basma ile cümle

basma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve artık düğmeye basmaz.Ei enää nappeja kipuun?
Başmakçı hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.Ei kerro riittävästi perimästä.
Para basma yetkisini kötüye kullandı.Rahapajan johtaja teki väärää rahaa.
Tek bir tuşa basmanız yeter.Paina ylös-näppäintä kerran.
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.Sentähden: älkää nostattako tulvaa.”
1887 - Herman Hollerith, geliştirdiği kart basmalı hesap makinesinin patentini aldı.1887 – Herman Hollerith sai patentin reikäkorttikoneelleen.
Paşmak (başmak) “ayakkabı, pabuç” anlamına gelir.Sana heel tarkoittaa kengänkorkoa tai kantapäätä.
Herhalde Kurana el basmazdık.Suomentanut Kai Kauhanen.
Evre I- Uyku basması.Κοιμήσεως -- η Κοίμηση Δ.δ.
1743'den itibaren halk kendi parasını basma hakkını elde eder.Το 1743 η λειτουργία τους γινόταν άμεσα από το Υπουργείο Οικονομικών.
Kütüphanede 5000'den fazla yazma ve basma eser vardır.Στη βιβλιοθήκη φυλάσσονται 5 χιλιάδες χειρόγραφα και παλαίτυπα.
Herhalde Kurana el basmazdık.Μάλλον καταγόταν από τη Χίο.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Να εξασφαλίσει ότι κανένα άτομο δε θα εισέρχεται στον αγωνιστικό χώρο.
Kentin kendi parasını basma hakkı vardı.Η πόλη είχε δικό της νομισματοκοπείο.
Parmakla basmakla solar.Baß-Skizze σε Σολ ελάσσονα.
Başmühendis / başmakinist'e, gemi üzerinde çarkçıbaşı olarak hitap edilmektedir.Πλοίον+άρχω = είμαι αρχηγός, ηγεμονεύω του πλοίου.
Para basmak yasaklanmıştır.Η χρήση του έχει απαγορευθεί.
Bütün yapman gereken, bu tuşa basmak.Το μόνο, που πρέπει να κάνεις, είναι να πατήσεις αυτό το κουμπί.
Semtte bulunan Basmane GarıΟ ιστορικός σιδηροδρομικός σταθμός του Μπασμανέ
Basmane, İzmir'in Konak ilçesine bağlı bir semttir.Το Μπασμανέ ή Μπασμανές είναι μία λαϊκή συνοικία και απ' τις πιο παλιές της Σμύρνης.
Basmane Garı İzmir Enternasyonal Fuarı Basmane'nin uydudan görünüşü Yahoo!Σταθμός Basmane Διεθνή Έκθεση Της Σμύρνης Η δορυφορική την εμφάνιση του Basmane Yahoo!
Amerikan dergisi Atlantic Monthly anılarını basmayı kabul eder.Foreningen udgav månedstidsskriftet Atlanten.
Başmühendis / başmakinist'e, gemi üzerinde çarkçıbaşı olarak hitap edilmektedir.Kaptajnen ((engelsk): Commander) er lederen ombord på rumfartøjet.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Heller ingen utøvere protesterte på medaljepodiet.
Kentin kendi parasını basma hakkı vardı.Byene måtte også inn å betale sin del.
Bu oyun, ebe olan oyuncunun öbür oyuncuların gölgelerine basma esasına dayanır.Utespiller: Dette er det resten av utelagets spillere gjør.
Video çizgi kızları bir odaya girip bir düğmeye basmasıyla başlar.Basshunter trykker på videoen og en kvinne begynner å danse.
Bildirime güçlü basmak, ardından yanıt vermek yeterlidir.Behovet for å skaffe ytterligere informasjon meldte seg sterkt.
Aynı şekilde, bırakmak için de T 'ye basmanız yeterlidir.Ukuran yang kamu pakai untuk mengukur akan diukurkan kepadamu, dan di samping itu akan ditambah lagi kepadamu.
