Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Mais un lourd prix fut payé pour leur victoire.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Mas um alto preço foi pago pela vitória.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Ma un prezzo molto alto venne pagato per la vittoria.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Men en tung pris blev betalt for deres sejr.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Pero un alto precio fue pagado por su victoria.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Αλλά το αντίτιμο της νίκης τους ήταν βαρύ.
Fakat zaferleri için çok ağır bedeller ödendi.Но победа досталась дорогой ценой.
Fatura on binlerce avro bedelinde olabilir.Fakturan kan uppgå till flera tiotusentals euro.
Fatura on binlerce avro bedelinde olabilir.La factura puede ser de decenas de miles de euros.
Fatura on binlerce avro bedelinde olabilir.La facture peut s'élever à plusieurs milliers d’euros.
Fatura on binlerce avro bedelinde olabilir.Lasku voi olla monta kymmentä tuhatta euroa.
Fatura on binlerce avro bedelinde olabilir.Счёт в такой ситуации может составлять несколько десятков тысяч евро.
Fatura on binlerce avro bedelinde olabilir.الفاتورة من الممكن أن تكون عشرات الآلاف من اليورو.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Aber als Preis zum Eintritt in diesen Wettbewerb könnten wir z. B. die Zielmarke des Präsidenten nutzen.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Ale cena za tuhle soutěž by byla, můžete prostě, řekněme, vezměte si třeba Prezidentův cíl.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Dar miza intrării în competiție ar putea fi, ați putea la fel de bine spune, să zicem, țelul Președintelui.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Maar de prijs voor toegang in deze competitie zou zijn: meedoen aan het doel van de president.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Ma il premio per l'adesione a questa gara... diciamo che si usino gli obiettivi del Presidente.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Mais le prix d'entrée dans ce concours serait, vous pourriez par exemple dire, l'objectif du Président.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Mas o preço de entrada na competição seria, digamos, usem o objetivo do Presidente.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Pero el precio de la entrada a esa competencia sería, se podría decir, usar la meta del Presidente.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Zwycięstwo polegałoby na osiągnięciu celu, który wyznaczył prezydent.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Но цената за влизане в тази надпревара да бъде нека кажем, да бъде целта, поставена от президента.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz: Başkan'ın hedefini kullanalım.Но цена участия в соревновании будет — здесь можно воспользоваться президентской целью:
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz:אבל המחיר להצטרפות לתחרות יהיה-- אפשר פשוט להשתמש ביעד שהציב הנשיא.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz:لكن السعر للدخول في هذه المنافسة سيكون، يمكنك فقط، القول، استخدم هدف الرئيس.
Fkat bu yarışa girmenin bedeli şu olurdu: şöyle diyebilirsiniz:オバマ大統領のかかげる目標を使ってはどうでしょう 下院に承認を迫っている基準_ 2030年までに80%を
Gene de ödediğimiz bedel bence dünyayı daha düzgün bir yer haline getirme adına değer.하지만 저는 우리가 치루는 비용이 우리의 존엄성과 세상을 더욱 공평한 곳으로 만들기 위해 가치가 있다고 믿습니다.
Gene de ödediğimiz bedel bence dünyayı daha düzgün bir yer haline getirme adına değer.Mégis hiszem, hogy érdemes ebben kitartani a méltóságunkért, és hogy a világ egy igazságosabb hely legyen.
Gene de ödediğimiz bedel bence dünyayı daha düzgün bir yer haline getirme adına değer.Pourtant je crois qu'il vaut la peine de tenir à notre dignité pour faire du monde un endroit plus juste.
Gene de ödediğimiz bedel bence dünyayı daha düzgün bir yer haline getirme adına değer.И все же я верю, что цена, которую мы платим стоит того, чтобы держаться достойно и делать мир честнее.
