bedel ile cümle

bedel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Reclama este prețul plătit de companii pentru lipsa de originalitate."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Reklama to cena, jaką płacą firmy za brak oryginalności."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Werbung ist der Preis, den Firmen für das Unoriginellsein bezahlen."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Η διαφήμιση είναι το τίμημα που πληρώνουν οι εταιρείες για να είναι μη-αυθεντικές".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Рекламата е цената, която плащат компаниите, за това, че са неоригинални".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Реклама — це ціна, яку компанії платять за відсутність оригінальності".
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""Реклама - это цена, которую компании платят за отсутствие оригинальности."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir.""פרסום הוא המחיר שחברות משלמות על אי מקוריותן."
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir."" الاعلان هو الثمن الذي تدفعة الشركات لتكون غير حقيقية "
"Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir."(笑い)
Riskin bedelini ABD'li vergi ödeyen kişiler sırtlanıyor.Americký daňový poplatník nese riziko.
Riskin bedelini ABD'li vergi ödeyen kişiler sırtlanıyor.そして、あなたが10億ドルの小切手を、
Saat durdu. Ve birilerinin bunun bedelini ödemesi gerekir diye düşündük.Chcecie je zabić tak na naszych oczach?
Saat durdu. Ve birilerinin bunun bedelini ödemesi gerekir diye düşündük.Vi nameravate ubiti ubogo jagnje kar pred nami?
Sekreter Oh tüm hayatını çalışarak geçirdi... ...sen de aynı bedeli ödeme istedim.A kemény munkát, amit Oh titkár élete során végzett, legalább azt szerettem volna visszafizetni.
Sekreter Oh tüm hayatını çalışarak geçirdi... ...sen de aynı bedeli ödeme istedim.Tout ce que ton père a fait, je voulais te le rendre au centuple.
Sekreter Oh tüm hayatını çalışarak geçirdi... ...sen de aynı bedeli ödeme istedim...كل العمل الشاق الذي قام به السكرتير اوه طيلة حياته اردت على الاقل ان اعوضك عنه
Serveti kaybetmek ya da bedeli her neyse işte... ...Merhum Başkan'ın son dileğini yerine getirmek zorundasın.Ce sont vos biens mais... vous devez remplir les dernières volontés du défunt Président...
Serveti kaybetmek ya da bedeli her neyse işte... ...Merhum Başkan'ın son dileğini yerine getirmek zorundasın.Elveszíteni az örökséget vagy mit. Teljesítenie kell az elhunyt Elnök utolsó kívánságát...
Serveti kaybetmek ya da bedeli her neyse işte... ...Merhum Başkan'ın son dileğini yerine getirmek zorundasın.Ακολούθησε την θέληση του Προέδρου ή οτιδήποτε.
Serveti kaybetmek ya da bedeli her neyse işte... ...Merhum Başkan'ın son dileğini yerine getirmek zorundasın.التنازل عن ميراثك اتباع وصية الرئيس الاخيرة
Şimdi, ilginç olan, bu yüksek değer belli bir bedelle gelir.Co interesujące, im więcej wartości dodanej, tym wyższy jest koszt.
Şimdi, ilginç olan, bu yüksek değer belli bir bedelle gelir.Entonces, lo interesante es que este mayor valor agregado supone un costo.
Şimdi, ilginç olan, bu yüksek değer belli bir bedelle gelir.중요한 점은 부가가치의 상승은 가격과 함께 간다는 겁니다
Şimdi, ilginç olan, bu yüksek değer belli bir bedelle gelir.І що цікаво, ця висока додана вартість приходить з ціною.
Şimdi, ilginç olan, bu yüksek değer belli bir bedelle gelir.المثير أن هذه القيمة المضافة العالية تأتي بثمن.
Şimdi, ilginç olan, bu yüksek değer belli bir bedelle gelir.一般的に付加価値が低いチャネルほど 取り扱う量は多くなります
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.És ezt magaddal viheted, és ha minden rosszra fordult, fizetni tudsz vele, és megveheted az életed.
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.Je moest dit op zak hebben, en als alles verkeerd zou lopen, zou je ermee betalen en je leven afkopen.
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.이 초상화를 항상 가지고 다니다가 만약 모든 일이 잘못 되었을 경우, 돈을 지불하거나 목숨을 살 수 있을꺼에요
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.Łatwo je mieć zawsze przy sobie i gdy wszystko legnie w gruzach, użyć ich jako zapłaty za własne życie.
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.Le-ai putea purta cu tine şi dacă totul se duce naibii, ai putea face plăţi pentru a-ţi cumpăra viaţa.
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.Vy je budete mít u sebe a kdyby se mělo něco stát, můžete zaplatit a vykoupit se.
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.Y los llevarían consigo para poder pagar y comprar su vida.
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.То есть он их повсюду носит, и если вдруг случится беда, всегда может заплатить и спасти себе жизнь.
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.ואתה תישא את זה איתך, ואם המצב ירד לטמיון, תוכל לתת תשלומים ולקנות את חייך.
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.فتحمل شئ كهذا معك وإذا دُمر كل شئ يمكنك الدفع لشراء حياتك
Sizde bunu sağlayacaksınız ve... ...herşey felaket gidiyorsa, bedelini ödeyip... ...hayatınızı alırdınız.最悪の事態になったら これを渡して命を助けてもらいます この命の代償は
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Ada harga yang harus dibayar dalam kompresi.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.A tömörítésnek ára van.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.C'è un costo associato alla compressione.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Compressie heeft zijn prijs.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Das ist der Preis der Kompression.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Det er omkostningen ved kompression.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Đó là cái giá của việc nén dữ liệu.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Există un cost al comprimării.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Há um custo na compressão.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Hay un costo de compresión.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Jest koszt kompresji.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.압축에는 대가가 있습니다.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Komprese přináší náklady.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Kompresia má svoje následky.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.La compression a un coût.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Υπάρχει κόστος στην συμπίεση.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Има цена при компресирането.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Тобто є певна ціна стиснення.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.Это цена сжатия.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.לדחיסה יש מחיר.
Sıkıştırmanın bir bedeli var.هنالك تكلفة للضغط .. تدفعها الجودة
Sıkıştırmanın bir bedeli var.イライラさせるという代償もあります

İlgili Sayfalar