batıdaki ile cümle

batıdaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Anacapri'nin diğer sakinleri, batıdaki yüksek tepelerde yerleşiktir.Kommunen Anacapri ligger i bergen i väster.
En batıdaki hattır.Найбільшим в Півн.
Batıdaki izci birliklerine benzer bir yapılanmaydı.Подібних формувань в Радянській Армії ніде не було.
Arcadius doğudaki, Honorius ise batıdaki vârisiydi.Vládu po něm převzali Arcadius na Východě a Honorius na Západě.
Kilisenin ikonastasisi 1645 yılında, batıdaki freskler 1630 yılında yapılmıştır.XVII. Iconostasul a fost pictat în 1645, în timp ce frescele din partea vestică au fost realizate în 1630.
Gemilerini batıdaki evlerine dönmek için Adriyatik Denizi'ne taşımış, karaya çıkmışlardır.Au debarcat, pentru a-și căra barca la Marea Adriatică, înspre vest, pentru a ajunge înapoi acasă.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.Két ország található a szigeten: nyugati harmadán Haiti, keleti kétharmadán a Dominikai Köztársaság.
Savaş sırasında güney ve batıdaki harekat komutanı olarak görev yaptı.Sokáig ő felügyelte vezérőrnagyként a keleti és a déli menetrend szerinti közlekedést.
Genel olarak, doğu illeri, batıdakilere göre daha kentleşmiş durumdaydı.Γενικά οι δυτικές περιοχές έγιναν πιο ανεπτυγμένες από τις ανατολικές.
Ayrıca Batıdaki kuvvetli ağır süvari geleneği de istilayı durdurucu etkiye sahip olabilecektir.Υπάρχουν όμως και περιπτώσεις φινάλε που ο ίππος μπορεί να είναι ισχυρότερος του αξιωματικού.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Det kontrollerte også handelsrutene, minene og oasene lengre øst og vest.
Kuzey bölgesindeki kırgıbayır oluşumları batıdaki Missouri Nehri'ne kadar sürer.Skillet mellom øst og vest går ved elven Missouri.
O dönemde batıdaki Ukraynalı milliyetçiler Ukrayna'da Ukrayna Halk Cumhuriyeti'ni ilan ettmişti.Sementara itu, orang-orang Ukraina di Galisia Timur menyatakan pendirian Republik Rakyat Ukraina Barat.
Kimi kaynaklar Toulon, Hyères veya Saint-Tropez'i batıdaki başlangıç noktası olarak göstermektedir.Tuy nhiên, một số nguồn khác thì cho là Toulon, Hyères hoặc Saint-Tropez là điểm khởi đầu ở phía Tây.
Anacapri'nin diğer sakinleri, batıdaki yüksek tepelerde yerleşiktir.Một thị trấn khác có tên Anacapri nằm trên các ngọn đồi cao hơn ở phía Tây hòn đảo.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.西側3分の1をハイチ、東側3分の2をドミニカ共和国が統治している。
Dağlar, kuzey batıdaki hâriç, genellikle çıplaktır (ağaçsızdır).山路は嶮しく、谿(たに)の径(みち)もあぶない。
1618'de Otuz Yıl Savaşı'nın patlak vermesiyle batıdaki savaş dönemi sona erdi.1618年、三十年戦争が勃発した。
Küba'nın en batıdaki eyaletidir.キューバの西部にある。
Batıdaki herhangi eğitim kurumundan daha büyük Budist üniversitelerine sahipti.全米でも有数の教育機関であるニューヨーク州立大学バッファロー校がある。
O dönemde batıdaki Ukraynalı milliyetçiler Ukrayna'da Ukrayna Halk Cumhuriyeti'ni ilan ettmişti.东加利西亚乌克兰人则短暂地建立过西乌克兰人民共和国。
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.섬의 서쪽 1/3은 아이티의 영토이고, 동쪽 2/3는 도미니카 공화국의 영토이다.
Kel Karl da batıdaki toprakları aldı.Карл Плешиви получава западните територии.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Контролира търговските пътища, мините и оазисите на изток и запад.
Bunun nedeni, doğuda zafer üstüne zafer kazanan Cermenlerin batıdaki tehditlere pek aldırış etmemesiydi.Time je zapadna Europa izbjegla vrlo vjerojatnu devastaciju.
Arcadius doğudaki, Honorius ise batıdaki vârisiydi.Arcadius vládol na východe, vo Východorímskej ríši, Honorius na západe, v západorímskej ríši.
Tek kişilik ve çift motorlu bu uçağın NATO ve batıdaki karşılıkları F-15,F-16,F-18 dir.Za zmanjšanje razvojnih stroškov je sistem fly-by-wire vzet iz letal F-15, F-16 in F-18.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.Zahodno tretjino otoka, ki leži vzhodno od Kube, zaseda Haiti, vzhodni dve pa Dominikanska republika.
Adanın batıdaki üçte birinde Haiti, doğudaki üçte ikisinde ise Dominik Cumhuriyeti bulunur.Saare läänepoolsel kolmandikul on Haiti Vabariik ja idapoolsel kahel kolmandikul Dominikaani Vabariik.
Doğuda Arjantin'e ait kısımda 133.000, batıdaki Şili'ye ait kısımda ise 7.000 kişi yaşar.Argentina-osas elab umbes 133 000, Tšiili-osas umbes 7500 inimest.
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız"Anglia are un interes comun, dar niciun aliat comun."
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız"Großbritannien hat allgemeine Interessen, aber keine allgemeinen Verbündeten."
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız뭔가 이루어지기를 바란다면, 서구에서 조차도 대서양 주변의
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağızשאפילו אנו במערב נושיט ידיים, נהיה חייבים לעשות זאת,
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağızأنه حتى نحن في الغرب سنمد يدنا، سيكون علينا أن نمد يدنا،
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız私たちはこの居心地のよい 大西洋の国々の輪の中に留まらず
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Az õ pusztulásától megborzadnak, a kik következnek és rettegés fogja el a most élõ embereket.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.de i Vester stivner ved hans Skæbnedag, de i Øst bliver slagne af Rædsel.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Della sua fine stupirà l'occidente e l'oriente ne prenderà orrore
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Die nach ihm kommen, werden sich über seinen Tag entsetzen; und die vor ihm sind, wird eine Furcht ankommen.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Do seu dia pasmam os do ocidente, assim como os do oriente ficam sobressaltados de horror.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.그의 날을 인하여 뒤에 오는 자가 앞선 자의 두려워 하던 것 같이 놀라리라
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Lännen asujat hämmästyvät hänen tuhopäiväänsä, idän asujat valtaa vavistus.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Les générations à venir seront étonnées de sa ruine, Et la génération présente sera saisie d`effroi.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Mendengar nasibnya penduduk di barat terkejut, sedang penduduk di timur gemetar karena takut
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nade dnem jeho zděsí se potomci, a přítomní strachem podjati budou.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nade dniem jego zdumiewają się potomkowie, a przodków ogarnie strach.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Nad jeho dňom sa zhrozia tí, ktorí sú na západe, a veľký strach pojme tých, ktorí sú na východe.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Neamurile cari vor veni se vor uimi de prăpădirea lui, şi neamul de acum va fi cuprins de groază.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Những người hậu sanh sẽ lấy làm sững sờ về ngày của hắn, Y như kẻ tiền bối đã lấy làm kinh khiếp.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Những người hậu sanh sẽ lấy_làm sững_sờ về ngày của hắn , Y_như kẻ tiền_bối đã lấy_làm kinh khiếp .
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Över hans ofärdsdag häpna västerns folk, och österns män gripas av rysning.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Uit alle streken zullen zij beven van angst als zij zien welk lot hem treft.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Οι μεταγενεστεροι θελουσιν εκπλαγη δια την ημεραν αυτου, καθως οι προγενεστεροι ελαβον φρικην.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Идните поколения ще се смаят за деня му, Както и предишните се ужасиха.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.О дне его ужаснутся потомки, и современники будут объяты трепетом.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.על יומו נשמו אחרנים וקדמנים אחזו שער׃
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.يتعجب من يومه المتأخرون ويقشعر الاقدمون.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.以 後 來 的 、 要 驚 奇 他 的 日 子 、 好 像 以 前 去 的 、 受 了 驚 駭
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.以 後來 的 、 要 驚奇 他 的 日子 、 好像 以前 去 的 、 受了 驚駭
İlgili Sayfalar