Ana içeriğe geç
Sözlük

bedel ile cümle

bedel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.30.000 dollari a notte.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.30.000 dollars for en overnatning på hotel.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.30 000 dollars la nuit dans un hôtel.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.30,000 dollars untuk satu malam di hotel.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.30.000 dollar voor een overnachting in een hotel.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.30 000 долара за една нощ в хотел.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.30,000 דולר ללילה במלון.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.30,000 دولار لليلة واحدة في فندق
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.하루 숙박 비용은 3만 달러 입니다.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.Και η τιμή 30,000 δολλάρια για μια βραδιά στο ξενοδοχείο.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.Ночь в этом отеле стоит 30 000 долларов.
Otelin gecelik konaklama bedeli 30,000 dolar.これは銀ナノ粒子からできた石鹸で
Öyle görünüyor ki ölüm, seks yapmak için ödediğimiz bedel.E sembra che la morte sia il prezzo che paghiamo per aver fatto sesso.
Öyle görünüyor ki ölüm, seks yapmak için ödediğimiz bedel.Parece ser que la muerte es el precio que pagamos por tener sexo.
Öyle görünüyor ki ölüm, seks yapmak için ödediğimiz bedel. Seks yapınca yeni bir canlı yaratıyoruz.セックスによって新しい命を生み出すことができるのだが
Öyle görünüyor ki ölüm, seks yapmak için ödediğimiz bedel.Изглежда, че смъртта е цената, която плащаме за секса.
Öyleyse IBM'in (bilgisayarın) hisse bedelini çizeyimNakreslím cenu akcie IBM.
Öyleyse IBM'in (bilgisayarın) hisse bedelini çizeyimSå lad mig tegne stock prisen af IBM.
Öyleyse IBM'in (bilgisayarın) hisse bedelini çizeyim(それでは、作りましょう、OK、行きましょう。)
O yüzden bedellerden bahsetmeliyiz., her şeyin bir bedeli var Eğer daha çok tavşan yakalamaya çalışırsak.Отже, давайте подумаємо про те, які існують компроміси, якщо ми спробуємо зловити більше кроликів.
O yüzden bedellerden bahsetmeliyiz., her şeyin bir bedeli varJadi kita mulai pikir yang bisa ditarik ulur
O yüzden bedellerden bahsetmeliyiz., her şeyin bir bedeli varPopřemýšlejme, jaké existují kompromisy.
O yüzden bedellerden bahsetmeliyiz., her şeyin bir bedeli varSzóval át kell gondolnunk az előnyöket és hátrányokat.
O yüzden bedellerden bahsetmeliyiz., her şeyin bir bedeli var그러면 이제 trade offs 상충관계가 뭔지 생각해 봐도 좋을 듯합니다.
O yüzden bedellerden bahsetmeliyiz., her şeyin bir bedeli varZatem zawsze trzeba wziąć pod uwagę, że coś mamy za coś innego,
O yüzden bedellerden bahsetmeliyiz., her şeyin bir bedeli varואנחנו רוצים לדעת מה צריך לתת בתמורה
O yüzden bedellerden bahsetmeliyiz., her şeyin bir bedeli varونحن نريد معرفة ما هي المقايضات
Problem. Tablodaki veri, bir bisikletin depozito ücreti dahil saatlik kiralama bedelini göstermektedir. -A data na tabela mostram o custo de alugar uma bicicleta por a hora, incluindo um depósito.
Problem. Tablodaki veri, bir bisikletin depozito ücreti dahil saatlik kiralama bedelini göstermektedir. -Дані в таблиці показують ціну оренди велосипеду за годину, включаючи заставу.
Problem. Tablodaki veri, bir bisikletin depozito ücreti dahil saatlik kiralama bedelini göstermektedir. -Данните в таблицата показват разходи за наемане на велосипед на час, включително депозит.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.dan menyerahkannya kepada Harun dan anak-anaknya
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.E Moisés deu o dinheiro da redenção a Arão e a seus filhos, conforme o Senhor lhe ordenara.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.I dal ty peníze výplaty Aronovi a synům jeho, podlé řeči Hospodinovy, jakož byl přikázal jemu Hospodin.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.I oddał te pieniądze okupu Mojżesz Aaronowi i synom jego według słowa Pańskiego, jako Pan rozkazał Mojżeszowi.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.이 속전을 여호와의 말씀대로 아론과 그 아들들에게 주었으니 여호와께서 모세에게 명하심과 같았느니라
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.Mozes gaf dat aan Aäron en zijn zonen, zoals de HERE hem had opgedragen.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.Och Mose gav lösesumman åt Aron och hans söner, efter HERRENS befallning, såsom HERREN hade bjudit Mose.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.Og Moses gav Aron og hans Sønner Løsepengene efter HERRENs Bud, som HERREN havde pålagt Moses.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.Og Moses gav Aron og hans sønner løsepengene efter Herrens ord, således som Herren hadde befalt Moses.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.und gab's Aaron und seinen Söhnen nach dem Worte des HERRN, wie der HERR dem Mose geboten hatte.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.и отдал Моисей серебро выкупа Аарону и сынамего по слову Господню, как повелел Господь Моисею.
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.ויתן משה את כסף הפדים לאהרן ולבניו על פי יהוה כאשר צוה יהוה את משה׃
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.واعطي موسى فضة الفداء لهرون وبنيه حسب قول الرب كما امر الرب موسى
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.摩 西 照 耶 和 華 的 話 、 把 這 贖 銀 給 亞 倫 和 他 的 兒 子 、 正 如 耶 和 華 所 吩 咐 的
RAB'bin sözü uyarınca, RAB'bin kendisine buyurduğu gibi, bedel parasını Harun'la oğullarına verdi.摩西 照 耶和華 的話 、 把 這贖 銀給亞 倫和 他 的 兒子 、 正如 耶和華 所 吩咐 的
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Adverteren is de prijs die bedrijven betalen voor hun on-originaliteit."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""광고란 회사가 '따라하기'에 지불하는 비용이다."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""La pubblicità è il prezzo che le compagnie pagano per essere banali."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""La publicidad es el precio que pagan las compañías por no ser originales".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""La publicité est le prix que paient les entreprises pour leur manque d'originalité".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Quảng cáo là cái giá mà công ty phải trả để trở thành không độc đáo."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Reclama este prețul plătit de companii pentru lipsa de originalitate."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Reklama to cena, jaką płacą firmy za brak oryginalności."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Werbung ist der Preis, den Firmen für das Unoriginellsein bezahlen."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Η διαφήμιση είναι το τίμημα που πληρώνουν οι εταιρείες για να είναι μη-αυθεντικές".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Рекламата е цената, която плащат компаниите, за това, че са неоригинални".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Реклама — це ціна, яку компанії платять за відсутність оригінальності".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Реклама - это цена, которую компании платят за отсутствие оригинальности."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""פרסום הוא המחיר שחברות משלמות על אי מקוריותן."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir."" الاعلان هو الثمن الذي تدفعة الشركات لتكون غير حقيقية "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod