basma ile cümle

basma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Basmane-Nazilli Bölgesel Treni, Aydın yoluyla Nazilli'ye günlük 1 sefer.Turkey's third busiest regional corridor; the İzmir-Ödemiş corridor starts at Basmane station.
Basmane-Ödemiş Bölgesel Treni, Torbalı, Çatal yoluyla Ödemiş'e günlük 5 sefer.7 daily trains operate to and from Ödemiş.
Su basması tehlikesini azaltmak için bir geminin bölümlere ayrılmasıCompartmentalisation of a ship, to reduce floodability
Katılımcılardan daha sonra duydukları tonu belirten bir düğmeye basmaları istenir.Participants are then asked to press a button indicating what tone they heard.
Genel olaylar Genel olarak okyanusa ayak basmanın nasıl bir şey olduğu.General events What it feels like stepping into the ocean in general.
Emir'in devrilmesi, Rus karşıtı bir isyan olan Basmacı İsyanı için itici güçtü.The overthrow of the Emir was the impetus for the Basmachi Revolt, an anti-Russian rebellion.
Basmacı İsyanıBasmachi revolt
Üçüncü bir versiyonda, Unhcegila ilkel sulardan toprağı sel basmak için ortaya çıktı.In a third version, Unhcegila emerged from the primordial waters to flood the land.
Ukrayna karşıtı basmakalıp düşüncelerUkrainophobic stereotypes
Toplumda var olan basmakalıplarla aynı ilerlemeleri bir cinsiyet olarak yapamazlar.They are unable to make the same advancements as a gender with the stereotypes present in society.
Birkaç şaka yapıldıktan sonra yine de düğmeye basmaya karar verdiler.[1]After making a few jokes, they decided to press the button anyway.[54]
Başmakova, 3 Ocak 1921'de Rostov-on-Don'da Ermeni asıllı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Bashmakova was born on January 3, 1921, in Rostov-on-Don, to a family of Armenian descent.
Filmde Nora Arnezeder, Iain Glen, Sarah-Sofie Boussnina ve Joel Basman rol alıyor.[1]The film stars Nora Arnezeder, Iain Glen, Sarah-Sofie Boussnina, and Joel Basman.[1]
Üstelik, çok sık söyleneni bilirsiniz ve basmakalıp bir ifadeye benzemektedir.Moreover, you know what is so often said and passes for a trite expression.
İfade, kadınları mutfakla ilişkilendiren basmakalıp düşüncenin dışa vurumudur.[1][2]It is a stereotype based on women belonging in the kitchen.[1][2]
Hakkında menüsünde yapı numarasına yedi kez basmak, bunları kullanıcıya görünür hale getirir.Pressing seven times on the build number in the about menu makes them visible to the user.
Basmakalıp TehditlerStereotype threats
Şarkıda Türk müziği motifleri ağır basmaktadır.In der Musik der Band existieren starke politische Motive.
Evre I- Uyku basması.Die Stunde, eh’ du schlafen gehst.
Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ammâ, Yemin etti gayri faka basmayacağına.Sie enden lang spitz auslaufend, nicht zungenförmig abgerundet.
Geceleri ateş basması uyku düzenini bozabilir.Zum Schießen bei Nacht lässt sich das Absehen beleuchten.
1743'den itibaren halk kendi parasını basma hakkını elde eder.Ab 1743 erhielt Chile das Recht, eigene Münzen zu prägen.
Başmühendis / başmakinist'e, gemi üzerinde çarkçıbaşı olarak hitap edilmektedir.InFranken.de – Der Kapitän bleibt an Bord.
Ayrıca birçok tahta basmakalıp eseri vardır.Im Besitz der Zelkinger befanden sich zahlreiche Burgen und Schlösser.
Bu sayede üç boyutlu taranan herhangi bir objenin birebir kopyasını basmak mümkün hale gelmektedir.Somit kann von einer Typenreihe aller drei Fahrzeuge ausgegangen werden.
Herhalde Kurana el basmazdık.Sie diente damals wohl als Steinbruch.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Bemerkenswerterweise verfügen die Ghadamsi aber über eigene Zahlzeichen.
Kitap Yayınevi, 2010 Ali Kazancıgil: Türkiye Üzerine Basmakalıp Düşünceler.2011 veröffentlichte Haaf Heult doch: Über eine Generation und ihre Luxusprobleme.