İlk kurulduğu yıllarda Karl Marx, Friedrich Engels ve Vladimir Lenin'in eserlerini derleyip basmaktaydı.Sejak saat itu, ia sering membaca buku-buku karya Karl Marx, Friedrich Engels, dan Vladimir Lenin.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.Sangat hebat bahkan tidak ada yang menghentikan langkahnya di turnamen dunia.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.Nữ tu viện trưởng chỉ định thị trưởng, và bà thường xuyên giao việc đúc tiền cho công dân của thành phố.
Para basmak yasaklanmıştır.Việc đổ khuôn đồng bị cấm.
Ve artık düğmeye basmaz.Đừng nhấn bất kì nút nào.
Belli baz basamakları da DNA ergimesine daha müsaittir, özellikle TA basmaklar ve TG baz basamakları.Tuy nhiên, những phương pháp này có thể tốn công tính toán hơn, đặc biệt là cho các DNN.
Bankaya para basma yetkisi bile verilmiştir.Ngân hàng quốc gia được giao phó đặc quyền phát hành tiền.
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.だがノリが軽く、自尊心もないので簡単に憑依を許してしまう。
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.グダニスクには独自の貨幣を鋳造する特権が与えられていた。
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.修道院院長は市長を任命し、彼女は街の市民に硬貨の鋳造をしばしば委任した。
Ve artık düğmeye basmaz.この時はボタンを押さない。
Bu, bir PoW jetonu '' basmak '' için gerekli olan kaynakları koruyacaktı.これはPOWトークンを「鋳造」するために必要なリソースを節約する別の方法である。
Tek bir tuşa basmanız yeter.あとは適当押しでよい。
Köy halkı, yardımda bulunmak amacıyla basmalara bahşişlerini takarlar.益州の人々は元起に救援に向かうよう勧めた。
Adobe Photoshop veya Paint Photo Shop uygulamalarının güncel sürümleri banknot basmayı reddetmektedir.Adobe Photoshop や Corel Paint Shop Pro などの画像編集ソフトウェアは紙幣の加工を受け付けないようになっている。
1887 - Herman Hollerith, geliştirdiği kart basmalı hesap makinesinin patentini aldı.1887年 - ハーマン・ホレリスがパンチカード式計算機の特許を取得。
Para basmak yasaklanmıştır.直接の金銭授受は禁止されている。
Kırmızı renklidir ve mühür basmak için kullanılır.鮮やかな紅色であり、漬物に利用される。
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.座右の銘は「顔はやめな、ボディにしな。
Filmin içinde fotoğrafı basmak için gerekli olan kimyasallar bulunmaktadır.写真を撮るのに必要なフィルムはここで買うことになる。
Bir yaşına basmadan önce babası öldürülmüş, annesi ise 1617'de saraydan sürgün edilmiştir.父親在她一歲之前被刺身亡,母親則在1617年被逐出朝廷。
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.正好长驱,不须反顾,寻取中流誓。
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.女院长指定市长,她还经常把造币的工作委派给市民。
Para basmak yasaklanmıştır.赠送钱币是禁止的。
Hikâyede doğadaki olaylar ağır basmaktadır.鑑於樂團的悠久歷史,這是一件悲哀的事情」。
Tek bir tuşa basmanız yeter.只設1個閘口。
Sokaklardan cesetlere basmadan geçebilmek imkansız hale gelmişti.從騎俱散, 不能得其屍。
Basma gerilmesi, malzemenin basmaya karşı gösterdiği dirençtir.單調的工作服表示抗拒物質主義。
1905'te Londra'daki Grant Richards yayımcısı kitabı basmayı kabul etmişti.그랜트 리쳐드의 런던하우스는 1905년 책의 출판을 허가했다.
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.불신(佛身)과 대좌(臺座)가 전하고 광배(光背)는 없어졌다.
Ama evet, kimse o spor salonuna ayak basmadı.하지만, 어느 누구도 그 성물에 손을 대지는 않았다.

İlgili Sayfalar