, возьмите его я говорю, это не я.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.Насправді взяти мій орган, який буде, візьміть його я говорю, це не я.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.למעשה לקחת את גופי אשר, לקחת את זה אני אומר, זה לא בשבילי.
Aslında, diyorum sürer bedenim, ben değil.في الواقع تأخذ جسدي الذي سيكون ، وأعتبر أن أقول أنه ليس لي.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.Auróra agya befogadta ezt a mesterséges szerkezetet, a teste kiterjesztéseként.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.Auroras Gehirn das Gerät als eine Erweiterung ihres Körpers integriert.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.Aurorini možgani sprejeli to umetno napravo kot podaljšek svojega telesa.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.Aurořin mozek začlenil toto umělé zařízení jako rozšíření jejího těla.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.오로라의 뇌는 인공 기기를 신체의 일부로 포함시켰습니다.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.le cerveau d'Aurora s'est approprié cet équipement artificiel comme une extension de son corps.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.Não của Aurora đã sáp nhập thiết bị nhân tạo đó thành một phần mở rộng của cơ thể
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.המוח של אורורה כלל את אותו התקן מלאכותי כהרחבה של גופה.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.قام دماغ أورورا بتقبّل تلك الآلة الاصطناعيّة كأنّها امتداد من جسمها.
Aurora'nın beyni yapay cihazı, bedeninin bir uzantısı olarak dahil etti.統合させたのです オーロラにとっての自己は
Aurora'nın oyunu sadece düşünerek ve bedeninin müdahalesi olmadan oynamasını sağlamaktı.Aurora het spel te laten spelen met alleen haar gedachten, zonder tussenkomst van haar lichaam.
Aurora'nın oyunu sadece düşünerek ve bedeninin müdahalesi olmadan oynamasını sağlamaktı.오로라가 몸의 간섭을 받지 않고 생각만으로 그 게임을 할 수 있는지를 알아보고자 하는 생각이었죠.