Para basmak yasaklanmıştır.Die Besteuerung nach dem Aufwand ist untersagt.
Köy halkı, yardımda bulunmak amacıyla basmalara bahşişlerini takarlar.Die Bewohner sollen den Ort zum Dank für die Hilfe Pomuk genannt haben.
Bekleme nedeni lohusa kadına al basmasın diyedir.Die klage des Ichs darf der Dame nicht aber zur Last fallen.
Aynı şekilde, bırakmak için de T 'ye basmanız yeterlidir.Außerdem veröffentlichte sie eine Split-EP mit Kill Your Idols.
Şefik Lütfi Başman, (d.Die beste Regierungsform (Kap.
Bu dönemde şehir kendi adına para basma yetkisine sahip olacak kadar gelişmiştir.Die Stadt stieg in seiner Zeit zu einer gleichberechtigten Macht auf.
Fotoğraf çekmek için yaptığın tüm şey şu butona basmaktır.Tout ce que tu as à faire est d'appuyer sur ce bouton pour prendre la photo.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Gdańsk avait le privilège de battre sa propre monnaie.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.La Mère supérieure désigne le maire, et délègue fréquemment la frappe des monnaies à des citoyens de la ville.
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.Ne bouge pas, poison de Matet !
"Basmane'de 2 asırlık sebil..."Et sont en deux estuyz de broderie. ».
630'da şehirde kurulan darphane altın sikkeler basmaktaydı.Vers 630, des pièces d'or y sont frappées.
Tek bir tuşa basmanız yeter.Elle se fait en une seule poussée.
1887 - Herman Hollerith, geliştirdiği kart basmalı hesap makinesinin patentini aldı.1887 : Herman Hollerith dépose le brevet de sa machine à statistiques à cartes perforées.
Ve artık düğmeye basmaz.Mais celui-ci arrête de respirer.
Hayatının sonuna kadar da gazeteci olarak Hürriyet'te başmakaleler yazdı.Jusqu'à la fin de sa vie il se considérera comme journaliste.
Derrida, bu basmakalıplıktan kurtulmak için yapı bozuma başvurmuştur.Tori profite de ce déséquilibre pour se dégager.
Sokaklardan cesetlere basmadan geçebilmek imkansız hale gelmişti.Des photographies de cadavres ne pouvaient pas passer.
Evre I- Uyku basması.Au total : lit = sommeil.
Şehre ayak basması ile önce tutuklanır, kısa bir süre sonra ise serbest bırakılır.Il est arrêté et passe un court séjour en prison avant d'être relâché.
Ancak ben Galatasaraylı oyuncunun ayağıma basması nedeniyle sinirlendim ve bu hareketi yaptım.J'ai gardé le pied sur l'accélérateur et on s'en est sorti.
Bu tuzağa basmayan bir oyuncu ise düşmeden devam edip farklı bir bölgeye ulaşabilecek.En abandonnant un leurre, l'Orgueil a l'occasion de sauter jusqu'à une autre station.
Para basmak yasaklanmıştır.L'argent est banni.
1 Haziran - Sümerbank Nazilli Basma Sanayii Müessesesi kuruldu.7 juin : fondation de l'Union suisse des paysans à Berne.
Siz sadece butona basmalısınız.No tiene más que pulsar el botón.
Sami kapı ziline basmak üzereydi.Sami estaba a punto de pulsar el timbre de la puerta.
Herhalde Kurana el basmazdık.13) nos hubiese dado la Torá.
Para basmak yasaklanmıştır.El dinero está prohibido.
Prusya'nın çabuk zaferi sonrası, 1871'de tartışmalarda Kleindeutsche Lösung ağır basmaya başladı.Tras la rápida victoria de Prusia, el debate se decidió a favor de la Kleindeutsche Lösung en 1871.
1861'de İtalyanların birleşme çabalarını destekleyen L' Indipendente isimli gazeteyi kurdu ve basmaya başladı.En 1861 fundó y publicó el periódico L'Indipendente, que apoyaba el esfuerzo de unificación de Italia.
İşlik: Kadife basma dan yapılır.Crear: se crea la cola vacía.
Açıklıkta düşük puanlara sahip insanlar daha geleneksel, basmakalıp ilgilere sahip olmaya eğilimlidirler.Las personas con poca puntuación en apertura tienden a tener intereses más convencionales y tradicionales.

İlgili Sayfalar