Gene de ödediğimiz bedel bence dünyayı daha düzgün bir yer haline getirme adına değer.אך אני מאמין שהמחיר שנשלם שווה את כבודנו ואת הפיכת העולם למקום הוגן יותר.
Gene de ödediğimiz bedel bence dünyayı daha düzgün bir yer haline getirme adına değer.ومع ذلك فإني أؤمن بأن الثمن الذي ندفعه يستحق التمسك بكرامتنا , وبجعل العالم مكانًا أكثر عدالة
Gene de ödediğimiz bedel bence dünyayı daha düzgün bir yer haline getirme adına değer.尊厳を保ち、いっそう公平な世界をもたらすのに必ずや見合います。 何が私達に勇気をくれるのでしょうか。
Gerçek bedeli ödeyebilmemiz için Hesabımızı doğru yapmaya başlamak istiyoruzChcielibyśmy stworzyć odpowiedni system ekonomiczny, tak, byśmy płacili prawdziwe koszty.
Gerçek bedeli ödeyebilmemiz için Hesabımızı doğru yapmaya başlamak istiyoruzNormalmente no lo hacemos; y queremos empezar a hacer bien las cuentas para poder pagar el coste real.
Gerçek bedeli ödeyebilmemiz için Hesabımızı doğru yapmaya başlamak istiyoruzVrem să începem să stabilim responsabilitățile fiecăruia, astfel ca vinovații să plătească adevăratul cost.
Gerçek bedeli ödeyebilmemiz için우리는 보통 그렇게 하지 않습니다. 그래서 우리는
Gerçek bedeli ödeyebilmemiz içinבד"כ איננו משלמים אותו, ואנו רוצים להתחיל
Gerçek bedeli ödeyebilmemiz içinو نحن عادةً لا نقوم بذلك و لكننا نريد أن نبدأ
Gerçek bedeli ödeyebilmemiz için環境に配慮した対価を支払うべく
Geri ödeyemeyenler olduğunda, bunun bedelini equity grubundaki menkul kıymeti almış olan yatırımcılar ödüyor.Este dinheiro sai do acionista.
Geri ödeyemeyenler olduğunda, bunun bedelini equity grubundaki menkul kıymeti almış olan yatırımcılar ödüyor.Povedzme, že požičiavatelia začínajú zlyhávať. Je to na úkor junior tranže.
Geri ödeyemeyenler olduğunda, bunun bedelini equity grubundaki menkul kıymeti almış olan yatırımcılar ödüyor.Tutto grava sulla equity tranche
Geri ödeyemeyenler olduğunda, bunun bedelini equity grubundaki menkul kıymeti almış olan yatırımcılar ödüyor.それは、シニア層、メザニン層をデフォルトから、
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir. Görsele bakarsınız ve görürsünüz ve sonra bırakırsınız.Guardate un'immagine - che vale mille parole, e lasciate perdere il resto.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.Ich habe das Bild gesehen - es sagte mehr als tausend Worte.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.Ik zie het beeld -- dat zegt meer dan duizend woorden.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.Je regarde l'image: une image vaut un millier de mots.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.하나의 이미지는 천마디의 말보다 낫죠.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.M-am uitat la o imagine -- o imagine-i cît o mie de cuvinte.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.Miro la imagen... vale más que mil palabras.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.Patrzę na obraz- jest wart tysiąca słów.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.Tôi nhìn vào nó - một bức ảnh đáng giá hơn cả ngàn từ,
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.Аз гледам снимката - една картинка е колкото хиляда думи.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.Одна картина стоит тысячи слов.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.אני מסתכל בתמונה - תמונה שווה אלף מילים
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.نظرت إلى الصورة -- صورة تعادل آلآف الكلمات.
Görsele baktım -- bir resim bin kelimeye bedeldir.画像を見て理解したら 全部が消える
Hangi bedeli ödeyeceksin? Bedenini mi sunacaksın?Τι τίμημα θα πληρώσεις; Θα προσφέρεις το σώμα σου;