bedel ile cümle

bedel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.Tahle cena života je pro ředitele neziskovky.
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.Takže táto cena života je určená pre riaditeľa neziskového zavlažovania.
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.To dzieło to na przykład cena za życie dyrektora jednostki ds. nawadniania.
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.Và cái món mua được cuộc sống này là dành cho một giám đốc phi lợi nhuận về thoát nước.
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.Αυτό λοιπόν το τίμημα ζωής είναι για ένα διευθυντή μη κερδοσκοπικού αρδευτικού συστήματος.
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.Тази стойност на живота е за директор на напояване с нестопанска цел.
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.Это - цена жизни директора некоммерческой программы ирригации.
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.אז מחיר החיים הזה הוא עבור מנהל ארגון השקיה ללא מטרות רווח.
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.وثمن الحياة هذا لمدير ري لا يهدف للربح
Bu bedel... ...kar amacı gütmeyen biri içindir.灌漑を行うNGOの責任者のために作ったものです 使うことなく家宝として
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.For den ydelse fik "Den Røde Brigade" faktisk en betaling hvilket gik til at støtte organisationen.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Per quel servizio le Brigate Rosse venivano pagate e i soldi andavano a finanziare l'organizzazione.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Pour ce service, les Brigades Rouges touchaient une commission qui finançait leur organisation.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za tę usługę Czerwone Brygday pobierały opłatę, z której finansowano organizację.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za túto službu Červené brigády dostávali poplatok, ktorý financoval ich organizáciu.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Za tuto služby si nechávaly Rudé Brigády zaplatit, a ten poplatek sloužil k financování jejich organizace.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.Οι Ερυθρές Ταξιαρχίες χρέωναν τέλη γι' αυτή την υπηρεσία, που χρηματοδοτούσαν κατόπιν την οργάνωσή τους.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.За ці послуги Червоні бригади отримували винагороду, яка йшла на забезпечення потреб організації.
Bu hizmet için ödenen bedeli, Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.За эти услуги Красные бригады получали вознаграждение, которое шло на обеспечение нужд организации.
Bu hizmet için ödenen bedeli,이 배달을 통해 붉은 여단이 받은 돈이
Bu hizmet için ödenen bedeli,עבור שירות זה שולם שכר לבריגדות האדומות,
Bu hizmet için ödenen bedeli,هذه الخدمة المقدمة من جماعة الألوية الحمراء نظير مبلغ من المال ,
Bu hizmet için ödenen bedeli,それが組織の資金になっていました
Bu ilk bedeldi.Acesta a fost primul cost.
Bu ilk bedeldi.Ce fut le premier prix à payer.
Bu ilk bedeldi.Das war der erste Kosten.
Bu ilk bedeldi.Dat was de eerste consequentie.
Bu ilk bedeldi.Det var den första kostnaden.
Bu ilk bedeldi.Det var den første omkostning.
Bu ilk bedeldi.Đó là cái giá phải trả đầu tiên.
Bu ilk bedeldi.Esa fue la primera consecuencia.
Bu ilk bedeldi.Ez volt az első hiba.
Bu ilk bedeldi.Itu konsekuensi pertama.
Bu ilk bedeldi.Questo è stato il primo costo.
Bu ilk bedeldi.Se oli ensimmäinen menetys.
Bu ilk bedeldi.To była pierwsza konsekwencja.
Bu ilk bedeldi.To byla první cena.
Bu ilk bedeldi.To je bila prva napaka.
Bu ilk bedeldi.Αυτό ήταν το πρώτο τίμημα.
Bu ilk bedeldi.Вот - первая цена, которую нам пришлось заплатить.
Bu ilk bedeldi.Това беше първата цена.
Bu ilk bedeldi.Це була перша ціна, яку нам довелося заплатити.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiAle na to nedoplatily jen velryby.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiDar nu doar balenele au plătit preţul acestei descoperiri.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiNhưng không chỉ loài cá voi phải trả giá cho sự khám phá ra hòn đảo
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiΜα δεν πλήρωναν μόνο οι φάλαινες το τίμημα της ανακάλυψης.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiОднако без гибели китов не было бы совершено одно из самых важных открытий в истории.
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiאך לא היו אלה רק הלווייתנים .ששילמו את מחיר התגלית
Bu keşfin bedelini ödeyen yalnızca balinalar değildiلكنّها ما كانت فقط الحيتان التي كانت تدفع سعر الإكتشاف
Bu kişiler yanlış karar vermenin bedelini ödüyorlar. - .Jejich trest je to, že jsou jen špatní obchodníci, že jsou špatní investoři. A jen oni přijdou na buben.
Bu kişiler yanlış karar vermenin bedelini ödüyorlar. - .페널티는 그들이 그저 나쁜 거래자, 나쁜 투자자라고 할 뿐이지요. 그리고 그들은 그들의 공매를 잃게 됩니다
Bu kişiler yanlış karar vermenin bedelini ödüyorlar. - .下手な投資家ですね。 自分のお金を失う事となるでしょう。 もし、この市場を操作したり、嘘のうわさを流す人が居ないと、
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Älköötkä muut israelilaiset enää lähestykö ilmestysmajaa, että he eivät joutuisi syynalaisiksi ja kuolisi.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.A synové Izraelští nechať nepřistupují k stánku úmluvy, aby nenesli hříchu a nezemřeli.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa , e phải mắc tội và chết chăng .
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa, e phải mắc tội và chết chăng.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Daß hinfort die Kinder Israel nicht zur Hütte des Stifts sich tun, Sünde auf sich zu laden, und sterben;
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.És ne járuljanak ezután Izráel fiai a gyülekezetnek sátorához, hogy ne vétkezzenek, és meg ne haljanak.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Israelitterne må herefter ikke komme Åbenbaringsteltet nær, for at de ikke skal pådrage sig Synd og dø;
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Israels barn skal ikke mere komme nær til sammenkomstens telt, for da fører de synd over sig og må dø.

İlgili Sayfalar