Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.환경을 위해 지불하지 않기 때문이죠.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.Miért teszik ezt? Mert ez olcsóbb. Mert nem akarják megfizetni a valódi környezeti árakat.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.Omdat het goedkoper is. Omdat ze dan niet de werkelijke milieukosten hoeven te betalen.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.Parce que c'est moins cher, parce qu'ils ne paient pas les véritables coûts environnementaux.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.Pentru că e mai ieftin și pentru că nu ei suferă adevăratele consecințe.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.Perchè è economico, perché loro non pagano i reali costi ambientali.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.¿Por qué lo hacen? Porque es más barato, porque no pagan los costes medioambientales reales.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.Weil es billiger ist, weil sie nicht die wirklichen ökologischen Kosten tragen.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.Защото е по-евтино, защото не те плащат реалната природозащитна цена.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.Потому что это дешевле, потому что они не платят за экологические издержки.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.כי לא הן משלמות את המחיר הסביבתי האמיתי.
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.و لأنهم لا يقومون بتحمل التكاليف الحقيقة للبيئة
Çünkü daha ucuzdur çünkü gerçek çevresel bedeli ödemezler.このコストは大抵不要ですが
Değişik senaryoları ve bu senaryoların sebep olacakları bedelleri ele alalım.אז בואו נחשוב על התרחישים השונים שיש כאן ועל הפשרות שהם מערבים
Değişik senaryoları ve bu senaryoların sebep olacakları bedelleri ele alalım.それらにともなう、損得についてもね。 話を単純にするために、前提としては
Dunedain üstün geldi. Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Die Dúnedain gewannen die Oberhand, aber dieser Sieg forderte einen hohen Preis.
Dunedain üstün geldi. Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Dúnedainowie zwyciężyli, ale zwycięstwo było drogo okupione.
Dunedain üstün geldi. Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.<i>A dúnadánok győztek.</i> <i>De nagy árat fizettek a győzelmükért.</i>
Dýţarýda yaptýklarýnýn bedelini ödeyecek bir sürü insan var.Acho que vou lançar-me no negócio por conta própria. Há muita gente por aí que pagaria.
Eğer bunu sonlandırırsan, onları öldürürsen, yaptığının bedelini ödeyemez.Dacă opreşti asta şi îi împuşti, ei nu-şi mai pot plăti datoriile karmice.
Eğer bunu sonlandırırsan, onları öldürürsen, yaptığının bedelini ödeyemez.Když to ukončíte, zastřelíte ho, nemůže svou karmu splatit.
Eğer bunu sonlandırırsan, onları öldürürsen, yaptığının bedelini ödeyemez.אם תקטעו את זה, אם תירו בהם, הם לא יוכלו לשלם את החוב עבור הקארמה.
Eğer mal varlığınız bir ev ise, evinizin kirası her ay hesabınıza yatan kira bedelidir. .Jeśli aktywami jest dom, to czynszem jest miesięczna rata wynajmu.
Eğer mal varlığınız bir ev ise, evinizin kirası her ay hesabınıza yatan kira bedelidir. .Nếu tài sản là nhà, tiền thuê từ nó là tiền thuê nhà hàng tháng của bạn.
Eğer mal varlığınız bir ev ise, evinizin kirası her ay hesabınıza yatan kira bedelidir. .Pokud je aktivum dům, půjčovné z něj je měsíční splátka nájmu.
Eğer mal varlığınız bir ev ise, evinizin kirası her ay hesabınıza yatan kira bedelidir. .Si el activo es una casa, la renta sobre este es la renta mensual.
Eğer mal varlığınız bir ev ise, evinizin kirası her ay hesabınıza yatan kira bedelidir. .Αν το περιουσιακό στοιχείο είναι ένα σπίτι, το ενοίκιο είναι το χρηματικό αντίτιμο που πληρώνετε κάθε μήνα.
Eğer mal varlığınız bir ev ise, evinizin kirası her ay hesabınıza yatan kira bedelidir. .家賃の支払いです。 ですから、それはこのように考えるとき、 人々は家の所有権を言うとき、 彼らはまだ住宅所有者ではありません。
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.Alebo ak zbýva málo rokov do roku plesania, toľko mu napočíta, podľa počtu jeho rokov vráti svoje výkupné.
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.in če ostaja malo let do milostnega leta, naj mu zaračuni to: proti letom naj poplača ceno odrešitve svoje.
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.만일 희년까지 남은 해가 적으면 그 사람과 계산하여 그 연수대로 속하는 그 값을 그에게 도로 줄지며
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.nếu đến năm hân hỉ còn ít năm , thì hãy tính với chủ mua cứ theo số năm nầy mà thối hồi số mua mình lại .
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.nếu đến năm hân hỉ còn ít năm, thì hãy tính với chủ mua cứ theo số năm nầy mà thối hồi số mua mình lại.
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.Pakli málo zůstává let do léta milostivého, tedy počte se s ním, a vedlé počtu let jeho navrátí výplatu svou.
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.Sind aber wenig Jahre übrig bis ans Halljahr, so soll er auch darnach wiedergeben zu seiner Lösung.
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.если же мало остается лет до юбилейного года, то он должен сосчитать и по мере лет отдать за себя выкуп.
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.ואם מעט נשאר בשנים עד שנת היבל וחשב לו כפי שניו ישיב את גאלתו׃
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.وان بقي قليل من السنين الى سنة اليوبيل يحسب له وعلى قدر سنيه يرد فكاكه.
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.若 到 禧 年 只 缺 少 幾 年 、 就 要 按 著 年 數 、 和 買 主 計 算 、 償 還 他 的 贖 價
Eğer özgürlük yılına yalnız birkaç yıl kalmışsa, ona göre hesap ederek özgürlüğünün bedelini ödemelidir.若 到 禧年 只 缺少 幾 年 、 就 要 按 著 年數 、 和 買主 計算 、 償還 他 的 贖價
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?Hvis der kun kræves et buk, er det en lille pris.
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?Jeśli ukłon wystarczy, to jest to chyba mała cena?
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?Kumartaminen on halpa hinta.
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?No es un precio muy alto que pagar.
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?Om det bara krävs en bugning är det en liten tribut.
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?Se inchinarsi è tutto ciò che serve, sembra un prezzo piccolo da pagare.
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?Se tiver de baixar a cabeça, é um pequeno preço a pagar, certo?
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?Αν αυτό χρειάζεται μόνο, είναι μικρό τίμημα.
Eğilmek son derece küçük bir bedel, değil mi?Если надо поклониться, то это невысокая цена.
-Evet, bedel.-Ja, Betalat.
-Evet, bedel.- Ja, Betalt.
-Evet, bedel.-Niin juuri.
-Evet, bedel.- Sim, preço.
-Evet, bedel.- Sì, prezzo.
-Evet, bedel.- Tak.
-Evet, bedel.- Да, за плату.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Ale zaplatili za své vítězství příliš mnoho.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Ale zaplatili za svoje víťazstvo veľkú cenu.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi. Beni bağışla.許して
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Maar een hoge prijs werd betaald voor hun overwinning.