Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.灌漑を行うNGOの責任者のために作ったものです 使うことなく家宝として
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.For den ydelse fik "Den Røde Brigade" faktisk en betaling hvilket gik til at støtte organisationen.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Per quel servizio le Brigate Rosse venivano pagate e i soldi andavano a finanziare l'organizzazione.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Pour ce service, les Brigades Rouges touchaient une commission qui finançait leur organisation.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za tę usługę Czerwone Brygday pobierały opłatę, z której finansowano organizację.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za túto službu Červené brigády dostávali poplatok, ktorý financoval ich organizáciu.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za tuto služby si nechávaly Rudé Brigády zaplatit, a ten poplatek sloužil k financování jejich organizace.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Οι Ερυθρές Ταξιαρχίες χρέωναν τέλη γι' αυτή την υπηρεσία, που χρηματοδοτούσαν κατόπιν την οργάνωσή τους.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.За ці послуги Червоні бригади отримували винагороду, яка йшла на забезпечення потреб організації.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.За эти услуги Красные бригады получали вознаграждение, которое шло на обеспечение нужд организации.
Bu hizmet için ödenen bedeli,이 배달을 통해 붉은 여단이 받은 돈이
Bu hizmet için ödenen bedeli,עבור שירות זה שולם שכר לבריגדות האדומות,
Bu hizmet için ödenen bedeli,هذه الخدمة المقدمة من جماعة الألوية الحمراء نظير مبلغ من المال ,
Bu hizmet için ödenen bedeli,それが組織の資金になっていました
Bu ilk bedeldi.Acesta a fost primul cost.
Bu ilk bedeldi.Ce fut le premier prix à payer.
Bu ilk bedeldi.Das war der erste Kosten.
Bu ilk bedeldi.Dat was de eerste consequentie.
Bu ilk bedeldi.Det var den första kostnaden.
Bu ilk bedeldi.Det var den første omkostning.
Bu ilk bedeldi.Đó là cái giá phải trả đầu tiên.
Bu ilk bedeldi.Esa fue la primera consecuencia.
Bu ilk bedeldi.Ez volt az első hiba.
Bu ilk bedeldi.Itu konsekuensi pertama.
Bu ilk bedeldi.Questo è stato il primo costo.
Bu ilk bedeldi.Se oli ensimmäinen menetys.
Bu ilk bedeldi.To była pierwsza konsekwencja.
Bu ilk bedeldi.To byla první cena.
Bu ilk bedeldi.To je bila prva napaka.
Bu ilk bedeldi.Αυτό ήταν το πρώτο τίμημα.
Bu ilk bedeldi.Вот - первая цена, которую нам пришлось заплатить.
Bu ilk bedeldi.Това беше първата цена.
Bu ilk bedeldi.Це була перша ціна, яку нам довелося заплатити.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiAle na to nedoplatily jen velryby.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiDar nu doar balenele au plătit preţul acestei descoperiri.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiNhưng không chỉ loài cá voi phải trả giá cho sự khám phá ra hòn đảo
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiΜα δεν πλήρωναν μόνο οι φάλαινες το τίμημα της ανακάλυψης.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiОднако без гибели китов не было бы совершено одно из самых важных открытий в истории.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiאך לא היו אלה רק הלווייתנים .ששילמו את מחיר התגלית
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiلكنّها ما كانت فقط الحيتان التي كانت تدفع سعر الإكتشاف
Bu kişiler yanlış karar vermenin bedelini ödüyorlar. - .Jejich trest je to, že jsou jen špatní obchodníci, že jsou špatní investoři. A jen oni přijdou na buben.
Bu kişiler yanlış karar vermenin bedelini ödüyorlar. - .페널티는 그들이 그저 나쁜 거래자, 나쁜 투자자라고 할 뿐이지요. 그리고 그들은 그들의 공매를 잃게 됩니다
Bu kişiler yanlış karar vermenin bedelini ödüyorlar. - .下手な投資家ですね。 自分のお金を失う事となるでしょう。 もし、この市場を操作したり、嘘のうわさを流す人が居ないと、
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Älköötkä muut israelilaiset enää lähestykö ilmestysmajaa, että he eivät joutuisi syynalaisiksi ja kuolisi.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.A synové Izraelští nechať nepřistupují k stánku úmluvy, aby nenesli hříchu a nezemřeli.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa , e phải mắc tội và chết chăng .
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa, e phải mắc tội và chết chăng.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Daß hinfort die Kinder Israel nicht zur Hütte des Stifts sich tun, Sünde auf sich zu laden, und sterben;
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.És ne járuljanak ezután Izráel fiai a gyülekezetnek sátorához, hogy ne vétkezzenek, és meg ne haljanak.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Israelitterne må herefter ikke komme Åbenbaringsteltet nær, for at de ikke skal pådrage sig Synd og dø;
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Israels barn skal ikke mere komme nær til sammenkomstens telt, for da fører de synd over sig og må dø.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.이 후로는 이스라엘 자손이 회막에 가까이 말 것이라 죄를 당하여 죽을까 하노라
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Nepriblížia sa už viacej synovia Izraelovi stánu shromaždenia, aby neniesli hriechu a aby nezomreli.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Zato naj sinovi Izraelovi poslej ne pristopajo k shodnemu šatoru, da si ne nalože greha ter ne umrjo.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Израилтяните да не пристъпят вече при шатъра за срещане, да не би да се натоварят с грях и да измрат.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.и сыны Израилевы не должны впредь приступать к скинии собрания, чтобы не понести греха и не умереть:
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.ולא יקרבו עוד בני ישראל אל אהל מועד לשאת חטא למות׃
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.فلا يقترب ايضا بنو اسرائيل الى خيمة الاجتماع ليحملوا خطية للموت.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.從 今 以 後 、 以 色 列 人 不 可 挨 近 會 幕 、 免 得 他 們 擔 罪 而 死
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.從 今以 後 、 以色列人 不 可 挨近 會幕 、 免得 他 們擔 罪 而 死