Ana içeriğe geç
Sözlük

bedeni ile cümle

bedeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.在人体体外,龙线虫卵最长可存活三个星期。
Fakat güneş ışığına maruz kalan insan bedeni kendi D vitaminini üretebilme yetisine sahiptir.照射陽光的洋菇會大幅提高其維生素D含量。
Pelikan, kolejin adına bir göndermedir: "corpus christi", Latincede "İsa'nın bedeni" anlamına gelir.科珀斯克里斯蒂(Corpus Christi,拉丁语指“基督的身体”) 可以指代: 基督的身体,一個基督教的術語。
Ölüm, bir varlığın canlılığını yitirmesi, ruhun bulunduğu bedeni dönmemek üzere terketmesi şeklinde açıklanır.据说他们是因为人的灵魂(魄)无法离开尸体,才形成的。
Daha sonra şehre getirilen bedeni doğu kapısının dışındaki Makutabandhana'da yakılmıştır.霍集占入城後,便殺戮鄂對在城中的親屬。
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.憑依體無法控制被召物的肉體,只能將被召物的慾望指向對手。
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.사람의 몸에 대해서는 인체 문서를 참고하자.
Orada meleklerin yaratılış nedenlerini, nasıl yaratıldiklarını ve Adam-Kadamon'un bedenini görürler.얼굴은 천사와 같고, 그런 사람들이 하늘나라에 사는 천사들의 후계자들이었을 테니.”
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...아파서 신음하는 아이를 팔에 꼭 안고서.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.근육질의 거인이 도가, 빨간 머리 여성이 이사.
Bedeninin diğer kısımlarına silah işlemez.신체 각 부위에 무기가 내장되어 있다.
İflas etmiş bedeni nedeniyle işten çıkarıldı.비정규직 노동자가 성폭력을 당했다는 이유로 해고를 당했다.
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Bandersnatch 확 잡아채는 턱을 가진 몸짓이 재빠른 생물체.
Peter Parker'ın bedeni ise gayet dinçtir.피터 파커와의 관계는 복잡미묘해졌다.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.'아이는 너무 조용히 누워 있었다.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.הוא לקח את גופת אוסיריס שנמצאה בתוך התיבה וחתך אותה ל-14 חלקים שונים, אותם פיזר בכל מצרים לאורך נהר הנילוס.
Klaus'un ruhuysa Tyler'ın bedenine haps olmuştur.במקביל, מתברר שבוני שמה את נשמתו של קלאוס בגופו של טיילר.
Bedeni New York'ta başarılı bir ajana aittir.הוא גר לבדו כרווק נצחי בניו יורק.
İdam edildikten sonra bedeni sığındığı kilisenin duvarlarına atılmıştır.לאחר מותה, גופתה הושלכה מעבר לחומת הכנסייה אשר סיפקה לה מקלט.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.גופתה של פולר לא נמצאה מעולם.
Harvey bedeni yakılması için hazırladı.בילו ביקש שגופתו תישרף.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.נבלה, או פגר, היא גופת בעל חיים מת.
Şarkının temasında bir erkek bedenini cennetteki bir yıldızla bir tutmaktadır.מבחינה לירית בשיר מדונה משווה את הגוף הגברי לכוכב שבשמים.
İnsan bedeni de onun eseriydi.אני חושב גם שהדבר לגופו אינו נכון.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.הוא נקבר בבית הקברות הלותרני 'סמולנסק' בסנט פטרסבורג.
Ve ruh bedeni terk edince ölüm gerçekleşir.הנשמה ממשיכה להתקיים לאחר המוות הגופני.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Извън човешкото тяло, яйцата могат да оцелеят до три седмици.
Şarkının temasında bir erkek bedenini cennetteki bir yıldızla bir tutmaktadır.Текстът на песента съпоставя мъжкото тяло със звезда.
Seiza: Ruh ve Bedenin BütünlüğüПостът – изцеление на душата и тялото. –
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Той разрязал тялото на Озирис на 14 части и ги пръснал из цял Египет.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Тялото му е пренесено тайно в имението на майка му.
