Ana içeriğe geç
Sözlük

beden ile cümle

beden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar hem bedenden ayrılmışlardır hem de uzun ömürlüdürler.Přilétají Rozkoše a chystají se připravovat rozptýlení.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.Tělo Margaret Fuller nebylo nikdy nalezeno.
"Can bedenden çıktığı" için artık bu söze sadık kalması gerekmez.Co čtete toto psaní, nejsem již mezi živými.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Kosti se mohou dochovat nejlépe, pokud je tělo zakonzervováno v ledu.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Monismus je přesvědčení, že mysl a tělo nejsou ontologicky rozdílné entity.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.Přesněji ubližování na vlastním těle.
Raskolnikov'un cezasını müteakip, (aklen ve bedenen) hasta düşer ve sonunda ölür.Paní de Tourvel z žalu onemocní a nakonec zemře.
Kadın birkaç gün sonra ölür ve bedeni gömülmek üzere kefenlenir.O chvíli později najde několik mrtvol a je zavražděn.
Bedeni Karanlık Yumurtaya düşmüştür.Vajíčko vkládá do spodního vpichu.
Bedeni aşağı bırakıldı ve doktor kontrolünden sonra öldüğü açıklandı.Poté umírá a jeho tělo se po smrti zviditelní.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Jejich pán je pánem jejich majetku, jejich těla, jejich života.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Sergej Levickij je pohřben na hřbitově Smolenskoje v Petrohradě.
Mısırlılar, ölenin sonraki yaşamı için, ölü bedenin iyi korunması gerektiğini düşünüyorlardı.Za podmínku posmrtného života egypťané považovali uchování těla.
İnsan bedeninde 40'ın üstünde büzgen bulunur.Jiné zdroje uvádějí čtyřicetičlenné těleso.
Somatizasyon bozukluğu Fiziksel ve bedensel semptonları içeren psikyatrik bir durumdur.Transsexualita je stav nesouladu mezi psychickým a tělesným pohlavím.
Öldürmez ama insana bedenen zarar verir.Nezabíjí, ale těžce ohrožuje svým jedem.
Olayın bir de ruhsal yanı var ki, bedensel acının üstüne biniyor.Zde je další případ jak tělo ovlivňuje duši.
"Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir.A to budete činiti na památku těla mého, které jsem vám ukázal.
Bedenin her yerine iğneler batıyormuş gibi korkunç acılar çeker.Mám takovou horečku, že se mi na celém těle udělala vyrážka.
Son olarak akciğerler bedenden kopartılarak omuzlara konuluyordu.Mezi tyto posunky patřilo například ukazované vytržení srdce z těla.
Şurayla ve bedenimle sınırlı değilim.Jejich počet a délka nejsou omezeny.
Bedeni, gözü ve(ya) kulağı yoğun olarak yoran işler.El v-a creat voua auzul, văzul și inimile.
Oyun, Alyx babasının cansız bedeninin önünde ağlarken biter.Jocul se încheie cu Alyx plângând moartea tatălui.
İnsan ve diğer canlıların bedeninin birinci parçalarıdır.2 - partea anterioară a corpului omenesc și a unor animale.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Pe acoperișul său se află minaretul moscheii Nabi Daud (Profetul David).
Beden bu vitamini 30 yıla kadar saklayabilir.Corpul poate păstra cantități de vitamină până la 30 de ani fără să fie necesară aprovizionarea.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.În exteriorul organismului uman, ouăle pot supraviețui până la trei săptămâni.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Punctul culminant îl constituie înțelegerea proporțiilor corpului uman.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.Un hoit este cadavrul sau carcasa unui animal mort.
Beden hareketsiz kalarak yanar.Suflă în foc fără violență.
Sauron'un bedeni yokolur ama bir Maia olduğu için ruhu kurtulur ve Orta-Dünya'ya geri döner.Dar sufletul lui Al Baker ajunge pe Lună și corpul său rămâne pe Pământ.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Conform învățăturii creștine, Iisus a plătit prețul de răscumpărare pentru păcatele oamenilor pe cruce.
