beden ile cümle

beden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.Zij at geen vlees, kleedde zich in het wit en kastijdde haar lichaam met ontberingen.
İsa'nın ölümünden sonra Aramatyalı Yusuf, Pilatus'dan izin alıp İsa'nın bedenini mezara koyar.Tegen de avond gaat Jozef van Arimathea naar Pilatus en vraagt toestemming om Jezus te begraven.
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu.Voldoende lichaamsbeweging/sport.
Beden tamamiyle kirden, bedensi sıvılar ve deri üzerinde bulunan katı nesnelerden temizlenir.De mensen worden met ronde, rechtstreeks op het lichaam geplaatste hoofden afgebeeld.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Ze geneest iets sneller dan een normaal mens.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Hij werd geplaatst door zijn moeder bij familie.
Beden dikkatlice yıkanır.Het lichaam wordt netjes aangekleed.
İflas etmiş bedeni nedeniyle işten çıkarıldı.Waarschijnlijk uit het ambt gezet wegens illegale abortussen.
Onlar hem bedenden ayrılmışlardır hem de uzun ömürlüdürler.Voorstreek en de Eewal) vormen en deels gedempt zijn.
Ceset ile öyle şiddetli sevişir ki çürümüş beden kollarının arasında çatlamaya başlar.Daar wordt het zo intens tussen hen dat het eindigt in een kus.
Doğrulanmamış raporlara göre ölenlerin bedenlerinin üstündeki banka ve kredi kartları yağmalanmış.Banken blokkeerden uit voorzorg bankpassen en creditcards van de slachtoffers.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Taras Sjevtsjenko werd eerst begraven op de Smolensk Begraafplaats in Sint Petersburg.
1961'de alçı sargıları ile beden kısımları yapmaya başladı.In 1961 stopte hij met wielrennen.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.Descartes geeft hiermee aan dat geest en lichaam gescheiden zijn.
Pornografik film oyuncuları içinde en uzun ayakların kendi ayakları olduğunu iddia etti (36"/91 cm beden),.Banks claimt dat ze de langste benen heeft in de industrie (36"/91cm binnenmaat).
Abraham dışarı çıkar ve karısı ve çocuklarının cansız bedenlerini görür.Vervolgens ontdekt hij de levenloze lichamen van zijn vrouw en zijn dochter.
Dördüncü kurban Keith Bennett'in bedeninin orada yakıldığından şüphe edildi.Later werd bekend dat het andere slachtoffer, Keith Bender, werd neergeschoten door Proof.
Kişinin bedeni üzerinde şifalandırıcı etkisi vardır.Dit zou een verwarmend effect op het lichaam hebben.
Örneğin, alacaklı borcuna karşılık borçlunun bedeninden bir parça kesebilirdi.Hij wist de opgebouwde schulden van zijn broer af te betalen.
Bunun için de gerek zihinsel gerekse de bedensel yoğun bir eğitime girer.Dit alles door een juiste mentale instelling.
Beth'in cansız bedenini Daryl taşıyordur.Hij repareert Woody’s arm.
Bu anlamda beden, okuyup anlamlandırılması gereken bir kitap gibidir.Daar werd de plaatsnaam geschreven als Datmunda, te lezen als Gaimunda.
Bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış.Ommexecha brunneri is een rechtvleugelig insect uit de familie Ommexechidae.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Ida's lichaam werd nooit teruggevonden.
Bazı diğer hikâyelerde Buda'nın başka bedenlerde tekrar doğmuş varlığı konu olarak ele alınır.Onder zijn bewind kregen een aantal boeddhistische scholen hun bestaansrecht terug.
Bedeni, anayurduna gömülmedi ve yerli halk ruhundan korktuğu için adı gelecek nesillerde kullanılmadı.Het lichaam van Mata werd niet begraven in zijn geboorteplaats, daar de lokale bevolking zijn geest vreesde.
‘Bedenimiz Bizimdir!’ görüşü hâkimdir.Zijn lijfspreuk is dan ook 'In Justice We Trust!'
Engelli sporları toplumun bedensel veya zihinsel engeli bulunan üyeleri tarafından yapılan sporlardır.De sport is toegankelijk voor sporters met een bepaalde lichamelijke handicap of zintuiglijke handicap.
Ayrıca mürettebat ruhsal ve bedensel olarak iyi durumda değildi.Daar werd geconstateerd dat de beide kosmonauten er fysiek en geestelijk niet best aan toe waren.
