Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Hay pasos que podemos seguir para navegar en este lío.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Jamen vi kan tage et par forholdsregler, for at navigere os gennem moradset.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Jest kilka sposobów na odnalezienie drogi przez bagna.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.음, 이 진구렁 같은 곳을 통과하기 위해 실행해야할 단계가 있습니다
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Mám pro vás určité rady, abyste si proklestili cestu těmito podvody.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Nos, vannak olyan lépések amelyeket megtéve átnavigálhatjuk magunkat a fertőn.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Nous pouvons prendre des dispositions pour nous frayer un chemin dans ce bourbier.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Nun wir können Schritte ergreifen und durch diesen Sumpf steuern.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Sú cesty, ako sa dostať z tohto chaosu.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Υπάρχουν βήματα που μπορούμε να ακολουθήσουμε για να βρούμε το δρόμο μας μέσα στο τέλμα.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Ами има начини да си проправите път през тресавището.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Есть шаги, которые мы можем предпринять, чтобы проложить себе дорогу сквозь это болото.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.Можемо зробити певні кроки, прокладаючи собі шлях через болото.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.ובכן, יש מספר צעדים שאפשר לנקוט בהם כדי לנווט את דרכנו בביצה.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.كذلك هناك خطوات يمكن أن نتخذها للتنقل في طريقنا من خلال المستنقع.
Bataklıkta yolumuzu bulmak için atabileceğimiz adımlar var.手段があります 訓練された嘘発見人は90%の確率で真実を見つけます
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Apakah Anda melihat itu?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Avec ou sans marécage, on ne tiendra pas jusque là
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Bạn nhìn vào nó?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Czy patrząc na to?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Etsitkö sitä?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Glor du på det?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Mocsár, vagy nem láp, tudjuk tartani előtte, hogy hosszú.
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Močvirje ali ne močvirje, saj bomo tako lažje pred njim tako dolgo.
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Můžeme před ním vydržet utíkat, bažina, nebažina.
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Noch eine halbe Stunde bis zum Sonnenaufgang. Sumpf oder nicht, bis dahin wird er uns nicht einholen können.
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Söker du på det?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Stai guardando?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Ste na to pozerať?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Swamp of geen moeras, kunnen we voor hem te houden zo lang.
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Swamp sau nu mlaştină, putem păstra în faţa lui atat de mult.
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Swamp или не блато, можем да поддържаме пред себе си, че дълго.
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Κοιτάς αυτό;
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Ви дивитеся на це?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.Вы смотрите на это?
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.أنت تبحث في ذلك؟
Bataklık ya da değil, ondan bu kadar süre uzak durabiliriz.日の出までまだ時間半。
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)A może efekt ekspozycji na biogaz... (Śmiech) A może efekt ekspozycji na biogaz... (Śmiech)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Kanske var det träskgas, men -- (Skratt) --
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)아마 도깨비였을지도 모르지요. 하지만-- (웃음)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Có lẽ, đó là do khí độc, nhưng mà (Tiếng cười) tôi biết những gì mình nhìn thấy chứ.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Misschien was het moerasgas, maar -- (Gelach) -- ik weet wat ik zag.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Možná to byl bahenní plyn, ale -- (Smích) já vím, co jsem viděl.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.O forse erano gas tossici ma... (Risate) io so cosa ho visto.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Poate a fost gaz de mlaștină, -- (Râsete) dar eu știu ce am văzut.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Talvez fosse gás dos pântanos, mas... (Risos) ... eu sei o que vi.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Μπορεί και να ήταν αέρια από βάλτους, αλλά − (Γέλια) ξέρω τι είδα.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Може би беше блатен газ, но -- (смях) знам какво видях.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar) Ne gördüğümü biliyorum.Может, это действие болотного газа, но — (Смех) я знаю, что я видел.
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Peut-être que c'était des feux-follets, mais -- (Rires)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Talán mocsárgáz volt, de... (Nevetés)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Tal vez fue un "gas de pantano", pero -- (Risas)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Vielleicht war es auch wegen des Sumpfgases, aber -- (Gelächter)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)אולי היה שם גז ביצות, אבל -- (צחוק)
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)ربما هو مستنقع غاز لكن -- ( ضحك )
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)(笑)- わたしが見たことは確かです
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.Bạn biết đấy, những từ đơn giản biến mất trong vũng cát lún của kinh nghiệm.
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.Du ved, simple ord bliver tabt i erfaringers kviksand.
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.Einfache Worte verlieren sich im Treibsand der Erfahrung.
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.Je weet wel, eenvoudige woorden geraken verloren in het drijfzand van de ervaring.