Bedenini duyu kullanımı aracılığıyla algılar; fakat, duyular kimi zaman güvenilmezdir.Той възприема своето тяло с помощта на усещанията, но те не могат да бъдат приети за надеждни.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.Притежава интересна окраска на тялото.
Aldini ise bunları insan bedeni üzerinde denemeye kararlıydı.Въпреки това, Хидан трябва да е свързан с тялото си за да го контролира.
Kadın birkaç gün sonra ölür ve bedeni gömülmek üzere kefenlenir.Няколко месеца по-късно тялото му е пренесено и погребано в Лешно.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Погребан е в Смоленското православно гробище в Санкт Петербург.
Uyku bir çeşit ölümdür ve ruhun hareketli kısmı bedeni terk eder.Смъртта е нещо, тя е отделяне на душата от тялото.
Kadın birkaç gün sonra ölür ve bedeni gömülmek üzere kefenlenir.Nekoliko dana kasnije njegovo tijelo je pokopano na Mirogoju.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Malo kasnije nađeno je još jedno truplo.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.Njegovo je tijelo sveti kruh, a krv vino.
Yahudiye Valisi Pontius Pilatus'tan İsa'nın cansız bedenini isteme cesaretini göstermişti.Josip iz Arimateje, zamolio je Poncija Pilata za dozvolu, da može pokopati Isusovo tijelo.
"Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir.Toto je moje telo, ktoré sa obetuje za vás.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Mŕtvola je mŕtve telo, najmä mŕtve ľudské telo.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Plný hnevu jeho telo roztrhá na štrnásť častí a porozhadzuje ich po Egypte.
Çünkü, Başkasının bedeni, benim için herhangi bir nesne değil, bir kültür nesnesidir.U človeka je to kultúrnosť, človek nemôže byť dokonalejší než kultúrny.
Bu ruh uykuda ve rüyada bedeni terk edebilir.Duša mohla vychádzať z tela aj v spánku, vtedy sa túlala po okolí.
Ölünün tamamının veya bedeninin çoğunun mevcut olması.Kompletne obklopujú ľudské telo alebo jeho časť.
Bedenin burada ikincil bir anlamı bulunmaktadır.Telo je dvojstranne súmerné.
Eser, insan bedeninin bir romanın sayfaları olabileceği fikri ile sahneye konmuştur.Duša predpokladá živé telo, aby jej obrazy mohli žiť.
Bir çocuğun cansız bedeni kollarımdaydı (ağlıyor)...Následkom úrazu v detstve mala deformovaný trup – vychýlené rameno.
Sokrat'a göre insan ruhu görünmez ve ölümsüzdü, bedeni sevk ve idare eden ruhtu.Podľa hinduizmu je duša (átman) nesmrteľná, zatiaľ čo telo podlieha zrodeniu a smrti.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.Ježiš rozdelil medzi svojich apoštolov chlieb a víno, ako telo a krv, ktoré sa za nás obetujú.
Frank’in cansız bedeni ile gemiye döndüğünde, HAL Dave’in gemiye yeniden girmesini onaylamaz.Ko se Dave vrača na ladjo s Frankovim truplom, mu HAL prepreči vstop.
O halde zihnin yetkinliği, bedenin yetkinliğinden geçecektir.Vaše fizično nasilje bomo prestrezali z močjo duše.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Tam se ne smejo odlagati človeški deli telesa.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.En fant stopi do Kristen in se je dotakne, nakar se ona zbudi in zakriči.
İnançlara göre bu ruh insanı öldürmez, bedenine zarar verir.Ljudje verjamejo, da ta izvir zdravi ne le telo ampak tudi dušo.
Bedeni, kıyafetleri, ailesi, arabası, banka hesabı gibi.Take stvari so obleke, denar, telo in družina.
Ip bedeni ise uca uygulanan kuvvetin üç katıyla gerilir.Trdna telese imajo samo tretjo možnost, po kateri se njih delci gibljejo.
Az ileride ise bedeni cansız olarak duruyordu.Kmalu po smrti so njegovo telo upepelili.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bedeni ile cümle - Sayfa 12 - bedeni kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App