Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.Wijs recht naar zijn voorhoofd. Alleen als je de druk wilt opheffen, we proberen het nog eens.
Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.Wskazuj dokładnie jego czoło, tylko kiedy chcesz, żeby ucisk ustąpił, spróbujmy znowu.
Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.Zielen Sie genau auf seine Stirn. Nur wenn sie wollen, dass der Druck nachlässt, versuchen wir es nochmal.
Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.Δείξε απευθείας στο μέτωπό του, μα μόνο όταν θες την πίεση να φύγει, θα το ξαναδοκιμάσουμε.
Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.Направляйте палец прямо ему в лоб. Когда захотите, ослабьте давление. Попробуем ещё раз.
Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.Посочи челото му. Само като поискаш да отпуснеш напрежението, ще опитаме пак.
Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.הצביעי ישר על המצח שלו, רק כשאת רוצה שהלחץ ישתחרר, בואו ננסה את זה שוב.
Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.أشيري بإصبعك مباشرة إلى جبهته فقط عندما ترغبين بإزاحة الضغط. سوف نحاول من جديد
Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz.もう一度 やりましょう
Diyelim ki o homozigot baskın.Diciamo che lei è omozigote dominante.
Diyelim ki o homozigot baskın.Digamos que ella es homocigoto dominante.
Diyelim ki o homozigot baskın.엄마가 동형우성(절대우성인 유전형)이라고 합시다
Diyelim ki o homozigot baskın.Matka bude homozygotně dominantní.
Diyelim ki o homozigot baskın.Matka jest dominującą homozygotą.
Diyelim ki o homozigot baskın.Nehmen wir an, sie sei homozygot für das dominate Allel.
Diyelim ki o homozigot baskın.Тя е хомозиготна по доминантен алел.
Diyelim ki o homozigot baskın.فلنقول انها متماثلة الزيجوت سائد
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -가장 영향력이 있는 나라가, -- 저는 중국이 될 것이라고 생각하는데 --
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -lần đầu tiên trong kỷ nguyên hiện đại, nước thống trị trên thế giới-- mà tôi cho rằng đó sẽ là Trung Quốc--
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -המדינה הדומיננטית בעולם שלדעתי, סין עתידה להיות,
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -سوف تكون الدولة المسيطرة على العالم والتي اظن انها الصين
Dünya'daki en baskın ülke - ki bunun Çin olacağı kanaatindeyim -私は中国になると思っているのですが それが西欧から
Eğer A kan grubunuz var da annenizden A alabilirsiniz, babanızdan da 0 çünkü bu şuna baskındır.A형을 엄마한테서, O형을 아빠한테서 받으면 A형이 되는데 왜냐하면 A형이 O형보다
Eğer A kan grubunuz var da annenizden A alabilirsiniz, babanızdan da 0 çünkü bu şuna baskındır.Може да получите A от майката и 0 от бащата. В този случай кръвната група е А, защото този алел е доминантен.
Eğer bu tamamlanmış baskınsa ve kırmızı beyaza baskınsa diyebilirsiniz ki만약 이것이 완전 우성, 즉 만약 이 빨간색이 하얀색에 우성이였다면,
Eğer bu tamamlanmış baskınsa ve kırmızı beyaza baskınsa diyebilirsiniz kila fusione dei tratti quando in realtà li guardiamo.
Eğer bu tamamlanmış baskınsa ve kırmızı beyaza baskınsa diyebilirsiniz kiZnamená to, že tyto znaky se mohou promíchat, smísit.
Eğer bu tamamlanmış baskınsa ve kırmızı beyaza baskınsa diyebilirsiniz kiأو المزج بين الصفات حينما تنظر لهم بالفعل اذن لو هذه كانت سائدة كاملة,لو اللون الاحمر كان سائد على الابيض
Eğer sizler, bulunduğunuz ülkede baskın olan bu değerlerle yetiştirildiyseniz onları savunursunuz.Если бы вы выросли в стране, где доминируют подобные ценности и взгляды, вы бы сами их и поддерживали.
Eğer sizler, bulunduğunuz ülkede baskın olan bu değerlerle yetiştirildiyseniz onları savunursunuz.אם אתם, כאמריקנים, הייתם גדלים בארץ שבה הערכים הללו שולטים, הייתם תומכים בערכים הללו.
Eğer sizler, bulunduğunuz ülkede baskın olan bu değerlerle yetiştirildiyseniz onları savunursunuz.أنتم كأمريكيين، إذا ترعرعتم في هذا البلد حيث تهيمن هذه القيم، سوف تدعمون هذه القيم.
Fakat bu, kurtulmaya çalıştığınız bunalımın ve baskının ağırlığını artırır.Pero se añade a la carga de la melancolía y la opresión de la que se quieren librar.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Aber die Philister machten sich wieder heran und ließen sich nieder im Grunde.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.A Filištíni sa znova sobrali a rozprestreli sa v tej doline.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Ale Filistinští sebravše se znovu, rozprostřeli se v tom údolí.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Di nuovo i Filistei tornarono a invadere la valle
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Enige tijd later vielen de Filistijnen opnieuw het dal binnen
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Filistenii s'au răspîndit din nou în vale.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.In Filistejci so zopet pridrli in se razgrnili po dolini.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.블레셋 사람이 다시 골짜기를 침범한지라
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Lecz zebrawszy się znowu Filistynowie rozpostarli się w dolinie.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Les Philistins se répandirent de nouveau dans la vallée.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Los filisteos volvieron a extenderse por el valle
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Mas os filisteus tornaram a fazer uma arremetida pelo vale.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Men filistéerna företogo ännu en gång plundringståg i dalen.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Men Filisterne bredte sig på ny i Dalen.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Men filistrene kom igjen og spredte sig utover i dalen.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.mét [feltámadának] a Filiszteusok és a völgyben szétterjeszkedtek.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Mutta filistealaiset tekivät vielä kerran ryöstöretken tasangolle.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Người Phi-li-tin lại bủa khắp trong trũng.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Người_Phi - li-tin lại bủa khắp trong trũng .
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Tidak lama kemudian orang Filistin datang dan merampoki lagi Lembah Refaim
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.Οι δε Φιλισταιοι και παλιν διεχυθησαν εις την κοιλαδα
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.И пришли опять Филистимляне и расположились по долине.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.И филистимците пак нахлуха в долината.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.ויסיפו עוד פלשתים ויפשטו בעמק׃
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.ثم عاد الفلسطينيون ايضا وانتشروا في الوادي.
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.非 利 士 人 又 布 散 在 利 乏 音 谷
Filistliler bir kez daha gelip vadiye baskın yaptılar.非利士人 又 布散 在 利乏 音谷
Filistliler gelip Refaim Vadisinde baskın yapmışlardı.A Filištíni prišli a rozprestreli sa v doline Refaim.