baygın ile cümle

baygın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Baygın olan prens etrfında toplana denizkızları neşe ile şarkı söylerler.I marinai, credendolo morto, esultano con un canto di gioia.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Dodge viene ucciso, mentre Taylor viene ferito da un colpo di fucile alla gola e Landon stordito.
Setsuna kendine geldiğinde Rociel gitmiştir, Sara ise baygın haldedir.Ma, avendo assorbito il vortice, Rose si sta inconsapevolmente uccidendo.
Kachorra dışındaki herkes baygındır.Все щенки, кроме одного, убегают прочь.
Nitekim Mart ayında Cobain’in eşi Courtney Love, kocasını baygın olarak buldu ve hastaneye kaldırdı.Утром 4 марта в Риме Кортни Лав нашла Кобейна без сознания в комнате отеля, и его отвезли в больницу.
Sandığın içinden baygın Nureddin ortaya çıkar.(Представьте, что ваш знакомый Костя лежит.
Hero bu şoktan baygınlık geçirmiştir.Уолтеру удаётся пережить шок.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.وأثناء محاولة الرواد الفرار، يقتل دودج ويتم أسر لاندون ويصاب تايلور في حنجرته.
Kachorra dışındaki herkes baygındır.حبيبي ما همه غير الشكشكة.
Yarı baygın bir şekilde uyanan Daryl, kardeşi Merle'nin (Michael Rooker). hayalini görür.Semi-consciente, ele tem uma visão de seu irmão desaparecido, Merle (Michael Rooker).
Jack bu arada baygın gibi gözükür ancak değildir.Mas bem no fundo Jack nao é tão mau quanto se diz ser.
Yüze sarılan, bu aşamada görevini yerine getirir ve baygın haldeki insanın ağzından içeri bir tüp bırakır.O ato de puxar o fio para fora de sua boca chama a atenção ao fato de trazer algo de dentro para fora.
Desdemona hemen baygın düşer.Viktoria degradeerde meteen.
Nedimesi Emelia onu baygın bulur ve onu ayıltmayı başarır.Emma ontdekt dit, en weet hem tegen te houden.
Baygın olan prens etrfında toplana denizkızları neşe ile şarkı söylerler.De zeemeerminnen zingen blij over de bewusteloze prins.
Orklar tarafından baygın olarak bulunan Frodo, Cirith Ungol Kulesi'ne hapsedildi.Nu blijkt dat Frodo nog leeft en wordt hij gebracht naar de toren Cirith Ungol.
Düşen uçaktan Steve'i baygın halde sudan çıkarır.In de kerker ontdekt ze Steve.
Otele döndüğünde Milu'yu baygın bulur.Kiedy wrócę, podziękuję loa.
Orklar tarafından baygın olarak bulunan Frodo, Cirith Ungol Kulesi'ne hapsedildi.Sam mdleje, gdy orkowie docierają do bramy Wieży Cirith Ungol.
Silver, baygın Elise'in bedenini dışarıya, bir ağacın yanına bırakır ve orada Shadow ile karşılaşırlar.Gdy Silver wychodzi wraz z śpiącą Elise na zewnątrz budynku, czeka już tam na niego Shadow.
Hem Kristen hem James artık baygındır.Dla Kristen i James to miała być niezwykła noc.
Orklar tarafından baygın olarak bulunan Frodo, Cirith Ungol Kulesi'ne hapsedildi.I detta tillstånd upptäcks Frodo av orcher, som för honom till tornet Cirith Ungol.
Nitekim Mart ayında Cobain’in eşi Courtney Love, kocasını baygın olarak buldu ve hastaneye kaldırdı.Вранці 4 березня в Римі Кортні Лав знайшла Кобейна без свідомості у кімнаті готелю, і його відвезли в лікарню.
Evden çıkmayı başaramaz ve sabaha kadar evde baygın durumda kalır.El nu-și găsește soția acasă, aceasta sosind abia dimineața.
Hem Kristen hem James artık baygındır.Dominic și Johnny sunt amândoi suspecți.
Orklar tarafından baygın olarak bulunan Frodo, Cirith Ungol Kulesi'ne hapsedildi.Frodo este luat de către orci și dus în fortăreața Cirith Ungol.
Desdemona hemen baygın düşer.Odalent rögtön felismeri Desmondot.
Kachorra dışındaki herkes baygındır.Falai kívül vakolatlanok.
Orklar tarafından baygın olarak bulunan Frodo, Cirith Ungol Kulesi'ne hapsedildi.Frodót elhurcolták Cirith Ungol Tornyába vallatásra.
Ve ayrıca denizde bir başka kişinin baygın halde olduğunu görürler ve onu botlarına alarak kurtarırlar.Első éjszaka a tengeren rátalálnak egy hajóra, és azt hiszik, megmenekültek.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Dodge ammutaan kuoliaaksi, Taylor ja Landon otetaan kiinni.
Kocatarla kızları, Baygın durur can yakar.Linnut vaikenevat, Kuhala.
Kachorra dışındaki herkes baygındır.Όλα κατοικούνται εκτός της Κέρου.
Hero bu şoktan baygınlık geçirmiştir.G-Man virker rystet over det.
Nitekim Mart ayında Cobain’in eşi Courtney Love, kocasını baygın olarak buldu ve hastaneye kaldırdı.I Roma 4. mars ble Cobain funnet bevisstløs av Courtney Love og sendt til sykehuset.
En azından birkaç kez baygınlık geçirmiş olmalı. diye açıklıyordu durumu.Flere årsaker gjorde at det ble utsatt, gang på gang.
Setsuna kendine geldiğinde Rociel gitmiştir, Sara ise baygın haldedir.Samme kveld som kroningen fant sted ble Caroline syk.
Eowyn Witch-King'i öldürdükten sonra baygın haldeydi.Arwen bahkan akan membunuh Witch-king.
Desdemona hemen baygın düşer.Tetapi, Dara Puspita segera melupakannya.
Hero bu şoktan baygınlık geçirmiştir.それを見たショウはショックのあまり気絶する。
Salgın patlak verdiğinde hastanede olan Jim, 28 gün baygın yattıktan sonra uyanır.ウイルスの感染拡大から28日後、メッセンジャーのジムは寂れた病院で昏睡状態から目を覚ます。
Fakat kral onu oğluyla ihanet etmekle suçlayınca Elizabeth baygınlık geçirir.當女王提到艾伯特親王而哭泣會用腹語安慰她。
Baygın haldeki Jessie ve Roy Grinko’nun kaçmasına engel olamazlar.到底雪麗和喬治要怎樣才能逃出去呢?
Sefter'in annesi halen baygın.אימו של פארוק, איפה היכרתי אותה?
Kütüphanede Giles'ı baygın bulurlar.רוזוולט נפגש איתם בספרייה לפני כן.
Minnie kendini baygın olarak yerde bulunan Johnson üzerine atar.ניקסון הכחיש בפני ג'ונסון שהיה מעורב בכך.
Hero bu şoktan baygınlık geçirmiştir.מתיאו מזועזע מכל האירוע.
Bundan çok telaşlanan ve tedirgin olan Kontes baygınlık geçirir.Графинята от силно вълнение умира.
Sefter'in annesi halen baygın.Oznámi Fabienovej žene, čo sa stalo.
Hero bu şoktan baygınlık geçirmiştir.Kerė buvo šokiruota tokio viešo pažeminimo.
Minnie kendini baygın olarak yerde bulunan Johnson üzerine atar.Minnie võtab Johnsoni oma toas vastu.
Hero bu şoktan baygınlık geçirmiştir.D12 oli sellest vahejuhtumist šokeeritud.
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.Dacă ne doare inima, dacă ni s'au întunecat ochii,
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.Därför hava ock våra hjärtan blivit sjuka, därför äro våra ögon förmörkade,
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.Darum ist auch unser Herz betrübt, und unsre Augen sind finster geworden
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.Derfor er vårt hjerte sykt, derfor er våre øine blitt dimme,
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.Dlategoż mdłe jest serce nasze, dlatego zaćmione są oczy nasze;
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.Ezért lett beteg a mi szívünk, ezekért homályosodtak meg a mi szemeink;
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.이러므로 우리 마음이 피곤하고 이러므로 우리 눈이 어두우며
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.Onze harten zijn zwak en droevig; de schittering is uit onze ogen verdwenen.

İlgili Sayfalar