basma ile cümle
basma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1743'den itibaren halk kendi parasını basma hakkını elde eder.Em 1754, o povoado ganhou o status de freguesia.
Para basmak yasaklanmıştır.Bedelarij wordt verboden.
Tekrar marşa basmak gerektiğinde 30 saniye beklenilmelidir.Het kostte hem 30 seconden om weer te vertrekken.
Paşmak (başmak) “ayakkabı, pabuç” anlamına gelir.Waar de schoen (of het schoentje) wringt.
Kahraman, uyuyan bir Furi'nin (intikam tanrıçası) üzerine basmakta, elinde bir kılıç tutmaktadır.De heilige staat op een gehelmde krijgsman die in zijn hand een zwaard vasthoudt.
Buraya ayak basmadan önce de sosyal medya aracılığıyla onlardan destek mesajları aldım.Daarnaast kan men via social media voorafgaand aan de aflevering reageren op de stelling.
Yere basmadan bütün dünyayı aştı.De single ging de gehele wereld over.
Ayrıca birçok tahta basmakalıp eseri vardır.In de stad liggen een groot aantal tuinen en fruitbomen.
Para basma, çalma gibi olaylarda üstüne yoktur.Geld speelt geen rol, dat moest u weten.
"Kırlangıçlar" ve "Bahtiyar Köpek" adlı öykülerinde karakter olarak hayvanlar daha ağır basmaktadır.Met zijn achtergrond als koedrijver en waakhond heeft de ‘spets’ een pittig karakter.
Ve artık düğmeye basmaz.Het deert Tetje niet meer.
O tuşa basma!Niet op die knop drukken.
Bugün evin dışına ayak basmadım.Ik heb vandaag nog geen voet buiten de deur gezet.
Eko Fresh) (2020) Karantina (2020) Shawty (2020) Basma (2020) 24k (ft.Eko Fresh ) (2020) Karantina (2020) Shawty (2020) Basma (2020) 24k (ft.
İlk bulunan sığınaktaki düğmeye basma işlemini yapan kişidir.Odpowiada osoba, która pierwsza naciśnie przycisk.
Bunlar "başmakam", "göbek", "kuşak" ve "etek"tir.Są to „chuj”, „pizda”, „jebać”, „pierdolić” i „kurwa”.
Başmakçı, düşman işgali görmemiştir.Zmęczony nieprzyjaciel nie atakował.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Wolne Miasto Gdańsk wydawało własne paszporty.
1743'den itibaren halk kendi parasını basma hakkını elde eder.Od 1734 z prawem czerpania dochodów z beneficjum.
Aklı hiçbir şeye basmaz ve hiçbir şeyi anlayamaz.Inteligencje nie wiedzą wszystkiego i niczego nie stwarzają.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.Marzy o zajęciu miejsca dyrektora, dlatego często wysyła anonimy do kuratorium.
Bu makine, bir emme basma tulumbaya benzer.Jest to czarna maszyna przypominająca mamuta.
Ayrıca birçok tahta basmakalıp eseri vardır.Liczne mchy i porosty.
Tek bir tuşa basmanız yeter.Sedan är det bara att trycka till.
Paşmak (başmak) “ayakkabı, pabuç” anlamına gelir.Helskor betyder alltså "dödsskor".
Dolayısıyla bunları basmak ve dağıtmak yasaktı ve tek nüsha idiler.Det enda förbjudna var att peta i ögonen och att bitas, allt annat var tillåtet.
Geçiş manzara modu düğmesine basma.Lägg ingen kroppstyngd på mitten-steget.
Bazı tuşlara basmak ve tutmakla benzeri karakterler ortaya çıkaracaktır.Genom att trycka på och hålla in vissa tangenter framkallas andra liknande tecken.
Suyun basma özelliğinden yararlanarak çalışır.Fachingen säljer fortfarande vatten från källan.
Para basmak yasaklanmıştır.Bogsering är förbjuden.
Ve artık düğmeye basmaz.Orgeln är inte längre spelbar.
The Hunger Site ziyaretçilerini sitedeki bir düğmeye günde bir kez basmaları yönünde teşvik eder.Besökare inbjuds en gång om året för att på plats uppleva en kvarn i arbete.