Onun hangi beden ölçüsüne sahip olduğunu kesin bilmiyorum.Ik weet niet zeker welke maat ze heeft.
(34a) Sonunda, tanrı dünyanın ruhunu yarattı, ruhu dünyanın bedenininin merkezine koydu ve her yöne dağıttı.(34a) Ostatecznie, stworzył duszę świata, którą umieścił w centrum i rozproszył na wszystkie kierunki.
Geleneksel olarak tüm kadın kimonoları tek bedendir.Zgodnie z tradycją wszystkie kobiece kimono są tego samego rozmiaru.
Ruh ve Beden Meselesi .Ciało i dusza.
Bedeninin diğer kısımlarına silah işlemez.W pozostałych odcinkach nie używa broni.
Orada meleklerin yaratılış nedenlerini, nasıl yaratıldiklarını ve Adam-Kadamon'un bedenini görürler.Na jednych unoszą go aniołowie, na innych trzyma palmę męczeństwa, na kolejnych są sceny z jego życia.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Pomiary masy ciała ludzkiego.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Zwykłe zranienia również goją się o wiele szybciej niż normalnie.
Aynı beden hareketi farklı bağlamlarda farklı bilgiler barındırabilir.To samo ułożenie ciała może w różnych kontekstach nieść inne informacje.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.Ostatnich więźniów zamordowano tuż przed ucieczką, ich ciała spaliły się tylko częściowo i są pochowane wokół.
Bedeni şişman değildir.Ciało nie jest smukłe.
Bu şekilde bedeninizi en doğru şekilde ölçmüş olursunuz.Jak mogę się przyzwyczaić do tego super ciała?
İmhotep Anck-Su-Namun'u canlandırmak için bedenini Ölüler Şehrine (Hamunaptra) götürür.Każe zabić Anck-Su-Namun.
Minarelerin ikisi de beden duvarına oturmaz, yerden başlar.Pierwotnie obydwa minarety stały w narożnikach, nie przylegając do ceglanych murów.
Felsefeleri; Avatar yani Tanrı'nın dünyaya bedenlenerek gelmesi inancı vardır.Homilia papieża: Otwórzcie się na Prawdę, by nieść światu nadzieję.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Ciało to nazywanym ciałem reszt.
Bedenlerine kasıtlı olarak işkence yapmaya başlamışlardır.Swoim ofiarom zadawał wyszukane tortury.
Azerbaycan Devlet Beden Eğitimi ve Spor Akademisi'nden mezun olmuştur.Ukończyła Kirgiską Akademię Narodową Wychowania Fizycznego i Sportu.
Bu olayda insan bedeninin kapasitans özelliğini kullanmış oluyoruz.Staram się poznawać możliwości swojego organizmu.
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Po dwóch dniach odnaleziono ciało płytko zagrzebane w piasku.
İnsan bedeni de onun eseriydi.Wydaje się, że mężczyzną jej życia jest właśnie on.
Şu anda sağlıklı bir insanın bedenine sahip.Należy on obecnie do osoby fizycznej.
Bedeni sık tüylerle kaplıdır.Najprawdopodobniej ciało pokryte piórami.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Ciało Guynemera nigdy nie zostało odnalezione.
Babası 37 yıl hizmet vermiş bir askeri pilot, annesi ise beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapıyordu.Rodzice Toma poznali się, gdy Mary pracowała dla wojska jako nauczycielka.
Silver, baygın Elise'in bedenini dışarıya, bir ağacın yanına bırakır ve orada Shadow ile karşılaşırlar.Gdy Silver wychodzi wraz z śpiącą Elise na zewnątrz budynku, czeka już tam na niego Shadow.
Bu hastalığa sahip olan kişiler bedenleri ve organlarına yönelik çeşitli şikayetlerde bulunabilirler.Różnorodność objawów bierze się z tego, że ta postać choroby może zaatakować wiele tkanek i narządów.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Pochowany został w Petersburgu na cmentarzu smoleńskim.
Bu andan sonra Ben Glory'yi bedeninden çıkarabilmeye başlar.W tym czasie jego żona Gloria odchodzi od niego.
Çok güçlü bir beden yapısına sahiptirler.Charakteryzują się silną budową ciała.
Aşkımın Beden Dili Beni Benimle Aldatır mısın?Zbawienie Ojczyzny hasłem naszym!

İlgili Sayfalar