batılı ile cümle

batılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama Ermeni meselesinin çıktığında Batılı devletleri reformlar talep ettiler.Als gevolg van de omwentelingen in Oost-Europa, nam de roep om hervormingen in Albanië toe.
Macaristan’da popülerliği artan küp ile Batılı bilimadamları da ilgilenmeye başladı.Tijdens de studie in St. Niklaas begon hij zich ook voor de menselijke figuur te interesseren.
Ancak Soğuk Savaş'ın başlamasıyla batılı örgütlerin önemli bir kısmı federasyondan ayrıldı.Wraz z nastaniem zimnej wojny praktycznie wszystkie organizacje z państw zachodnich wycofały się z Federacji.
Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi.Kampucza stała się więc dla Wietnamu problemem nie tylko wojskowym, lecz także ekonomicznym i dyplomatycznym.
Daha sonra Batılılar Sırplara "čišćenje" ("temizlik") terimi kullanılmıştır.Używano wtedy formuły "wyszli na świat" (chiń. chushi).
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Detta kan bero på en ökad känslighet för en västerländsk livsstil hos vissa etniska grupper.
18 Mart 3019: Batılı Komutanlar Minas Tirith'ten ayrıldı.18 mars: Västerns härskara marscherar ut från Minas Tirith.
Birincisi, bu savaş Birleşik Devletler ve Batılı Yerli Amerikanlar arasında yapılan ilk savaş olmuştur.Det var den första stora striden mellan USA och Nordvietnam.
Şibam batılı kaynaklarda çoğu zaman "en eski gökdelenler şehri" ya da "çölün Manhattan'ı" olarak anılır.Shibam kallas ofta "den äldsta skyskrapestaden i världen" eller "öknens Manhattan". ^ ”Öknens Manhattan”.
Batı da Batılılaşmaya mecbur ediyordu.Slutligen kom Öst att ansluta sig till väst.
1860 - 1880 yıları arasında başta Fransız yazarlar olmak üzere birçok Batılı yazarın eseri Türkçeye çevrildi.Under nästan 100 år, från 1889 till 1986, hette EFS:s huvudsångböcker just Sionstoner.
Çok sayıda Rus ve batılı yazarın eserlerini Tıva Türkçesine çevirmiştir.Stor mängder klassisk och västerländsk litteratur översattes till ryska.
Orta Doğu, batılı devletler tarafından bazen Yakın Doğu olarak adlandırılır.Sydöstra delen kallas ibland för Odensvi.
Magus sözcüğü Batılı dillerde büyü anlamına gelen magic vb. sözcüklerin kökenini oluşturur.Talet 13 betraktas som ett magiskt tal inom folktro och magi.
Bölgeye 19. yüzyılda batılı seyahlar "Kartallar Yuvası" demişlerdir.De kallas sedan 1800-talet lokalt "Fandens Keglebane" ("Djävulens kägelbana").
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Це може бути зумовлене підвищеною чутливістю до західного стилю життя у певних етнічних групах.
Biz bu Batılı bilimi istemiyoruz.Останнім часом у науковій медицині тую західну не використовують.
Winnie ve arkadaşlarının sıcacık hikâyeleri 80 senedir Batılı çocuklara her gece yatmadan önce okunmaktadır.Я і Майк не спимо біля 48 годин перед видачею кожного сценарію.
Bölgeye 19. yüzyılda batılı seyahlar "Kartallar Yuvası" demişlerdir.У західних дослідженнях 19 століття називаються курильцями.
Batılı tarihçiler tarafından bu açıklama, "komünist propagandası" olarak gösterilmiştir.У доповіді описано цю групу як «про-комуністичну».
Litvanya ayrıca, OECD ve batılı örgütlere üye olmak istemektedir.Вона також прагне набути членства в ОЕСР та інших західних організаціях.
Böylece batılı resim anlayışı sanatımıza girmiştir (Güvemli, 1975).Таким чином, західне розуміння живопису увійшло в мистецтво Туреччини (Güvemli, 1975).
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Může tomu tak být v důsledku zvýšené citlivosti některých etnických skupin na západní životní styl.
Batılı devletler ve Türkiye ise bölgedeki insan hakları ihlallerine sık sık değinmektedir.Kromě situace v Řecku a na Kypru bývá často kritizováno potenciální členství Turecka v EU.
Biz bu Batılı bilimi istemiyoruz.Právě zde se nadchl pro západní vědu.
Böylece Batılı güçlere bir uyarı verilmiş olacaktı.Naskytla se tak možnost posílit západní frontu.
O zamandan beri Batılıların Sallirmiutlarla teması devam eder.Od té doby mají od Zátoráků pokoj.
Batılılaşma hareketleri milliyetçiliğin yükselişiyle canlandı.K vzestupu nacionalismu přispěla evropská migrační krize.
Litvanya ayrıca, OECD ve batılı örgütlere üye olmak istemektedir.Ea dorește să adere și la OCDE și alte organizații occidentale.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Cauza o poate constitui sensibilitatea crescută a anumitor grupuri etnice la stilul de viață occidental.
Diğer batılı kentlerle karşılaştırıldığında, suç oranı Tel Aviv'de nispeten azdır.În comparație cu orașele occidentalizate, infracționalitatea în Tel Aviv este relativ scăzută.
Ancak, Batılı güçlerin desteği olmaksızın savaşa girmeye niyeti olmayan Beneš geri adım attı.Totuși, Beneš a refuzat să intre în război fără sprijinul puterilor vestice.
