Ana içeriğe geç
Sözlük

beden ile cümle

beden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.En caso de empate, (cosa no infrecuente), no hay ningún desempate, sino que se comparte la medalla.
Çalık sözcüğü bedensel olarak yarımlık ifade eder.La palabra literalmente se traduce como cuerpos doblados.
Otopsi sonucunda Bates'in bedeninde 150 ayrı yara izi bulundu.En la autopsia se encontraron hasta 41 heridas de arma blanca.
Bedenleri %97 oranında su içerir.El porcentaje de hogares con acceso a agua potable es del 97%.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Su cadáver es encontrado por su esposa.
İğnelerle kaplı bedeninden yanlara doğru 9 çift kadar farklı boylarda çıkıntı uzanır.Se dice que puede saltar sobre sus enemigos desde nueve direcciones distintas.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Está enterrada en el cementerio Smolensk, en San Petersburgo.
Onun ifadeleriyle; ‘birden bire her şey tek ve aynı bedende oluyormuş gibi olur .’Si las cosas son como acaba de decirse todas igualmente dirán la verdad".
Bu şekilde bedeninizi en doğru şekilde ölçmüş olursunuz.Por eso tienes que mantener la cabeza en plena forma.
İnsan bedeni de onun eseriydi.Eso era lo que quedaba de su amigo.
Bu anlamda beden, okuyup anlamlandırılması gereken bir kitap gibidir.Es notablemente tranquila y reservada, siendo capaz de leer (entender) a Haruna como un libro abierto.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Buscaban venganza, su dinero y sus bienes.
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.Los países aliados lo condecoraron por su honroso comportamiento.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.Dos: el detective/policía fracasará.
Böylece Deidara Gaara'nın bilinçsiz bedenini de alarak güçbela kaçmayı başarmıştır.Al final, logran quemar el cuerpo de Desjardin.
Bedene tohumlama ve göğüste patlama.Desactivar el pecho y el abdomen.
Beden eğitimi öğretmenliğinin yanında müzik, Almanca ve coğrafya öğretmenliği de yaptı.Él no era sólo un profesor de educación física, sino también de música, geografía y alemán.
Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.Una stanza senza libri è come un corpo senza anima.
Beden dikkatlice yıkanır.Il corpo viene lavato accuratamente.
Ter bedende hoş olmayan kokulara neden olabilir.Possono morire a causa di odori sgradevoli.
Ruh ve Beden Meselesi .Anima e corpo.
Günümüzde artık hem erkek hem de kadın kimonoları değişik boy ve bedenlerde bulunmaktadır.Oggigiorno tuttavia sia i kimono per uomini che per donne sono maggiormente disponibili in varie taglie.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Uno dei due ragazzi è vicino a Kristen e, quando sta per toccarla, Kristen si sveglia urlando.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.I loro corpi furono cosparsi di benzina, parzialmente bruciati e lasciati insepolti.
İnsan bedensel olarak nesneler dünyasına aittir ve orada bulunmaktadır.Invece in natura tutti gli uomini sono uguali ed a loro appartengono i beni e la terra che lavorano.
Bedenin her yerine iğneler batıyormuş gibi korkunç acılar çeker.Pare che soffra tremendamente il solletico su tutto il corpo.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.La sua abilità mutaforma le permette di guarire più velocemente di un normale essere umano.
Tıpkı benim bedenimin başkası için olduğu gibi.Tuttavia, proprio come per qualsiasi altra istituzione umana...
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Ha un corpo tozzo delle dimensioni di un uomo.
Şarkının temasında bir erkek bedenini cennetteki bir yıldızla bir tutmaktadır.Il testo della canzone affianca il corpo maschile al corpo celeste delle stelle.
Kendilerini bedenî arzulardan arındırmak için zamanlarının çoğunu oruç tutarak geçirirler.Questi la supporteranno per una buona parte del suo viaggio.
Bazı bedensiz başlar da terk edilmiş konutlarda bulunmuştur.C'è qualcosa di strano in quel posto abbandonato.
Ölü bedenleri denizden çıkarmıştır.I loro corpi galleggianti vengono trasportati dal mare.
Klaus'un ruhuysa Tyler'ın bedenine haps olmuştur.Questo perché Bonnie ha trasferito Klaus nel corpo di Tyler.
Aslında Lena'nın da cansız bedeni uzanmaktadır.È la stessa Lauren a trovare il suo corpo senza vita.
Chucky tekrar dönmüş ve hala Andy'nin bedeninin peşindedir.Suonate le trombe, è tornato De André.
Bu mevkiinin sınırlarını “dişi beden” olarak belirleyen nedir?Quali sono le cause che definiscono questi luoghi come luoghi del male?
Onlara göre Tanrı bedenlenmez.Non possiamo credere in Dio.
Ancak aslında başarılı olmuştur ve Bell' in bilinci Olivia' nın bedenine girmiştir.In pratica l'anima di Bell si è trasferita momentaneamente nel corpo di Olivia.
Ve bu yeni bedende Karma’larının karşılığını bulur.Tutto questo avviene a causa del suo karma.
Cinsiyet bedenin morfolojisini ve sınırını belirleyen siyasi bir şekillendirme olabilir mi?Ma può l'economia liberale sorreggere il corpo sociale ed il corpo sessuale?
Saldırı, de León'un bedeninin %24'ünde yanma etkisi göstermiştir.L'acido aveva danneggiato il 43% del suo corpo.
Aynı zamanda beden eğitimi öğretmenidir.È anche professore di educazione fisica.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni."Creazione dell'uomo o destino dell'uomo?
Guruların aynı ruha (veya 'jot'a) fakat farklı bedenlere sahip olduklarına inanılır.Si dice che abbiano organismi simili (tra di loro), ma percezioni diverse.
Aynı zamanda menşe, beden ile yakından ilgilidir.Allo stesso modo anche Massa si avvicina a Button.
Amy Lee onun cansız bedenini görmüş ve hayatında unutamayacağı bir yara olarak aklına kazımıştır.Permette a Leo di conoscere che tipo di vita avrebbe avuto se non fosse stato malato.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.La carcassa è il corpo di un animale morto.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.È lei in seguito, a scoprire il corpo del marito.
Hastanede iyileştikten sonra savaşın geri kalan bölümünü beden eğitimi öğretmeni olarak geçirdi.Dopo il recupero della salute, egli trascorse il resto della guerra come ufficiale di stato maggiore.
Dersimiz beden eğitimi.У нас урок физкультуры.
Tom, Meri'nin bedenini ilk inceleyen oldu.Том был первым, кто исследовал тело Мэри.
Beden eğitimi zorunlu bir konu mudur?Физкультура - обязательный предмет?
Ruh bedenden üstündür.Душа важнее тела.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Tol dayoos!», что переводится как «О Аллах!
Ruh ve Beden Meselesi .Душа и тело.
Estádio Nacional Mané Garrincha Federal Bölge'nin Rekreasyon, Beden Eğitimi ve Spor Bakanlığı'na aittir.Стадион Манэ Гарринчи принадлежит Департаменту спорта, физического воспитания и отдыха Федерального округа.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Сет разорвал тело Осириса на четырнадцать частей и разбросал по семь частей в Верхнем и Нижнем Египте.
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Необходимо найти объём этого тела.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Один из мальчиков склоняется над Кристен, и та внезапно резко хватает его за руку и заходится криком.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod