Ana içeriğe geç
Sözlük

bedel ile cümle

bedel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.A čo do tých dvesto sedemdesiattri vykúpených, zbývajúcich nad Levitov, z prvorodených zo synov Izraelových,
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.Còn về sự chuộc lại con trưởng nam của dân Y-sơ-ra-ên, kê sổ hơn số người Lê-vi hai trăm bảy mươi ba,
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.Còn về sự chuộc lại con trưởng_nam của dân Y-sơ-ra-ên , kê sổ hơn số người Lê-vi hai trăm bảy mươi ba ,
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.In za odkup tistih dvesto in triinsedemdesetih prvencev sinov Izraelovih, ki jih je več nego levitov,
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.이스라엘 자손의 처음 난 자가 레위인보다 이백 칠십 삼 인이 더한즉 속하기 위하여
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.Men til Udløsning af de 273, hvormed Antallet af Israelitternes førstefødte overstiger Leviternes Antal,
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.Om de 273 oudste zonen los te kopen, die boven het aantal Levieten uitgaan,
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.Per il riscatto dei duecentosettantatrè primogeniti degli Israeliti che oltrepassano il numero dei leviti
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.Por el rescate de los 273 primogénitos de los hijos de Israel que exceden a los levitas
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.А в выкуп двухсот семидесяти трех, которые лишние против числа левитов, из первенцев Израильских,
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.ואת פדויי השלשה והשבעים והמאתים העדפים על הלוים מבכור בני ישראל׃
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.واما فداء المئتين والثلاثة والسبعين الزائدين على اللاويين من ابكار بني اسرائيل
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.以 色 列 人 中 頭 生 的 男 子 、 比 利 未 人 多 二 百 七 十 三 個 、 必 當 將 他 們 贖 出 來
İsraillilerin ilk doğanlarından olup Levililerin sayısını aşan 273 kişi için bedel alacaksın.以色列人 中 頭生 的 男子 、 比利 未 人多 二百七十三 個 、 必當將 他 們贖 出來
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Für diese Zulassung wird ein gar zu hoher Preis verlangt.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Je to docela nad naše poměry, platit tak vysoké vstupné.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.우리는 입장하기 위해 그렇게 많이 치룰 여유가 없어.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.l'entrée coûte trop cher pour nous.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Nie możemy płacić aż tyle za wstęp.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Non possiamo permetterci di pagare così tanto per conoscerla [...]
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.No podemos permitirnos pagar tanto por la admisión.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Nu ne permitem să plătim atât de mult pentru intrare.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Ta không thể trả giá quá nhiều cho vé vào cổng.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.We kunnen ons zoveel niet permitteren voor toelating.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Δεν είμαστε σε θέση να πληρώσουμε τέτοιο εισιτήριο.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Не можем да я платим, за да бъдем приети.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Не по карману нашему столько платить за вход.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.איננו יכולים להרשות לעצמנו כאלו דמי כניסה.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.لا يمكننا أن ننفق كل هذا من أجل الدخول في معية الرب.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.神を認めないわけではない
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Asta dovedeşte că merită.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Cela prouve que ces objectifs valent le coup.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.È evidente che ne vale la pena.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Es beweist, dass diese Ziele es wert sind.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Ik denk dat dit aantoont dat deze doelstellingen de moeite waard zijn.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.이런 결과들이 우리의 목표가 가치 있다는 것을 증명한다고 생각합니다.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Myślę, że to udowodniło, że te cele są siebie warte.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Những kết quả này cho thấy các mục tiêu thiên niên kỉ là đáng có.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Por ahora, para quienes estén involucrados en estos resultados, gracias.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Απόδειξη ότι οι στόχοι αξίζουν την προσπάθεια.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Думаю, это подтверждает, что мы выбрали стоящие цели.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.Мисля, че това показа, че тези цели си заслужават.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.תודה. אני חושב שזה מוכיח שהיעדים הללו ראויים.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.شكرًا لك. أظن بأن هذا أثبت بأن هذه الأهداف تستحق العناء.
Kanıtı olan hedefler her şeye bedel.しかし まだ未完の仕事が沢山あります
Karbon bedeli ve elektrik kullanımında azalma açısından bunun toplumsal değeri, yılda 900 milyon dolar.여러분은 그 절약의 사회적 가치를 탄소 감쇄의 측면에서 생각해 보길 원합니다. 1년에 900억 달러입니다.
Karbon bedeli ve elektrik kullanımında azalma açısından bunun toplumsal değeri, yılda 900 milyon dolar.ותחשבו על הערך החברתי של זה במונחי ירידה בפליטת פחמן, ירידה בצריכת החשמל, 900 מיליון דולר בשנה.
Karbon bedeli ve elektrik kullanımında azalma açısından bunun toplumsal değeri, yılda 900 milyon dolar.وأنت تريد أن تفكر في القيمة الاجتماعية لهذا من حيث موازنة الكربون ، وتقليص الكهرباء ، 900 مليون دولار سنويا.
Karbon bedeli ve elektrik kullanımında azalma açısından bunun toplumsal değeri, yılda 900 milyon dolar.社会的価値についてカーボンオフセットの 観点から考えてみたいと思うでしょう なぜでしょう? 無料だからです
Kim demiş "suç bedel ödemez" diye?¿Quién dice que el crimen no compensa?
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.(48:8) человек никак не искупит брата своего и не даст Богу выкупа за него:
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.(49:8) Ils ne peuvent se racheter l`un l`autre, Ni donner à Dieu le prix du rachat.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.A kik gazdagságukban bíznak, és nagy vagyonukkal dicsekesznek?
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Als mensen die hun vertrouwen op geld stellen en zich op hun rijkdom beroemen, mij naar het leven staan?
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.A nože tí, ktorí sa nadejú na svoju moc a chvália sa svojím veľkým bohatstvom, nech počujú!
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Brata nikakor ne more odkupiti nihče, ne more dati Bogu zanj spravnega denarja
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Chẳng có người nào chuộc được anh em mình, Hoặc đóng giá chuộc người nơi Ðức Chúa Trời,
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Chẳng có người nào chuộc được anh_em mình , Hoặc đóng giá chuộc người nơi Ðức_Chúa_Trời ,
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.Dar nu pot să se răscumpere unul pe altul, nici să dea lui Dumnezeu preţul răscumpărării.
Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrıya fidye veremez.De förlita sig på sina ägodelar och berömma sig av sin stora rikedom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod