Ana içeriğe geç
Sözlük

bedel ile cümle

bedel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun sayesinde hayatlar kurtaracağız ve tabii ki bunun da bir bedeli var.Wir werden Leben retten, aber es wird kosten mit sich tragen.
Bunun sayesinde hayatlar kurtaracağız ve tabii ki bunun da bir bedeli var.Θα σώσουμε ζωές, αλλά θα υπάρχει ένα κόστος.
Bunun sayesinde hayatlar kurtaracağız ve tabii ki bunun da bir bedeli var.Мы будем спасать жизни, но за это придётся заплатить.
Bunun sayesinde hayatlar kurtaracağız ve tabii ki bunun da bir bedeli var.Ще спасяваме животи, но на определена цена.
Bunun sayesinde hayatlar kurtaracağız ve tabii ki bunun da bir bedeli var.אנו עומדים להציל חיים, אבל יהיה לזה מחיר.
Bunun sayesinde hayatlar kurtaracağız ve tabii ki bunun da bir bedeli var.سننقذ أرواحا، لكن سيكون لذلك ثمن.
Bunun sayesinde hayatlar kurtaracağız ve tabii ki bunun da bir bedeli var.大量絶滅の新発見は 確かに衝突があり
Bunun sebebi ise katkı yapmanın politik bedeli.Y creo que no es ninguna sorpresa.
Bunun sebebi ise katkı yapmanın politik bedeli.老化に対抗することが良いことかどうか
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.C'est possible, mais pour le reste du monde, le prix à payer est énorme.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Das wäre möglich, aber was den Rest der Welt angeht ist der Preis enorm.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Det kanske gör det, men för resten av världen är kostnaden enorm.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Dit is een mogelijkheid, maar wat het de rest van de wereld betreft is de prijs enorm.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.E posibil şi asta, dar pentru restul lumii preţul este enorm.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Ezt talán megteszi, de ami a világ többi részét illeti, ennek hatalmas ára van.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Možná ano, ale co se týče zbytku světa je cena enormní.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Niin saattaa käydä, mutta mitä muuhun maailmaan tulee, hinta on mittava.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Potrebbe essere così ma per quanto riguarda il resto del mondo il prezzo è enorme.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.To že mogoče drži, a kar se tiče preostalega sveta, je cena gromozanska.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Μπορεί και να το κάνει αυτό, αλλά όσον αφορά το υπόλοιπο του κόσμου το τίμημα είναι τεράστιο.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Може и да го направи, но що се отнася до останалата част от света, цената е огромна.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.Такое может быть, но, что касается всего остального мира - цена этому чудовищна.
Bunu yapabilir, ama dünyanın geri kalanı düşünülürse... ...bunun bedeli çok büyük.قد تحقق ذلك، ولكن في ما تبقى للأيام القادمة سيكون الثمن باهظ جدا
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması. Hatayı şimdi yaparsınız ama bedelini çok sonra ödersiniz.Man macht den Fehler jetzt, und man zahlt dafür sehr viel später.
Burda asıl porblemimiz AIDS gibi olması. Hatayı şimdi yaparsınız ama bedelini çok sonra ödersiniz.Правиш грешката сега, а плащаш за нея много по-късно.
Bu resim aynı zamanda, alınan bu kararın bedeline ilişkin.Aber dies ist auch ein Gemälde über die Kosten davon
Bu resim aynı zamanda, alınan bu kararın bedeline ilişkin.Ale tento obraz také vyjadřuje cenu, která se za tento postoj platí.
Bu resim aynı zamanda, alınan bu kararın bedeline ilişkin.Jednak jest to także obraz o kosztach takiego postępowania.
Bu resim aynı zamanda, alınan bu kararın bedeline ilişkin.Але є також картина яка показує вартість цього.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Acesta este vârsta versus costul întreţinerii sănătăţii.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Ceci est l'âge versus le coût des soins de santé.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Das Alter ist hier aufgetragen gegen die Kosten des Gesundheitssystems.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Đây là độ tuối đối lập với chi phí chăm sóc sức khỏe
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Detta är ålder jämfört med kostnaden för sjukvård.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Dit is leeftijd ten opzichte van kosten.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Esto es edad contra el costo de la salud.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Ez a kor és az egészségügyi ellátás viszonya.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Isto é a idade versus custos de cuidados de saúde.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Jest to wiek kontra koszt opieki zdrowotnej.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Je to případ věku versus náklady na zdravotní péči.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.이건 연령대비 의료 비용 그래프 입니다.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Questo mostra il rapporto fra età e assistenza sanitaria.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Tässä ikä verrattuna hoitokustannuksiin.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Toto je vek proti cene zdravotnej starostlivosti.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Γήρας εναντίον κόστους υγειονομικής περίθαλψης.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Това е възрастта срещу цената на здравеопазването.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.Это соотношение возраста к затратам на лечение.
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.זה גיל מול עלות הטיפול הרפואי
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.هذا هو العمر مقابل ثمن الرعاية الصحية
Bu,sağlık hizmetlerinin bedeline karşı yaştır.ちょうど40~45歳のあたりで
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.A növekedés volt a másik válasz, de a nagy méretnek mindig ára volt.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Diventare grandi fu un'altra risposta, ma la mole ha sempre il suo prezzo.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Druhou odpoveďou bol rast, ale veľkosť vždy prichádza za istú cenu.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Groot worden was nog een oplossing, maar grootte heeft altijd haar prijs.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Größe war eine Antwort, aber sie hatte ihren Preis.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Hacerse más grandes fue otra respuesta, pero el tamaño tiene un precio.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.크게 자라나는 것은 다른 방법이었습니다. 그러나 크기는 항상 상당한 비용이 듭니다.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Phát triển về kích thước cũng là một hướng nhưng luôn đi kèm với một cái giá nào đó.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Să crească mari a fost un alt răspuns, deși mărimea vine cu un preț.
Büyümek probleme bir başka çözümdü, ancak büyüklüğün her zaman bir bedeli vardır.Suureksi kasvaminen oli yksi ratkaisu, mutta koolla on aina hintansa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod