beden ile cümle
beden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak aslında başarılı olmuştur ve Bell' in bilinci Olivia' nın bedenine girmiştir.Efectivamente, lo llamé y el buzón de voz era de Dave.
Acaba iyi birisi mi, yoksa bedenini satan bir fahişe mi?Difícil ¿O es acaso una prostituta?
Bunlara göre insan bedeni yok olduktan sonra ruh, Tanrı'ya dönecektir.Se cree que, después de la muerte, todo vuelve a Dios.
Ruhunu bir insan bedenine aktarmak için yine Andy'nin peşindedir.Transfiere el alma del usuario al cuerpo de otra persona.
Voldemort böylece İngiltere'ye geri döner, gücünü ve bedenini geri alma planlarına başlar.Es entonces cuando Voldemort recupera fuerzas y se ingenia un plan para recuperar su cuerpo.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Lograron hacer que Tina se siente, pero su cuerpo ya estaba sin vida y cayó al suelo nuevamente.
Elizabeth, komada olan bedeninin yanında kalmaya karar verir.Watson, sin embargo, decide quedarse junto a su amigo.
Onlar oluşan bir başlık, bir beden ve bir römork.Consisten en un encabezamiento y un cuerpo de contenido.
İki gün sonra cansız bedeni Eyüpsultan'da bulundu.Dos días más tarde, su cuerpo fue encontrado en Constantina.
Guruların aynı ruha (veya 'jot'a) fakat farklı bedenlere sahip olduklarına inanılır.Se dice que tienen cuerpos similares (entre ellos) pero percepciones diversas.
Ruh, bedenin ne içinde ne de dışındadır; ama bedeni idare eder ve bedenden etkilenir.En caso de empate, (cosa no infrecuente), no hay ningún desempate, sino que se comparte la medalla.
Çalık sözcüğü bedensel olarak yarımlık ifade eder.La palabra literalmente se traduce como cuerpos doblados.
Bu mektupta Pavlus: "Bedenimde İsa'nın sahip olduğu yaraları taşıyorum." dedi.Del mismo Pablo dice que «llevaba en su carne los estigmas de Cristo».
Otopsi sonucunda Bates'in bedeninde 150 ayrı yara izi bulundu.En la autopsia se encontraron hasta 41 heridas de arma blanca.
Bedenleri %97 oranında su içerir.El porcentaje de hogares con acceso a agua potable es del 97%.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Su cadáver es encontrado por su esposa.
İğnelerle kaplı bedeninden yanlara doğru 9 çift kadar farklı boylarda çıkıntı uzanır.Se dice que puede saltar sobre sus enemigos desde nueve direcciones distintas.
İlk olarak bedeni St. Petersburg’da Smolensk Mezarlığı'nda defnedilir.Está enterrada en el cementerio Smolensk, en San Petersburgo.
Onun ifadeleriyle; ‘birden bire her şey tek ve aynı bedende oluyormuş gibi olur .’Si las cosas son como acaba de decirse todas igualmente dirán la verdad".
Bu şekilde bedeninizi en doğru şekilde ölçmüş olursunuz.Por eso tienes que mantener la cabeza en plena forma.
İnsan bedeni de onun eseriydi.Eso era lo que quedaba de su amigo.
Bu anlamda beden, okuyup anlamlandırılması gereken bir kitap gibidir.Es notablemente tranquila y reservada, siendo capaz de leer (entender) a Haruna como un libro abierto.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Buscaban venganza, su dinero y sus bienes.
“Ben” derken, bunun daima değişen varlığa (beden ve zihnimize) ait bir duyum olduğunu unutmamamız gerekir.No volveremos a oír ladrar a sus perros (Reflexión y cuento).
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.Los países aliados lo condecoraron por su honroso comportamiento.
Sonra hem eşinin bedeni hem de dedektif ortadan kaybolur.Dos: el detective/policía fracasará.
Böylece Deidara Gaara'nın bilinçsiz bedenini de alarak güçbela kaçmayı başarmıştır.Al final, logran quemar el cuerpo de Desjardin.
Bedene tohumlama ve göğüste patlama.Desactivar el pecho y el abdomen.