Jillian'ın karakteri basmakalıp sarışın tiplemesi üzerine kuruluydu.Jurij rusar in men förtrollas av hennes skönhet.
Adalarda yaşayan cüce fillerin soyunun tükenmesi adaya insanoğlunun ayak basmasıyla bağlantılandırılmamıştır.Вимирання острівних карликових слонів не було пов'язане з приходом на острови людини.
3.000 elyazmasıyla birlikte eski ve yeni basma eserleri 30.000 civarındadır.Всього листів і телеграм набралося близько 30 тисяч.
Geceleri ateş basması uyku düzenini bozabilir.Вночі хворі можуть прокидатися від задухи.
Hem devalüasyon, hem ek para basma.Це як недолік, так і перевага.
Bir halk komiği olarak ün kazanan Basmacı 60 kadar filmde karakter oyuncusu olarak rol aldı.Справжню популярність і визнання отримав в кінематографі, зігравши більше шістдесяти ролей.
1743'den itibaren halk kendi parasını basma hakkını elde eder.V roce 1703 získala obec právo užívat svou vlastní pečeť.
Herhalde Kurana el basmazdık.Pravděpodobně byl opatřený břitem.
Lenovo, yanlışlıkla tuşa basmayı önlemek için gç düğmesini önden ve yana kaydırdı.Lenovo přesunulo tlačítko napájení ze středu na stranu, aby se zabránilo náhodnému stisknutí.
Hem devalüasyon, hem ek para basma.Zklamala jsem, vracím peníze.
2007 yılından beri ise, kitaplarını Epsilon Yayınevi basmaktadır.Od roku 2007 vydává své knihy v nakladatelství Littera Silesia.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Orașul Gdańsk avea privilegiul de a-și bate propria monedă.
Gerçekçi sahnelerinin grafik niteliği, birçoğunun hiçbir zaman basmamasına ya da sergilenmemesine neden oldu.Scenele lui realiste au avut ca rezultat faptul că multe opere ale lui nu au fost niciodată expuse.
Bankaya para basma yetkisi bile verilmiştir.Băncii i s-a acordat o autorizație de funcționare generală.
Almancada, Hexendrücken (cadı basması) olarak bilinir.În Mexic se întâlnește specia Hexurella encina.
Basmane Garı ^ FotoğraflarMiserend Fotó Fotó Fotók
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Egyetlen meccsen sem lépett pályára a fehér mezeseknél.
2004: DC, Identity Crisis sınırlı serisini basmaya başladı.1992 – Svájc azonos beleegyezési korhatárt vezet be.
Bir tuşa basmanın Klasik uygulamada beklenmedik tekrarlı olabilecek olan izole bir sorunu giderir.Csak arra figyeltem, hogy jó állapotban maradjanak a gumijaim, ha esetleg valami váratlan esemény történne.
Kentin kendi parasını basma hakkı vardı.Mindegyik város saját pénz érmét vert.
Hayatının sonuna kadar da gazeteci olarak Hürriyet'te başmakaleler yazdı.Ezek után élete végéig különböző helyeken dokumentátorként dolgozott.
Ve artık düğmeye basmaz.Nem szabad semmilyen gombot sem megnyomni.
Anadolu'nun desteğini kazanmak için Anadolu beylerine para basma hakkı verdi.A kormány azonban a hatalma fennmaradása érdekében elfogadta az antant ajánlatát.
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde yaşanan köy basma ve eşkiya gruplarının saldırılarına uğramış.Részben az anbári összetűzések kezdetekor elfoglalta már a várost az Iszlám Állam és annak szövetségesei.
1920'de Türkistan bölgesindeki Basmacı hareketine katıldı.1920-ban intenzíven bekapcsolódott a Turáni Társaság tevékenységébe.
The Hunger Site ziyaretçilerini sitedeki bir düğmeye günde bir kez basmaları yönünde teşvik eder.The Hunger Site kehottaa vierailijoitaan napsauttamaan sivustolla olevaa nappia kerran päivässä.
Kentin kendi parasını basma hakkı vardı.Kaupunki löi omaa rahaa.
Gerçekçi sahnelerinin grafik niteliği, birçoğunun hiçbir zaman basmamasına ya da sergilenmemesine neden oldu.Hänen töidensä realistinen luonne johti siihen, ettei niitä koskaan painettu tai asetettu näytteille.