Ana içeriğe geç
Sözlük

beden ile cümle

beden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bedeninin diğer kısımlarına silah işlemez.Karjaik testük többi részétől nem különülnek el.
Pelikan, kolejin adına bir göndermedir: "corpus christi", Latincede "İsa'nın bedeni" anlamına gelir.Jelmondata: In aedificationem Corporis Christi, azaz: Krisztus Testének építéséért.
Yaratık, bedeninden çıkıyor ve mağaranın derinliklerine gidiyor.A lény meghal, lekerül a csatatérről, és a temetőbe kerül.
Destana göre Bişma, savaştan sonra bedeni oklarla parçalanmış olarak bir yatakta 56 gün yatmıştır.HEMK: 56 év után is ökölbe szorul a kéz.
Fiziksel bedenden çıkıldığında öte-âlem varlıklarının görülebileceği de ileri sürülmektedir.Mikor elhagyja régi testét megmutatkozik valódi alakja is.
Jim Morales: Kadic akademisinde beden öğretmenidir.Jim Morales on Kadicin koulun liikunnanopettaja.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Isildurin ruumista luultavasti ei koskaan löydetty.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Kalmo on kuollut ihmisen ruumis.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Peli loppuu kohtaukseen, jossa Alyx suree isänsä ruumiin äärellä.
Cuma sabahı uyandıklarında Tess ile Anna kendilerini birbirlerinin bedeni içinde bulurlar.Seuraavana aamuna Anna ja Tess huomaavat kauhukseen siirtyneensä toistensa ruumiisiin.
3 Yemin; Kılıcınızı masumların bedeninden uzak tutun.Heart Breaker: Lyö vastustajiaan miekallaan tärkeisiin ruumiinosiin.
Bu dönemi, organlarda ve bedende yapısal farklılaşma (organogenez) dönemi izler.Tämän jälkeen vesiliuos ja muodostuva orgaaninen faasi erotetaan toisistaan.
Ayrıca insan bedeninin her parçasının güçlendirilmesine çok önem verdi.Kolmanneksi, hän laittoi liikaa painoa miehen osuudelle lisääntymisessä.
Vücut Sanatı insan bedeni üzerine ya da insan bedeni içererek yapılan sanat disiplinidir.Kehotaide tai vartalotaide (engl. body art) on ihmisen keholla tai keholle tehtyä taidetta.
Bedensel (somatik) mutasyonlar bu anlamda kalıtsal değildir.Näiden sisäisellä järjestyksellä (permutaatio) ei ole väliä.
Kadın birkaç gün sonra ölür ve bedeni gömülmek üzere kefenlenir.Pian hän löytyy kuolleena, ja ryhmä hautaa hänet.
Bunlara göre insan bedeni yok olduktan sonra ruh, Tanrı'ya dönecektir.Ihmisen sielun katsotaan olevan kuolematon ja ruumiin elämän päättyessä sielu palaa takaisin Jumalan luo.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Sarja keskittyy ihmiskehon toimintaan.
İflas etmiş bedeni nedeniyle işten çıkarıldı.Hän saa kuitenkin potkut hoitovirheen takia.
Bedeni sık tüylerle kaplıdır.Aivotyrää peittää usein iho.
Ruh ve Beden Meselesi .Kehon ja mielen viisaus.
Ruh bedende eksik olan şeydir, yani beden kendini imleyici bir eksik olarak sunar.Sen sijaan tulee syödä mitä tahansa, mikä tekee ruumiin haluttomaksi lemmentoimiin.
Bedeni New York'ta başarılı bir ajana aittir.Kumina on Suomessa muinaistulokas.
Onun bedeni ise ırmağın derinliklerinde dev ve karanlık bir balığa dönüşmüş.Naaras on ruumiinrakenteeltaan pitkulainen ja suuriruinen kala.
Çocuklara eziyet, çocuklara yönelik bedensel saldırı ya da zihinsel ve duygusal incitmeye verilen addır.Heitä on lapsena pahoinpidelty ruumiillisesti tai henkisesti tai käytetty seksuaalisesti hyväksi.
Söz konusu varsayıma göre, tüm canlıların fiziksel bedenleri bu biyoplazmik bedenleri üzerine kuruludur.Entä jos kaikki ihmiskehon elimet aivolohkoja myöten vaihdetaan tällä tavoin?
