batıl ile cümle

batıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biraz batıldır ve dikkatlidir ama gerekirse risk alır.Szelíd és gondoskodó természetű, de ha szükség van rá, harcolni is tud.
Wang bunları Batılı kaşiflere, özellikle de Aurel Stein ve Paul Pelliot'a satmıştır.1907. után árulni kezdte a szövegeket nyugati felfedezők számára, köztük Stein Aurél és Paul Pelliot számára.
Öncesinde çok sayıda batılı tarafından tecrübe edilmemiş bir mutfaktı.Ez volt az addig nyugaton nem ismert cukornád.
Bu yeni bir batıl inanç böyle doğmuştur.Így született meg Superboy.
Batılı tarihçi bu konuda istediği gibi konuşabilir. ^ a b Renan, Ernest.Az eredeti cikk szerkesztőit annak laptörténete sorolja fel. ↑ Bird: Bird, Eric.
Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi.Sokrates palveli valtiota paitsi sotilaallisissa myös poliittisissa tehtävissä.
Materyalizmi batıl inanç ve kutsal müdahaleye karşı genel bir saldırıya neden oldu.Edamaruku kampanjoi uskontoa ja taikauskoa vastaan.
Ekim 1981'de Çin'de konser veren ilk batılı müzisyen oldu.Säveltäjä esiintyi ensimmäisenä länsimaisena poptähtenä Kiinassa syksyllä 1981.
Ole Nydahl ve eşi Hannah Nydahl 16 Gywalwa Karmapa'nin ilk batılı öğrencileridir.Sen on perustanut tanskalainen Lama Ole Nydahl, joka on 16. Gyalwa Karmapan oppilas.
Geleneksel olarak birçok batılı artist resimlerini sadece bittikten sonra imzalar.Joskus outsider-taiteilijoiden tuotanto löydetään vasta heidän kuoltuaan.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Αυτό μπορεί να οφείλεται στην ενισχυμένη ευαισθησία στον Δυτικό τρόπο ζωής σε ορισμένες εθνοτικές ομάδες.
Batılı kaynaklarda koy olarak da adlandırılır.Την αναφέρουν μόνο Δυτικές πηγές.
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.Το όλο σενάριο ήταν υποθετικό μέχρι την πρόσφατη καταγραφή του στα ιατρικά βιβλία της Δύσης.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.Πίστευε σε υπερφυσικές δυνάμεις.
Birincisi, bu savaş Birleşik Devletler ve Batılı Yerli Amerikanlar arasında yapılan ilk savaş olmuştur.Το γεγονός αυτό αποτέλεσε την πρώτη μεγάλη κρίση μεταξύ της Σοβιετικής Ένωσης και των Δυτικών.
Batı da Batılılaşmaya mecbur ediyordu.Οι υπόλοιποι αναγκάστηκαν να υποχωρήσουν νότια.
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."De frygtelige Erinyer (hævngudinder) forsvinder så, og bliver til ].
Ekim 1981'de Çin'de konser veren ilk batılı müzisyen oldu.I oktober 1981 blev Jarre den første musiker fra vesten, som fik tilladelse til at afholde koncerter i Kina.
T-10 batılı gözlemciler tarafından tespit edildi ve 'Flanker-A' Nato rapor ismi verildi.Efter NATO's første observationer af T-10 blev det givet NATO rapporteringsnavnet 'Flanker-A'.
Bundan yılmayan Batılı Müttefikler Batı Berlin'e havadan destek vermeye başladı (Luftbrücke).De vestallierede besluttede at forsyne Berlin via en luftbro.
Batılı bazı gazeteciler, bu milislerin bir kısmının, Mücahitlerle iş birliği içinde olduklarını söylüyordu.Som forventet løb nogle af dem over til unionshæren med denne nyhed.
Bu batılı evler genellikle Avrupa’nın büyük kentlerinde, finans merkezlerinde ve limanlarında bulunurdu.Hjemløshed er mest almindeligt i storbyer og disses forstæder.
Materyalizmi batıl inanç ve kutsal müdahaleye karşı genel bir saldırıya neden oldu.Hans materialisme fikk ham til å angripe overtro og guddommelig innblanding.
Bundan yılmayan Batılı Müttefikler Batı Berlin'e havadan destek vermeye başladı (Luftbrücke).De vestlig allierte besluttet å forsyne Vest-Berlin via en luftbro.
Alanya'da da aynı durumla karşılaşırız: "Ammâ aslâ Urum lisânı bilmeyüp bâtıl Türk lisânı bilürler".Vi vil lære å kjenne et nytt nexus (hemmelighet) og vil bli reliquis fortiores (sterkere enn de andre).»
Allah'ın tapınılmayı hak eden gerçek ilâh, onun dışında tapınılanların ise batıl ilâhlar olduğuna inanmak.Allahs enhet (Tawhid) – Troen på den ene Gud, og forkastelsen av alle andre guddommer.
Birincisi, bu savaş Birleşik Devletler ve Batılı Yerli Amerikanlar arasında yapılan ilk savaş olmuştur.Denne var den første større militære konfrontasjonen mellom USA og Nord-Vietnam.
Batılılaşarak ailesinin önceki adını ve kendi adını batılı tarzda yazmaya başladı.Til å begynne skrev han sitt familienavn som Soon.
Savaş sonrası ise batılı silahlar da kullanılmaya başlandı.Etter oppfinnelsen av skytevåpen, ble også disse benyttet.
