bayram ile cümle

bayram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
(Bayram: 7 Temmuz Tanabata Festivali)(Vacanţă: pe 7 iulie este Festivalul Tanabata )
(Bayram: 7 Temmuz Tanabata Festivali)Warum regnet es bloß am Sonn-Tag?
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Ale hovorili: Nie na sviatok, aby snáď nebola vzbura ľudu.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Ale pravili: Ne v svátek, aby snad nebyl rozbroj v lidu.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Căci ziceau: ,,Nu în timpul praznicului, ca nu cumva să se facă turburare în norod.``
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Car ils disaient: Que ce ne soit pas pendant la fête, afin qu`il n`y ait pas de tumulte parmi le peuple.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.De sade nämligen: »Icke under högtiden, för att ej oroligheter skola uppstå bland folket.»
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Dicevano infatti: «Non durante la festa, perché non succeda un tumulto di popolo»
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.for de sa: Ikke på høitiden, forat det ikke skal bli opstyr blandt folket.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Kajti govorili so: Ne na praznik, da se morda ljudstvo ne upre.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.가로되 민요가 날까 하노니 명절에는 말자 하더라
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Lecz mówili: Nie w święto, aby snać nie był rozruch między ludem.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı."Maar niet met Pasen", zeiden zij, "want dan komt er een geweldige opstand van."
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Mert azt mondják vala: Ne az ünnepen, hogy a nép fel ne zendüljön.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Pois eles diziam: Não durante a festa, para que não haja tumulto entre o povo.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.pues decían: "No en la fiesta, de modo que no se haga alboroto en el pueblo.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Sie sprachen aber: Ja nicht auf das Fest, daß nicht ein Aufruhr im Volk werde!
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Sillä he sanoivat: "Ei juhlan aikana, ettei syntyisi meteliä kansassa".
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı."Tetapi jangan kita lakukan itu pada waktu perayaan," kata mereka, "sebab nanti timbul huru-hara.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Thi de sagde: "Ikke på Højtiden, for at der ikke skal blive Oprør iblandt Folket."
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Vì họ nói rằng : Chẳng nên làm_việc nầy trong này lễ , sợ sanh sự xôn_xao trong dân_chúng .
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Vì họ nói rằng: Chẳng nên làm việc nầy trong này lễ, sợ sanh sự xôn xao trong dân chúng.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Ελεγον δε, Μη εν τη εορτη, μηποτε γεινη θορυβος του λαου.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Защото думаха: Да не стане на празника, за да се не подигне вълнение между народа.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.но говорили: только не в праздник, чтобы не произошло возмущения в народе.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.Та казали: Тільки не в сьвято, щоб бучі не було в народі.
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.ויאמרו אך לא בחג פן תהיה מהומה בעם׃
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.ولكنهم قالوا ليس في العيد لئلا يكون شغب في الشعب
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.只 是 說 、 當 節 的 日 子 不 可 、 恐 怕 百 姓 生 亂
‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.只是 說 、 當節 的 日子 不 可 、 恐怕 百姓 生亂
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.A boli tam niektorí z tých Grékov, ktorí chodievali hore do Jeruzalema, aby sa tam pomodlili na sviatok.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.A byli niektórzy Grekowie z tych, którzy przychodzili do Jeruzalemu, żeby się modlili w święto.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Bili so pa nekateri Grki med tistimi, ki so prihajali, da bi molili o prazniku.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Byli pak někteří Řekové z těch, kteříž přicházívali, aby se modlili v svátek.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Enkele Grieken die naar het Paasfeest waren gekomen om God te aanbidden,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Es waren aber etliche Griechen unter denen, die hinaufgekommen waren, daß sie anbeten auf dem Fest.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Había ciertos griegos entre los que habían subido a adorar en la fiesta
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ja oli muutamia kreikkalaisia niiden joukosta, jotka tulivat ylös juhlaan rukoilemaan.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.명절에 예배하러 올라온 사람 중에 헬라인 몇이 있는데
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Men der var nogen grekere blandt dem som pleide å dra op for å tilbede på høitiden;
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Men der var nogle Grækere af dem, som plejede at gå op for at tilbede på Højtiden.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Néhány görög is vala azok között, a kik felmenének, hogy imádkozzanak az ünnepen:
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Nişte Greci dintre ceice se suiseră să se închine la praznic,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Nu voro där ock några greker, av dem som plägade fara upp för att tillbedja under högtiden.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ora, entre os que tinham subido a adorar na festa havia alguns gregos.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Quelques Grecs, du nombre de ceux qui étaient montés pour adorer pendant la fête,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Tra quelli che erano saliti per il culto durante la festa, c'erano anche alcuni Greci
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Vả , trong đám đã lên đặng thờ lạy trong kỳ lễ , có mấy người Gờ-réc ,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Vả, trong đám đã lên đặng thờ lạy trong kỳ lễ, có mấy người Gờ-réc,
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Ησαν δε τινες Ελληνες μεταξυ των αναβαινοντων δια να προσκυνησωσιν εν τη εορτη.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Були ж деякі Геленяне між тими, що поприходили, щоб поклонитись у сьвято.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Из пришедших на поклонение в праздник были некоторые Еллины.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.Учениците се спогледваха помежду си, недоумявайки за кого говори.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.ובתוך העלים להשתחות בחג היו אנשים יונים׃
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.وكان اناس يونانيون من الذين صعدوا ليسجدوا في العيد.
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.那 時 、 上 來 過 節 禮 拜 的 人 中 、 有 幾 個 希 利 尼 人
Bayramda tapınmak üzere Yeruşalime gidenler arasında bazı Grekler vardı.那時 、 上來過 節禮 拜 的 人中 、 有 幾個 希利尼人
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A doua zi de Paşte au mîncat din grîul ţării, azimi şi boabe prăjite; chiar în ziua aceea au mîncat.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A jedli z úrody zeme nasledujúceho dňa po Veľkej noci, nekvasené chleby a pražené zrno, práve toho istého dňa.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.I jedli z úrod té země na zejtří po velikonoci chleby nekvašené, a pražmu téhož dne.

İlgili Sayfalar