Bu bakımdan “soy bilim, tıpkı menşe analizi gibi, bedenin ve tarihin eklemlendiği yerdedir.”În note adiționale, „Astfel, chiar și produsele care sunt vândute ca și exemple ale tradiției și moștenirii.
Bedeni Karanlık Yumurtaya düşmüştür.Femela depune ouă în locurile întunecoase.
Zonka Freddy: Angelo'nun beden öğretmenidir.Coach Zonka) - Domnul Zonka este antrenorul de sport de la școala lui Angelo.
25 Ağustos 2011 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığında Okuliçi Beden Eğitimi Spor İzcilik Dairesi kapatılmıştır.Din data de 25 noiembrie 2008 este antrenorul portarilor eschipei Sportul Studențesc.
Ancak bittikten 5-6 ay sonra Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir.Declarațiile făcute după cinci ore petrecute în biroul Secției speciale pentru magistrați”.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Az emberi testen kívüli tojások legfeljebb három héten keresztül maradnak életben.
Gandolfini'nin bedeni 23 Haziran tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'ne iade edildi.Gandolfini földi maradványait 2013. június 23-án szállították haza az Egyesült Államokba.
Ölüm olayında ruh ve fiziksel beden birbirlerinden ayrılır.A halálkor a test és az elme elkülönül.
Peter Parker'ın bedeni ise gayet dinçtir.Peter Parker élete nem egyszerű.
Heyacanlı anlarda bedeni karakteristik buz haline dönüşebilir.Idővel képessé vált testét egyfajta szerves jéggé átalakítani.
Fuller'ın bedeni hiçbir zaman iyileştirilemedi.György egészsége soha nem jött már teljesen rendbe.
Bedeni Nisan 1989 yılına kadar bulunamamasına rağmen Muratov cinayeti de, soruşturma ile bağlantılı bulundu.Muratov megölését is az ismeretlenhez kapcsolták, habár a testét csak 1989 áprilisában találták meg.
İsa ekmekle şarabı aldı, kutsadı ve havarilerine, bunların, kendisinin bedeni ve kanı olduğunu söyledi.A Biblia szerint Jézus ekkor mondta a kenyérre és borra, hogy az az ő teste és vére.
Ruh ve Beden Meselesi .A test és lélek viszonylatában.
Ekmek İsa'nın bedenini, şarap ise İsa'nın kanını sembolize eder.A bor Krisztus vérét, a kenyér pedig testét jelképezi.
Beden Ölçü TablosuA ló belső értékmérői
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.A monizmus álláspontja ezzel szemben az, hogy az elme és a test eredendően nem különbözik.
Randy West, Robert Redfordun beden düblorüydü.A Las Vegas-i lovasban újra Robert Redforddal forgatott.
Ufakcüceler, daha küçük bedenli ve daha asosyal bir cüce grubuydu.Egy nagyobb testű törpefajta, vagy kisebb testű tyúk.
Dizi, Atkinson'un tabiriyle "yetişkin adam bedeninin içindeki çocuk" olan Mr. Bean'in maceralarını anlatır.Atkinson szerint Bean „egy gyerek egy felnőtt férfi testében”.
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu.A Testnevelés és a Sport Kiváló Dolgozója.
Yardımcı bina ise tek kat olmakla birlikte beden eğitimi dersleri burada işlenmektedir.A főépülettel együtt ezek zárják körül a díszudvart.
Kabak bedeni temizler, sinirleri yatıştırır.Erősíti a vesét és nyugtatja az idegeket.
Fakat insan ruhu hiçbir zaman yeniden hayvan bedeninde doğmaz.Ez a halhatatlan lélek aztán újjászületik egy gyermek testében.
Şiddetli kar yağışının altında ölü bedenler sokaklara yığılıyordu.A sűrű pelyhekben hulló hó beborítja a város utcáit.
Oysa cumhuriyetlerde beden yoktur.Ebben a világban a testeknek nincs neme.
Onlara göre Tanrı bedenlenmez.Isten nem csúfoltatik meg.
Son kitapta Melez Kampındaki Kahinin yeni bedeni.A farok az angolna testének legutolsó testtája.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod