baygın ile cümle

baygın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, mutfak zemininde baygın bulundu.He was discovered unconscious on the floor of the kitchen.
Tom baygınlık hissetmeye başladı.Tom began to feel faint.
Baygın halde gömleğimi çıkardım.I unconsciously removed my shirt.
O baygındır.She's unconscious.
O baygın.He's out cold.
Üç gündür baygındı.She was unconscious for three days.
Tom hâlâ baygın.Tom is still unconscious.
Tom hala yerde baygın yatıyor.Tom is still unconscious on the floor.
Tom'un ölü mü yoksa sadece baygın mı olup olmadığını söyleyemem.I can't tell if Tom is dead or just unconscious.
Tom baygın.Tom's unconscious.
Baygın hissediyorum.I feel faint.
Otuz saatten daha fazla bir süredir baygındım.I was unconscious for more than thirty hours.
Tom kaldırımda baygın yatıyordu.Tom was lying unconscious on the sidewalk.
Tom üç gündür baygındı.Tom was unconscious for three days.
Tom yerde baygın yatıyordu.Tom was lying unconscious on the floor.
Tom ameliyat masasında, baygın hâlde yatıyordu.Tom was lying unconscious on the operating table.
Tom yerde baygın yatıyor.Tom is lying unconscious on the floor.
Tom hâlâ yerde baygın yatıyor.Tom is still passed out on the floor.
Odaya girdiğimde, Tom'u yerde baygın buldum.When I came into the room, I found Tom unconscious on the floor.
Tom yerde baygın yatıyorTom is lying on the floor, unconscious.
Tom ne kadar süredir baygın?How long has Tom been unconscious?
O, kızını baygın halde kaldırımda yatarken gördü.She saw her daughter lying on the sidewalk, unconscious.
Fadıl o noktada baygındı.Fadil was unconscious at that point.
Tom onu bulduğumuzda baygındı.Tom was unconscious when we found him.
Tom bana Mary'nin baygın olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was unconscious.
Belki ben baygınken bir şey içirdiniz bana.Maybe you gave me something while I was unconscious.
Belki ben baygınken bir şey vermişsinizdir bana.Maybe you gave me something while I was unconscious.
Mürettebat Tomu baygın ve çıplak görünce, şaşkınlığını gizleyemedi.When the crew saw Tom unconscious and naked, they couldn't hide their surprise.
Harry odaya tek başına girer ve Ginny'yi başında Riddle beklerken baygın bir hâlde bulur.Harry enters the Chamber alone and finds Ginny unconscious, guarded by Riddle.
Sonraki hafta Big Cass, arka alanda baygın hâlde bulundu.The following week, Cass was again found knocked out backstage.
Setsuna kendine geldiğinde Rociel gitmiştir, Sara ise baygın haldedir.Just as the voice is about to reveal itself, Rosa wakes him.
Önemli değil, Sanırım baygınlık geçiriyor.Nothing serious, this client is not feeling too well.
Ön saflarda ebeveynler gördüm, çocuklarının baygın düşeceğinden gayet eminler.Well I find parents out on the front lines very aware their children are going down for the count.
Üzüntüm avutulamaz, Yüreğim baygın,Oh that I could comfort myself against sorrow! My heart is faint within me.
Bu yüzden yüreğimiz baygın, Bunlardan ötürü gözlerimiz karardı.For this our heart is faint; For these things our eyes are dim;
Ölüm baygınlığı, gerçek olarak gelip çattı mı buydu işte denir, senin kaçıp durduğun.The palsy of death will surely come. This is what you wished to avert.
Ölümden üzerine baygınlık çökmüş biri gibidirler.Yet when the danger is past they lash you with sharp tongues, covetous of the best (of booty).
Ve Mûsa baygın vaziyette yere yığıldı. Kendine gelince şöyle yakardı: "Tespih ederim seni.I incline towards You, and I am the first Muslim.”
Ve Mûsa baygın vaziyette yere yığıldı.And Moses fell down senseless.
Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, Musa da baygın düştü.And when his Lord revealed (His) glory to the mountain He sent it crashing down.
Rabbi dağa görününce onu darmadağın etti ve Musa da baygın düştü.So when his Lord disclosed Himself to the mountain, He levelled it, and Moses fell down swooning.
Rabbi, dağa tecelli edince onu parça parça etti. Ve Mûsa baygın vaziyette yere yığıldı.So when his Lord disclosed Himself to the mountain, He levelled it, and Moses fell down swooning.
Daha sonra Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir ediverdi, Musa da baygın düştü.So when his Lord disclosed Himself to the mountain, He levelled it, and Moses fell down swooning.
Ölümden üzerine baygınlık çökmüş biri gibidirler. Bunlar iman etmemişlerdir.But when fear departs, they lash you with sharp tongues, indisposed toward [any] good.
Hem Kristen hem James artık baygındır.Both James and Kristen are now unconscious.
Sayaka ve erkek kardeşi Anna'yı yüksek ateşle baygın bulurlar.She and her brother find Anna unconscious with a high fever.
Bir çatışma patlak verir ve oyuncu yaralanır, birkaç gün baygın kaldıktan sonra uyanır.A firefight breaks out and the player is wounded, blacking out and waking up a few days later.
Nicea ; baygınken Dionysos tarafından tecavüze uğradı.Nicaea; raped by Dionysus while she was unconscious.
Baba, kızını ipin üzerinde baygın ve kanlar içinde yatarken buldu.The father found his daughter lying on the string unconscious and bleeding.
Desdemona hemen baygın düşer.Desdemona ist völlig verwirrt.
Hem Kristen hem James artık baygındır.Blieb also noch Jim bzw. James.
Hero bu şoktan baygınlık geçirmiştir.Hagen selbst war von dem Fund geschockt.
Grup ardından kilisenin dışında Bob'u baygın bir halde bulur.Le groupe retrouve ensuite Bob, inconscient, à l'extérieur de l'église.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Bientôt, Dodge est abattu par les singes, Landon capturé, de même que Taylor, blessé à la gorge.
En azından birkaç kez baygınlık geçirmiş olmalı. diye açıklıyordu durumu.Il reconnaît s’être évanoui plusieurs fois.
Bu sırada Anya uyanır ve baygın haldeki Giles'ı bulur.Anya encuentra a Giles, que aún respira.
Minnie kendini baygın olarak yerde bulunan Johnson üzerine atar.Rance cumple el acuerdo y Minnie se arroja sobre Johnson, que está inconsciente en el suelo.
Santuzza hemen baygınlık geçirir; Lucia etrafını saran köylü kadınların kolları arasına yığılıp kalır.Santuzza se desmaya y Mamma Lucía se desvanece en los brazos de las mujeres del pueblo.
Sonunda dikenli dallardan yarı baygın çocuğun kafasına taç yapılır ve bağlanır veya çarmıha çivilenir.Al final, la víctima medio muerta será coronada con espinos y atada o clavada a una cruz de madera.
Baygın olan prens etrfında toplana denizkızları neşe ile şarkı söylerler.Las sirenas cantan felizmente sobre el príncipe inconsciente.

İlgili Sayfalar