Ancak bu Batılı bakış açısı, Uzakdoğu'daki Zen Budistlerin çoğunluğu tarafından paylaşılmamaktadır.Generelt sett er heller ikke dette synet støttet av flertallet i den newzealandske befolkningen.
Tanzimat Fermanı ile Osmanlı'nın girdiği Batılılaşma süreci bu dönemde de devam etti.Arbeidet med OL til Tromsø fortsatte til tross for dette.
Dong Woon, diğer üyelere göre daha Batılı bir görünümü olmasıyla bilinir.Dong Woon dikenal karena lebih terlihat Western-nya dibandingkan dengan anggota lain.
Berişa, birçok Batılı kaynaklar tarafından bir Müslüman olarak tarif edilmiştir.Berisha telah digambarkan sebagai seorang Muslim oleh banyak sumber-sumber Barat.
T-10 batılı gözlemciler tarafından tespit edildi ve 'Flanker-A' Nato rapor ismi verildi.T-10 terlihat oleh pengamat Barat, dan diberikan kode NATO Flanker-A.
Batılı ülkeler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa ülke iç siyasetinde çok aktiftirler.Keterlibatan pihak Barat, khususnya Britania Raya dan Prancis sangat memengaruhi situasi politik dalam negeri.
Batılı yetişmiş bir doğulu.Terutama Madura Barat.
Bu dönemde Batılı medya mensupları ona "Devrimin Jan Dark'ı" lakabını takmıştır.Pada periode ini, media Western mempublikasikannya sebagai "Joan Arc untuk Orange Revolution".
Örneğin, Batılı filmlerde genellikle AK-47'leri kullanan suçlular, çete üyeleri ve teröristler canlandırılır.Di Amerika, pembuat film sering mempersenjatai penjahat dan teroris dengan AK-47.
Batılı dillerde kek sözcüğü yaş pasta anlamında da kullanılır.Lidah domba juga dimanfaatkan di negara timur tengah untuk masakan rebusan.
Dong Woon, diğer üyelere göre daha Batılı bir görünümü olmasıyla bilinir.Dong Woon được biết đến với nét nhìn phương Tây so với các thành viên khác.
T-10 batılı gözlemciler tarafından tespit edildi ve 'Flanker-A' Nato rapor ismi verildi.T-10 đã bị các nhà quan sát phương Tây phát hiện và đặt tên ký hiệu 'Flanker-A').
Bazı çocuklar Batılı tarzı resmî giysiler de giyebilir.Nhiều bé cũng được mặc các trang phục trang trọng theo phong cách phương Tây.
Biz bu Batılı bilimi istemiyoruz.Nhưng không được giới khoa học xã hội phương Tây chú ý.
Bugünkü Batılı giyim tarzı, bu sürecin sonucudur.Trong đời sống thường nhật ngày nay, trang phục đã theo phong cách phương tây.
Biraz batıldır ve dikkatlidir ama gerekirse risk alır.Chúng rất táo bạo và tò mò nhưng thận trọng, ít khi mạo hiểm xa nơi trú ẩn.
Bu kelimenin bazen şaka anlamında Batılı kültürü veya insanları, kültürel yoldan ifade etmede kullanılır.Nó đôi khi có thể được dụng để đùa cợt người phương Tây hoặc những người từ các nền văn hóa khác.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Điều này có thể là do tăng cường độ nhạy cảm với lối sống phương Tây ở một số nhóm sắc tộc.
Buradan Latinceye ve Batılı dillere geçmiştir.Tên này xuất phát từ tiếng Tây Tạng và tiếng Latinh.
Batılı giyim kuşam yaygın olmasına rağmen, eski giyim kültürü devam etmektedir.Ở nhiều vùng nông thôn của Ấn Độ, quần áo truyền thống đã bị mòn.
Yerine batılı devletlerinki gibi pantolon ve ceket geldi.Nam giới La Hủ mặc quần áo giống như các dân tộc khác ở vùng Tây Bắc.
Küçük olduklarından maliyetleri batılı tanklara göre daha düşüktür.Đồng thời, chi phí sản xuất dầu thấp hơn nhiều so với các nước phương Tây.
Bazı binalar batılı saraylardan esinlenilerek taştan yapılmıştır.Một số được xây dựng bằng đá nhằm mô phỏng kiến trúc cung điện của phương Tây.
İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar."敗者同士が対決し敗者が敗退)。
Biz bu Batılı bilimi istemiyoruz.西洋科学は禁止された。
Batılı yetişmiş bir doğulu.イーストポイントで育った。
1973 başlarından itibaren Batılı ülkeler esnek veya değişken kur sistemini benimsemişlerdir.1973年に先進各国は相次いで変動相場制に切り替えた。
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir.迷信などを信じる。
Batılı devletler ve Türkiye ise bölgedeki insan hakları ihlallerine sık sık değinmektedir.従って欧州連合とアメリカ合衆国は、この地域の人権問題に関して更に重点を置いている。
Sanatı, toplumun Batılılaşması için bir araç olarak kullanmıştır.そのため美術は隣人から抜きん出るための不可欠な手段となっていた。
Batılı dillerde Franco- öneki "Fransa'ya veya Fransızlara dair" anlamına gelir.元々の意味は「フランスの」あるいは「フランク人の」。

İlgili Sayfalar