Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Là vậy đấy. Đừng động đậy.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Ton corps a péri André, rien que ça. Rien que ça. Ne bouge pas.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Tot? Lediglich dein Körper ist gestorben. Beweg dich nicht.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Tvé tělo zemřelo, André, To je vše.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Twoje ciało umarło, André, to wszystko.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Το σώμα σου πέθανε, Andre, αυτό είναι όλο.
Andre, bedeniniz öldü hepsi bu.Твоё тело умерло, Андре, вот и всё.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Ecco perché l'annientamento fisico non ha effetto su di te.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Por eso la destrucción corporal no te ha hecho daño.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Rozumiem już, dlaczego nie odnosisz ran.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Så det var därför du inte blev skadad...
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Så det var derfor, du ikke kom til skade.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Για αυτό δεν σε τραυμάτισε η σωματική καταστροφή.
Anlıyorum. Demek bu yüzden bedensel tahrip seni yaralamadı.Так вот почему разрушение тела не причинило тебе вреда.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Äiti tietää aina, mitä kehon tarkoittaa.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Anya mindig tudja, mit jelent egy szervezetet.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Ibu selalu tahu apa yang tubuh berarti.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Madre sa sempre ciò che un corpo significa.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Madre siempre sabe lo que significa un cuerpo.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Mãe sempre sabe o que significa um corpo.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Mama întotdeauna ştie ce înseamnă un organism.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Mama vedno ve, kaj pomeni telo.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Mamma vet alltid vad en kropp innebär.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Matka vždy ví, co tělo znamená.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Matka vždy vie, čo telo znamená.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Matka zawsze wie, co oznacza ciało.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Mẹ luôn luôn biết những gì một cơ thể có nghĩa là.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Mère sait toujours ce qu'est un corps moyen.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Moeder weet altijd wat een lichaam betekent.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Mor altid ved, hvad en krop betyder.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Mutter weiß immer, was ein Körper bedeutet.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Η μητέρα ξέρει πάντα τι ένα σώμα μέσα.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Майката винаги знае какво означава орган.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Мати завжди знає, що тіло засобами.
Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.Мать всегда знает, что тело средствами.
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.제 어머니가 항상 제게 "너는 자신을 잘 관찰해야만 한다, 네 몸과 마음에 무슨 일이 일어나고 있는지 알아야 한다" 라고 말씀하셨습니다.
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Ma mère m'a toujours dit : " Tu dois être observatrice, savoir ce qui se passe dans ton corps et ton esprit. "
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Mia madre mi diceva sempre:
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Mijn moeder zei altijd: "Je moet weten wat er speelt in geest en lichaam."
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Moja matka zawsze mawiała, że trzeba być spostrzegawczym, znać swoje ciało i umysł.
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Майка ми винаги ми казваше: "Трябва да бъдеш наблюдателна, да знаеш какво става в ума и твоето тяло."
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.גם כן. אימי תמיד אמרה לי, "עליך להיות מסוגלת להבחין, לדעת מה מתרחש בנפשך וגופך."
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.لطالما اخبرتني امي ينبغي أن تكوني يقظة، تعرفي مالذي يدور في عقلك وجسدك
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.私の母はいつも私にこう言いました 「注意深く観察して自分の精神と体に 何が起きているか知る必要がある」
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.La puzza del cadavere della madre aveva invaso lo studio.
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.Le cadavre enfoui de la mère avait commencé à pourrir...
Annesinin ölü bedeninin kokusu stüdyoyu doldurmaya başladı.Зловоние от трупа его матери начало проникать в студию.
Annesi onun ne anlama geldiğini bildiğini söyledi. Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.어머니 그녀는 그가 무슨 뜻인지 알고있다. 어머니는 항상 시체가 무슨 뜻인지 알아.
Annesi onun ne anlama geldiğini bildiğini söyledi. Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.אמא אמרה שהיא יודעת למה הוא התכוון. אמא תמיד יודעת מה הגוף אומר.
Annesi onun ne anlama geldiğini bildiğini söyledi. Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.الأم وقالت إنها تعرف ما يقصده. الأم تعرف دائما ما يعني الجسم.
Annesi onun ne anlama geldiğini bildiğini söyledi. Anne her zaman bir beden ne anlama geldiğini bilir.彼女は黒いhersel'で保持していない。"私は黒の事を嫌い、"メアリーは言った。
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?"너희 중에 싸움이 어디로, 다툼이 어디로 좇아 나느뇨 너희 지체 중에서 싸우는 정욕으로 좇아 난 것이 아니냐"
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Varav uppkomma strider, och varav tvister bland eder? Månne icke av de lustar som föra krig i eder lemmar?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Звідкіля войни та свари в вас? Чи не звідсіля: з розкошів ваших, що воюють у членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Откуда у вас вражды и распри? не отсюда ли, отвожделений ваших, воюющих в членах ваших?
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?Смирявайте се, пред Господа, и Той ще ви възвишава,.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?מאין המלחמות והמדנים אשר ביניכם הלא מתוך התאות המתגרות באבריכם׃
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?من اين الحروب والخصومات بينكم أليست من هنا من لذّاتكم المحاربة في اعضائكم.
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們 中 間 的 爭 戰 鬥 毆 、 是 從 那 裡 來 的 呢 . 不 是 從 你 們 百 體 中 戰 鬥 之 私 慾 來 的 麼
Aranızdaki kavgaların, çekişmelerin kaynağı nedir? Bedeninizin üyelerinde savaşan tutkularınız değil mi?你 們中間 的 爭戰鬥毆 、 是 從那裡來 的 呢 . 不 是 從 你 們百體中戰鬥 之 私 慾來 的 麼