Oldukça ağır biçimde beden eğitimi çalışır, her gün güvenli evlerinde sahip olduğu poligonlarda ateş eder.Päijät-Hämeen maanpuolustuspiiri pitää vuosittain yhteistoimintaharjoitukset Hälvälän ampumaradan maastossa.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Έξω από το ανθρώπινο σώμα, τα αυγά μπορούν να επιβιώσουν έως και τρεις εβδομάδες.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Έτσι αυξάνεται το μέγεθος του σώματός της.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.Το πόδι της ποτέ δεν θεραπεύτηκε πλήρως.
Aldini ise bunları insan bedeni üzerinde denemeye kararlıydı.Η αλδολάση ανευρίσκεται σ’ όλους τους ιστούς του σώματος.
İşleyişini, bir ilişkisellik içerisinde bedenler üzerinden gerçekleştirir.Χαϊδεύοντας τα υλικά του βρίσκεται σε μια σωματική σχέση μαζί τους.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Ο χρόνος ανάρρωσης του Cage από φυσικά τραύματα είναι γρηγορότερος από το κανονικό.
Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.Ακούνε τη φωνή των πνευμάτων, όχι με τη φυσική τους ακοή, αλλά με την ψυχική.
Ve ruh bedeni terk edince ölüm gerçekleşir.Η ψυχή επιβιώνει μετά τον θάνατο του σώματος.
Son görev yerinde, branşı beden eğitimi oldu.Με την τελευταία του ιδιότητα επισκέφθηκε επίσημα το Βουκουρέστι.
Bedeninin duruşu ve hortumu AUM'un tasviridir.Η εμφάνιση και αίσθηση του Full Tilt!
Bedeni terketse bile geri dönebilir.Όταν ξαναγυρίσεις στον πρώτο μπορεί να έχει φύγει.
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi'ni bitirdi.Ως συνέταιροι ολοκλήρωσε την επίσημη εκπαίδευση της σχολής του.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Σύμφωνα με το Χριστιανισμό, ο Ιησούς εξαγόρασε με τη θυσία του τις αμαρτίες του κόσμου.
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.Ο αρχηγός τους τους ενέπνευσε με τη δική του αποφασιστικότητα και τους δέσμευσε σε ένα συνεκτικό σύνολο.
Bu sefer kendini aşırı kilolu kızıl saçlı bir adamın bedeni içerisinde bulur.Σε ορισμένα κόκκινα φύκια μπορεί να λάβει τη μορφή μιας καχεξίας εντός του θαλλού.
Corpus separatum, Latince "ayrı beden" demektir.Corpus separatum er latinsk for "separeret krop".
Çünkü Sam Winchester Lucifer'ın bedenidir.Det viser sig at Sam selv er Lucifer.
Belirli beden dilsel işaretler kısmen bilinçli olarak meydana gelmektedir.Fagsprog - Særligt indforstået sprog præget af fagudtryk.
Ruh ve Beden Meselesi .Krop og begær.
Cuma sabahı uyandıklarında Tess ile Anna kendilerini birbirlerinin bedeni içinde bulurlar.Næste dag vågner Tess op i Annas krop og Anna op i Tess krop.
Dizi, Atkinson'un tabiriyle "yetişkin adam bedeninin içindeki çocuk" olan Mr. Bean'in maceralarını anlatır.Atkinson har beskrevet Mr. Bean som "et barn i en voksen mands krop".
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Når han bliver forvandler får hans krop form som is.
1) Sağlam bir beden.1 Stor tragt.
Hastanede iyileştikten sonra savaşın geri kalan bölümünü beden eğitimi öğretmeni olarak geçirdi.Efter at han var blevet helbredt, gjorde han resten af felttoget med som reservesekondløjtnant.
Randy West, Robert Redfordun beden düblorüydü.Pornostjernen Randy West var stand-in for Robert Redford i hans nøgenscener.
Birden bire her şey tek ve aynı bedende oluyormuş gibi olur.Det er først senere blevet klart at der er tale om ét og samme objekt.
Raskolnikov'un cezasını müteakip, (aklen ve bedenen) hasta düşer ve sonunda ölür.Katinkas tilstand forværres, og til sidst dør hun.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Regeringen blev dog ført af hans moder.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Monisme er den holdning at sind og krop ikke er ontologisk adskilte entiteter (uafhængige substanser).
Ölüm kişilerin yok oluşu değil beden ve ruhun birbirinden ayrılmasıdır.For muslimer betyder døden, at legeme og sjæl adskilles.
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Nebelhorn kan nås med en kæmpe svævebane.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.Nadverens brød og vin er Jesu sande legeme og blod, som giver syndernes forladelse og forener med Kristus.
Bedeni ve şovlarıyla döneminin seks sembolü oldu.De blev et symbol på tiden og dens vildskab.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
beden ile cümle - Sayfa 19 - beden kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App