On üç yaşından beri bebek bakıyorum.I've been babysitting since I was thirteen.
Mary bütün bebeklerini bağışladıMary gave away all her dolls.
Mary hala bebeklerle oynuyor.Mary still plays with dolls.
Tom'un babası o bir bebekken öldü.Tom's father died when he was a baby.
Dün gece Tom'un bodrum katında bir bebek karyolasında yattım.I slept on a cot in Tom's basement last night.
Bir bebek gibi ağladım.I cried like a baby.
Bir bebek olarak, Fadıl böyle bir ameliyat için fazla güçsüzdü.As an infant, Fadil was too weak for such a surgery.
Leyla, Fadıl'ın kız bebeği.Layla is Fadil's baby girl.
Leyla, Fadıl'ın kız bebeğiydi.Layla was Fadil's baby girl.
Bebeklerinin ölümü Leyla için çok fazlaydı.The death of her babies was too much for Layla.
Leyla dokuzuncu bebeğini doğurdu.Layla gave birth to her ninth baby.
Fadıl bebek karyolasında öldü.Fadil died in his crib.
Dedektif Sadık bebek ölümlerini soruşturdu.Detective Sadiq investigated the baby deaths.
Leyla masum ve savunmasız bebekleri öldürdü.Layla killed innocent and defenseless babies.
Fadıl bebek öldürme hakkında daha fazla öğrenmek istedi.Fadil wanted to learn more about infanticide.
Fadıl, bebek gibi yere düştü.Fadil fell down like a baby.
Tom parmak uçlarına basarak yürüdü ve bebeği uyandırmadı.Tom tiptoed across the room so he wouldn't wake up the baby.
Tom, Mary'yi çocuklarını bebek bakıcılığı yapmaya ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to persuade Mary to babysit his children.
Siz çocukken ben sizin bebek bakıcınızdım.I was your babysitter when you were a kid.
Onlar bebek gibi uyuyorlar.They're sleeping like babies.
Bir bebek olarak çok az resmim var.I have very few pictures of myself as a baby.
Bebek gibi davranıyordun.You were acting like a baby.
Tom, Mary için bir bebek evi yaptı.Tom made a dollhouse for Mary.
Sami küçük bir bebeğin cesedini terk edilmiş bir bavulda buldu.Sami found the body of a little baby in an abandoned suitcase.
Sami bir bebeğin mumyalaşmış kalıntılarını buldu.Sami found the mummified remains of a baby.
Bebeği uyandırmamak için sessiz ol.Be quiet so you don't wake up the baby.
Tom tıpkı bir bebek gibidir.Tom is just like a baby.
Tom, Mary'ye çocuklarının bebek bakıcılığını yapmasını istediğini söyledi.Tom told Mary that he wanted her to babysit his children.
Dora mutfakta bebeğiyle oynuyordu.Dora was playing with her doll in the kitchen.
Sami bir bebek gibi ağlıyordu.Sami was crying like a baby.
Bebek filler sevimlidir.Baby elephants are cute.
Bebek ağlamayı bıraktı.The baby has stopped crying.
Bebek nihayet ağlamayı bıraktı.The baby has finally stopped crying.
Tom pazartesi günü bizim için bebek bakıcılığı yapmayı kabul etti.Tom has agreed to babysit for us on Monday.
O oyuncak bebeği istiyorum!I want that doll!
Leyla, ailenin bebeği idi.Layla was the baby of the family.
Bütün bebekler ağlar.All babies cry.
Tom'un bebek olduğu zamana ait bir resim görmek ister misin?Do you want to see a picture of Tom when he was baby?
Leyla sağlıklı bir bebek doğurdu.Layla gave birth to a healthy baby.
Leyla, bebekleri için burada olmak zorunda.Layla has to be here for her babies.
Her gün yaklaşık 360.000 tane bebek doğuyor.About 360,000 babies are born every day.
Mary sağlıklı bir kız bebek doğurdu.Mary gave birth to a healthy baby girl.
Leyla güzel bir kız bebek doğurdu.Layla gave birth a beautiful baby girl.
Küçük bir kızken kaç tane bebeğin vardı?How many dolls did you have when you were a little girl?
Tom, çocukları için bir bebek bakıcısı kiraladı.Tom hired a babysitter for his children.
Tom, kasabadan çıktığımızda çocuklarımıza bebek bakıcılığı yapıyor.Tom has been babysitting our children whenever we're out of town.
Sami'nin bebeği uyuyordu.Sami's baby was sleeping.
Sami'nin karısı ve bebeği yan odada uyuyordu.Sami's wife and baby were asleep in the next room.
Sami karısı ve bebeği ile birlikte Kahire'ye bir yolculuk yaptı.Sami made a trip to Cairo with his wife and baby.
Sami'nin karısı bebekleriyle uyuyordu.Sami's wife was sleeping with their baby.
Bebeğin bezini değiştirmek üzereyim.I'm just about to change the baby's nappy.
Tom başka bir bebek bakıcısı bulması gerektiğini söyledi.Tom said he needed to find another babysitter.
Tom'un ve benim bir bebeğimiz olacak.Tom and I are having a baby.
Bebeğe dikkat et.Be careful with the baby.
Bebeği uyandırmayın.Don't wake the baby.
Sen emredersin ve ben itaat ederim, bebeğim.You order and I obey, baby.
Annemde hiç bebeklik fotoğrafım yok.My mom doesn't have any baby pictures of me.
Bebeğin benim içimde büyüyor.Your baby is growing inside of me.
Sami bebeğe bakmayı kabul etti.Sami agreed to take care of the baby.
Leyla bebeğimi taşıyor.Layla is carrying my baby.