Sonuç olarak, 2020 ve 2030'lu yılların arasında, batılı ülkeler göçmenler için yarışmaya başlayacaklar.Astfel, în anii 2020-2030, țările occidentale vor recurge la forța de muncă străină, stimulând imigrația.
Boethius'tan sonra az sayıda Batılı Yunanca konuşabiliyor ve okuyabiliyordu.Odată cu căderea Romei, puțini oameni din vest știau să citească greacă.
Bölgeye 19. yüzyılda batılı seyahlar "Kartallar Yuvası" demişlerdir.Pentru europenii secolului al XIX-lea, această zonă era "Africa întunecată".
Wang bunları Batılı kaşiflere, özellikle de Aurel Stein ve Paul Pelliot'a satmıştır.1907. után árulni kezdte a szövegeket nyugati felfedezők számára, köztük Stein Aurél és Paul Pelliot számára.
Öncesinde çok sayıda batılı tarafından tecrübe edilmemiş bir mutfaktı.Ez volt az addig nyugaton nem ismert cukornád.
Batılı tarihçi bu konuda istediği gibi konuşabilir. ^ a b Renan, Ernest.Az eredeti cikk szerkesztőit annak laptörténete sorolja fel. ↑ Bird: Bird, Eric.
Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi.Sokrates palveli valtiota paitsi sotilaallisissa myös poliittisissa tehtävissä.
Ekim 1981'de Çin'de konser veren ilk batılı müzisyen oldu.Säveltäjä esiintyi ensimmäisenä länsimaisena poptähtenä Kiinassa syksyllä 1981.
Ole Nydahl ve eşi Hannah Nydahl 16 Gywalwa Karmapa'nin ilk batılı öğrencileridir.Sen on perustanut tanskalainen Lama Ole Nydahl, joka on 16. Gyalwa Karmapan oppilas.
Geleneksel olarak birçok batılı artist resimlerini sadece bittikten sonra imzalar.Joskus outsider-taiteilijoiden tuotanto löydetään vasta heidän kuoltuaan.
Bu durum, bazı etnik gruplarda Batılı yaşam tarzına karşı artan hassasiyetten kaynaklanıyor olabilir.Αυτό μπορεί να οφείλεται στην ενισχυμένη ευαισθησία στον Δυτικό τρόπο ζωής σε ορισμένες εθνοτικές ομάδες.
Batılı kaynaklarda koy olarak da adlandırılır.Την αναφέρουν μόνο Δυτικές πηγές.
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.Το όλο σενάριο ήταν υποθετικό μέχρι την πρόσφατη καταγραφή του στα ιατρικά βιβλία της Δύσης.
Birincisi, bu savaş Birleşik Devletler ve Batılı Yerli Amerikanlar arasında yapılan ilk savaş olmuştur.Το γεγονός αυτό αποτέλεσε την πρώτη μεγάλη κρίση μεταξύ της Σοβιετικής Ένωσης και των Δυτικών.
Batı da Batılılaşmaya mecbur ediyordu.Οι υπόλοιποι αναγκάστηκαν να υποχωρήσουν νότια.
Ekim 1981'de Çin'de konser veren ilk batılı müzisyen oldu.I oktober 1981 blev Jarre den første musiker fra vesten, som fik tilladelse til at afholde koncerter i Kina.
T-10 batılı gözlemciler tarafından tespit edildi ve 'Flanker-A' Nato rapor ismi verildi.Efter NATO's første observationer af T-10 blev det givet NATO rapporteringsnavnet 'Flanker-A'.
Bundan yılmayan Batılı Müttefikler Batı Berlin'e havadan destek vermeye başladı (Luftbrücke).De vestallierede besluttede at forsyne Berlin via en luftbro.
Batılı bazı gazeteciler, bu milislerin bir kısmının, Mücahitlerle iş birliği içinde olduklarını söylüyordu.Som forventet løb nogle af dem over til unionshæren med denne nyhed.
Bu batılı evler genellikle Avrupa’nın büyük kentlerinde, finans merkezlerinde ve limanlarında bulunurdu.Hjemløshed er mest almindeligt i storbyer og disses forstæder.
Bundan yılmayan Batılı Müttefikler Batı Berlin'e havadan destek vermeye başladı (Luftbrücke).De vestlig allierte besluttet å forsyne Vest-Berlin via en luftbro.
Birincisi, bu savaş Birleşik Devletler ve Batılı Yerli Amerikanlar arasında yapılan ilk savaş olmuştur.Denne var den første større militære konfrontasjonen mellom USA og Nord-Vietnam.
Batılılaşarak ailesinin önceki adını ve kendi adını batılı tarzda yazmaya başladı.Til å begynne skrev han sitt familienavn som Soon.
Savaş sonrası ise batılı silahlar da kullanılmaya başlandı.Etter oppfinnelsen av skytevåpen, ble også disse benyttet.
Ancak bu Batılı bakış açısı, Uzakdoğu'daki Zen Budistlerin çoğunluğu tarafından paylaşılmamaktadır.Generelt sett er heller ikke dette synet støttet av flertallet i den newzealandske befolkningen.
Tanzimat Fermanı ile Osmanlı'nın girdiği Batılılaşma süreci bu dönemde de devam etti.Arbeidet med OL til Tromsø fortsatte til tross for dette.
Dong Woon, diğer üyelere göre daha Batılı bir görünümü olmasıyla bilinir.Dong Woon dikenal karena lebih terlihat Western-nya dibandingkan dengan anggota lain.
Berişa, birçok Batılı kaynaklar tarafından bir Müslüman olarak tarif edilmiştir.Berisha telah digambarkan sebagai seorang Muslim oleh banyak sumber-sumber Barat.

İlgili Sayfalar