Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.Sebagian dari diri saya menjadi terasing dari diri saya yang lain.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.Uma parte de mim havia se alienado de mim mesma.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.Una parte de mí se había alienado de mí misma.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.Una parte di me si era alienata da me stessa.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.Ένα κομμάτι μου είχε αποξενωθεί από τον εαυτό μου.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.Една част от мен се беше отчуждила от себе си.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.Частина мене відчужилась від самої себе.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.Часть меня как будто отделилась от меня.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.חלק ממני הפך לזר לי.
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.جزء مني أصبح غريبا عني
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.感覺自己有一部份唔再係自己咁
Bedenimin bir parçası bana yabancılaşmıştı.私は自分という存在を-
Bedenimin içinde yankılanıyor. Bu sesi gerçekten seviyorum.Se kajahtelee syvällä sisälläni.
Bedenimin içinde yankılanıyor.Den ringer i hele kroppen.
Bedenimin içinde yankılanıyor.Det ljuder i hela kroppen.
Bedenimin içinde yankılanıyor.Ecoa dentro do meu corpo.
Bedenimin içinde yankılanıyor.Odbija się echem w moim ciele.
Bedenimin içinde yankılanıyor.Resuena por todo mi cuerpo.
Bedenimin içinde yankılanıyor.Risuona profondamente nel mio corpo.
Bedenimin içinde yankılanıyor.Αντηχεί βαθιά μέσα μου.
Bedenimin içinde yankılanıyor.Он отдаётся во всём моём теле.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Aku mendengar kisah yang merasuk ke tubuhku.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Am auzit poveşti care mi-au pătruns în corp.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Escuché relatos que se metieron en mi cuerpo.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Ho sentito storie che sono entrate nel mio corpo.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Ich hörte Geschichten, die in meinen Körper hinein gelangten.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Ik hoorde verhalen die in mijn lichaam drongen.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Jag hörde berättelser som tog sig in i min kropp.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.J'ai entendu des histoires qui sont rentrées dans mon corps.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.저는 제 몸속으로 들어오는 이야기들을 들었습니다.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Olyan történeteket hallottam, amelyek behatoltak a testembe.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Ouvi histórias que penetraram o meu corpo.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Počula som príbehy, ktoré mi prenikli do tela.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Slyšela jsem příběhy, které se dostaly do mého těla.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Słyszałam historie, które weszły mi w ciało.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Tôi nghe nhiều câu chuyện mà thấm vào da thịt tôi.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Άκουσα ιστορίες που έφτασαν μέχρι το μεδούλι μου.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Чух истории, които влязоха вътре в тялото ми.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Я почула історії, які пройшли через моє тіло.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Я услышала истории, которые внедрились в мое тело.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.שמעתי סיפורים שנכנסו אל גופי.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.سمعت قصصاً حصلت داخل جسدي.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.呢地故事 貫穿佐我嘅身體。
Bedenimin mekânda kapladığı yeri tanımlayamadığımdan, kendimi devleşmiş, genişleyip yayılmış hissediyordum.Chciałam uciec, ale nie wiedziałam, jak określić pozycję ciała w przestrzeni.
Bedenimin mekânda kapladığı yeri tanımlayamadığımdan, kendimi devleşmiş, genişleyip yayılmış hissediyordum.파악할 수 없었기 때문에, 제가 거대하고 광대하게 느껴졌어요. 호리병에서 막 자유의 몸이 된 요정 지니처럼.
Bedenimin mekânda kapladığı yeri tanımlayamadığımdan, kendimi devleşmiş, genişleyip yayılmış hissediyordum.ורק רציתי לברוח. בגלל שלא יכולתי לזהות את מיקום גופי במרחב, הרגשתי עצומה וכבירה,
Bedenimin mekânda kapladığı yeri tanımlayamadığımdan, kendimi devleşmiş, genişleyip yayılmış hissediyordum.وأردت فقط أن أهرب. لأنني تعذر علي تحديد وضع جسدي في الفراغ، شعرت بالضخامة والتمدد
Bedenimin mekânda kapladığı yeri tanımlayamadığımdan, kendimi devleşmiş, genişleyip yayılmış hissediyordum.認識できませんでした 体が大きく拡大するように感じ ランプから解放されたばかりの精霊のようでした
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.A protože jsem již nebyla schopna identifikovat hranice svého těla, cítila jsem se obrovsky a rozpínavě.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.Dan karena saya tidak lagi bisa mengenali batas-batas tubuh saya, saya merasa besar dan luas.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.E como já não conseguia identificar os limites do meu corpo, senti-me enorme e expansiva.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.Eftersom jag inte längre kunde definiera min kropps gränser kände jag mig enorm och expansiv.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.En omdat ik niet langer aan kon geven waar mijn lichaam ophield, voelde ik me enorm en uitgestrekt.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.E poiché non potevo più identificare i confini del mio corpo, mi sentivo enorme e in espansione.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.In ker nisem več zaznavala meja svojega lastnega telesa, sem se počutila ogromna in raztegljiva.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.Ja koska en enää voinut tunnistaa vartaloni ääriviivoja, tunsin itseni valtavaksi ja avaraksi.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.제가 거대하고 광대한 것 같이 느껴졌어요. 모든 에너지가 하나로 느껴졌고,
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.Mivel már nem tudtam meghatározni a testem határait, hatalmasnak és kiterjedtnek éreztem magam.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.Nie umiałam określić granic ciała, więc czułam się ogromna i rozległa.
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.Og fordi jeg ikke længere kunne identificere min krops grænser, følte jeg mig enorm og udvidende.