Bebek Esperanto konuşuyor.The baby is speaking Esperanto.
Bebeğine göz kulak oluyorum.I'm watching out for your baby.
Tom ve Mary bir bebek sahibi olmaya çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to have a baby.
Bebeğim kaybolduğunda biz yataktaydık.We were in bed when my baby disappeared.
Yeni doğmuş bir bebeğin yüzde 70'i sudur. Yetişkinlerin yüzde 55-60'ı sudur.A newborn baby is 78 percent water. Adults are 55-60 percent water.
O bebek korkutucu.That doll is scary.
Bebek gibi davranmayı kes.Stop being a baby.
Bebek gibi davranmayı bırak.Stop being a baby.
Mary bebeği öğrendiğinde küplere bindi.Mary was enraged when she found out about the baby.
Mary bebeği öğrenince çok öfkelendi.Mary was enraged when she found out about the baby.
Mary'ye bir bebek yaptım.I made Mary a doll.
Tom bu oyuncak bebeği benim için yaptı.Tom made this doll for me.
Tom küçük bir bebek gibi ağladı.Tom cried like a little baby.
Ben Mary için bir oyuncak bebek yaptım.I made a doll for Mary.
Onlar bebeklerine Tom adını verdi.They named their baby Tom.
Tom ve Mary bebeklerine ne ad verdiler?What did Tom and Mary name their baby?
Onlar bebeklerini emzirdi.They breastfeed their babies.
Mary oyuncak bebekleriyle oynuyor.Mary is playing with her dolls.
Tom gerçek bir bebek gibi davrandı.Tom acted like a real baby.
Bir bebek gibi ağlamaya başladım.I started crying like a baby.
Tom bir bebek bakıcısı bulamadı.Tom couldn't find a babysitter.
Bebeklerin büyük kafaları var.Babies have big heads.
Satıcıya bebek önlüğünün çamaşırla birlikte konulabilip konulamayacağını sormayı unutma.Don't forget to ask the seller if the jumper can be put in with the washing.
Sanırım bebek yakında geliyor.I think the baby is coming soon.
Onların bebeğinin güzel olduğuna eminim.I bet their baby is beautiful.
Maalesef, bebek öldü.Unfortunately, the baby died.
Bebeğime ne oldu?What's happened to my baby?
Bir bebek sahibi olmak üzereyiz.We're about to have a baby.
Tom'un bebek bezi değişikliğine ihtiyacı var.Tom needs a diaper change.
Bebeğe Tom adı verildi.The baby was named Tom.
Annem bebek bakıcılığı yapacak.My mom will babysit.
Ben sadece bebeğimi kaybettim.I just lost my baby.
Oyuncak bebeğinize ne isim vereceksiniz?What are you going to name your doll?
Oh, ne güzel bir oyuncak bebek!Oh, what a beautiful doll!
Bebek yumruklarını sıktı.The baby clenched his fists.
Bebek küçücük elini Tom'un parmağına sardı.The baby wrapped his tiny hand around Tom's finger.
Mary üst katta bebekle birlikte.Mary is upstairs with the baby.
Harika, uçakta bir bebek çığlığı daha.Great, another baby screaming on the airplane.
Mary bebeğini emzirdi.Mary nursed her baby.
Kahraman köpek bebeği ateşten kurtardı.The hero dog saved the baby from the fire.
Tom bebek arabası koltuğunun nasıl uygun biçimde kurulacağı konusundaki talimatları okudu.Tom read the instructions on how to properly install an infant car seat.
Bebek yüz elli santimetre boyunda.The baby is one-hundred and fifty centimeters tall.
Bebek süt dolu midesiyle uykuya daldı.With her stomach full of milk, the baby fell asleep.
Bebeğin parmaklarına dikkat et.Watch the baby's fingers.
Bebeği araba koltuğuna koyabilir misin?Can you put the baby in the car seat?
Ben o zaman bebektim.I was a baby then.
Şu an o bebek bezlerine gerçekten ihtiyacım var.I really need those diapers now.
Bir bebek gibi ağlıyordum.I've been crying like a baby.
Bu güzel bebeğe bir bakar mısın?Would you take a look at this beautiful baby?
Bebeğimizin sana benzemesini istiyorum.I want our baby to look like you.
Sen benim küçük sevimli bebeğimsin.You're my lovely little baby.
Bebekler masumdur.Babies are innocent.
Nasıl oluyor da bebek bakıcılarımın hiç biri sana benzemiyor?How come none of my babysitters ever looked like you?
Bebek hala iyi.The baby is still fine.
Leyla bebeğini gözaltındayken doğurdu.Layla gave birth to her baby while she was in custody.
Leyla, onun bebeğini bekliyor olduğunu Fadıl'a söyledi.Layla told Fadil she was expecting his baby.
Leyla'nın, Fadıl'a en çok vermek istediği tek şey bir bebektir.Layla wanted to give Fadil the one thing he wanted most, a baby.
Fadıl bebeğini tutuyordu.Fadil was holding his baby.
Fadıl, Leyla'nın bir bebek sahibi olmasını istemedi.Fadil didn't want Layla to have a baby.
Leyla, Fadıl'a bir bebek vermeyi çaresizce istiyordu.Layla desperately wanted to give Fadil a baby.