Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но колкото повече говорех за него, толкова по-обективирано и разпокъсано ставаше тялото ми.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.Но чем больше я говорила об этом, тем более вещественным и фрагментарным становилось мое тело.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.אך ככל שדיברתי על זה, כך הפך גופי להראות בעיניי כאובייקט וכגוף מפוצל.
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.ولكن كل ما تحدثت عنه أكثر كلما أصبح جسدي "شيئا" كأجزاء
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.不過,我講起佢,講得愈多, 我嘅身體,就顯得越加似個冷冰冰、破碎嘅物體。
Ama hakkında ne kadar çok konuşursam, bedenim o kadar nesneleşti ve parçalara ayrıldı.私の身体は対象化され 断片化されていきました 私の身体はエンターテイメント になりました 新しい種類の商品-
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on hovoril o chráme svojho tela.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on mówił o kościele ciała swego.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on pravil o chrámu těla svého.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ali on je govoril o svetišču telesa svojega.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Dar El le vorbea despre Templul trupului Său.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.(Er aber redete von dem Tempel seines Leibes.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.그러나 예수는 성전된 자기 육체를 가리켜 말씀하신 것이라
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Maar Jezus sprak niet over de tempel! Hij bedoelde Zijn eigen lichaam.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ma egli parlava del tempio del suo corpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mais il parlait du temple de son corps.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mas ele falava do santuário do seu corpo.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men det var om sin kropps tempel han talade.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men han talte om sit Legemes Tempel.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men han talte om sitt legemes tempel.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mutta hän puhui ruumiinsa temppelistä.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Nhưng Ngài nói về đền thờ của thân thể mình.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Nhưng_Ngài nói về đền thờ của thân_thể mình .
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Õ pedig az õ testének templomáról szól vala.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Pero él hablaba del templo de su cuerpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Tetapi Rumah Tuhan yang dimaksudkan Yesus adalah tubuh-Nya sendiri
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Εκεινος ομως ελεγε περι του ναου του σωματος αυτου.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.А Он говорил о храме тела Своего.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Він же глаголав про церкву тіла свого.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.והוא דבר על היכל גויתו׃
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.واما هو فكان يقول عن هيكل جسده.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.但 耶 穌 這 話 、 是 以 他 的 身 體 為 殿
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.但 耶穌這話 、 是 以 他 的 身體 為殿
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.Hans hovedkrop er i skovens skygge.
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.Hans huvudkropp är i skogens skugga.
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.Il suo corpo principale è da qualche parte fra le ombre della foresta.
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.O corpo principal dele está algures nas sombas da floresta.
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.Sen oikea ruumis on metsän varjoissa.
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.Su cuerpo principal se esconde en las sombras del bosque.
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.Trzon jego ciała jest gdzieś w cieniu lasu.
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.Το κυρίως σώμα του είναι κάπου στις σκιές του δάσους.
Ana bedeni, ormandaki gölgelerde bir yerde.Его главное тело где-то в тенях леса.
Ana beden mi? O zırh, onun ana bedeni değil mi?Eikö haarniska ollutkaan sen ruumis?
Ancak aynı zamanda bu bedeni kucağında kolayca taşıyabilecek kadar büyük ve kuvvetli. .Všimnite si, ako hlboko je mramor vytesaný na tej látke.
Ancak ilk adımda, yalnızca bedenin faaliyetlerini gözlemlersiniz.Ma nel primo passo, tu stai osservando solo le attività del corpo.
Ancak ilk adımda, yalnızca bedenin faaliyetlerini gözlemlersiniz.Namun di tahap awal, kau hanya menyaksikan aktivitas tubuh.
Ancak ilk adımda, yalnızca bedenin faaliyetlerini gözlemlersiniz.Pero en la primera etapa, solo estás siendo testigo de las actividades de tu cuerpo.
Ancak ilk adımda, yalnızca bedenin faaliyetlerini gözlemlersiniz.אך בשלב הראשון, אתה עדים רק
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.A tested halt meg André, ez minden.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Corpul tau a murit, André, asta este tot.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Il tuo corpo è morto, André, Solo questo.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Là vậy đấy. Đừng động đậy.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Ton corps a péri André, rien que ça. Rien que ça. Ne bouge pas.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Tot? Lediglich dein Körper ist gestorben. Beweg dich nicht.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Tvé tělo zemřelo, André, To je vše.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Twoje ciało umarło, André, to wszystko.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Το σώμα σου πέθανε, Andre, αυτό είναι όλο.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Твоё тело умерло, Андре, вот и всё.
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.제 어머니가 항상 제게 "너는 자신을 잘 관찰해야만 한다, 네 몸과 마음에 무슨 일이 일어나고 있는지 알아야 한다" 라고 말씀하셨습니다.
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Ma mère m'a toujours dit : " Tu dois être observatrice, savoir ce qui se passe dans ton corps et ton esprit. "