Beden eğitimi öğretmenliğinin yanında müzik, Almanca ve coğrafya öğretmenliği de yaptı.Él no era sólo un profesor de educación física, sino también de música, geografía y alemán.
Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.Una stanza senza libri è come un corpo senza anima.
Beden dikkatlice yıkanır.Il corpo viene lavato accuratamente.
Ter bedende hoş olmayan kokulara neden olabilir.Possono morire a causa di odori sgradevoli.
Ruh ve Beden Meselesi .Anima e corpo.
Günümüzde artık hem erkek hem de kadın kimonoları değişik boy ve bedenlerde bulunmaktadır.Oggigiorno tuttavia sia i kimono per uomini che per donne sono maggiormente disponibili in varie taglie.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Uno dei due ragazzi è vicino a Kristen e, quando sta per toccarla, Kristen si sveglia urlando.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.I loro corpi furono cosparsi di benzina, parzialmente bruciati e lasciati insepolti.
İnsan bedensel olarak nesneler dünyasına aittir ve orada bulunmaktadır.Invece in natura tutti gli uomini sono uguali ed a loro appartengono i beni e la terra che lavorano.
Bedenin her yerine iğneler batıyormuş gibi korkunç acılar çeker.Pare che soffra tremendamente il solletico su tutto il corpo.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.La sua abilità mutaforma le permette di guarire più velocemente di un normale essere umano.
Tıpkı benim bedenimin başkası için olduğu gibi.Tuttavia, proprio come per qualsiasi altra istituzione umana...
Şimdi, insan bedeninin boyutunu unut.Ha un corpo tozzo delle dimensioni di un uomo.
Şarkının temasında bir erkek bedenini cennetteki bir yıldızla bir tutmaktadır.Il testo della canzone affianca il corpo maschile al corpo celeste delle stelle.
Kendilerini bedenî arzulardan arındırmak için zamanlarının çoğunu oruç tutarak geçirirler.Questi la supporteranno per una buona parte del suo viaggio.
Bazı bedensiz başlar da terk edilmiş konutlarda bulunmuştur.C'è qualcosa di strano in quel posto abbandonato.
Ölü bedenleri denizden çıkarmıştır.I loro corpi galleggianti vengono trasportati dal mare.
Klaus'un ruhuysa Tyler'ın bedenine haps olmuştur.Questo perché Bonnie ha trasferito Klaus nel corpo di Tyler.
Aslında Lena'nın da cansız bedeni uzanmaktadır.È la stessa Lauren a trovare il suo corpo senza vita.
Chucky tekrar dönmüş ve hala Andy'nin bedeninin peşindedir.Suonate le trombe, è tornato De André.
Bu mevkiinin sınırlarını “dişi beden” olarak belirleyen nedir?Quali sono le cause che definiscono questi luoghi come luoghi del male?
Onlara göre Tanrı bedenlenmez.Non possiamo credere in Dio.
Ancak aslında başarılı olmuştur ve Bell' in bilinci Olivia' nın bedenine girmiştir.In pratica l'anima di Bell si è trasferita momentaneamente nel corpo di Olivia.
Ve bu yeni bedende Karma’larının karşılığını bulur.Tutto questo avviene a causa del suo karma.
Cinsiyet bedenin morfolojisini ve sınırını belirleyen siyasi bir şekillendirme olabilir mi?Ma può l'economia liberale sorreggere il corpo sociale ed il corpo sessuale?
Saldırı, de León'un bedeninin %24'ünde yanma etkisi göstermiştir.L'acido aveva danneggiato il 43% del suo corpo.
Aynı zamanda beden eğitimi öğretmenidir.È anche professore di educazione fisica.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni."Creazione dell'uomo o destino dell'uomo?
Guruların aynı ruha (veya 'jot'a) fakat farklı bedenlere sahip olduklarına inanılır.Si dice che abbiano organismi simili (tra di loro), ma percezioni diverse.
Aynı zamanda menşe, beden ile yakından ilgilidir.Allo stesso modo anche Massa si avvicina a Button.
Amy Lee onun cansız bedenini görmüş ve hayatında unutamayacağı bir yara olarak aklına kazımıştır.Permette a Leo di conoscere che tipo di vita avrebbe avuto se non fosse stato malato.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.La carcassa è il corpo di un animale morto.